Parolees türkçesi Parolees nedir

  • Şartlı tahliye edilen mahpus.
  • Şartlı tahliye edilen mahkum.
  • Şartlı tahliye olmuş kimse.

Parolees ingilizcede ne demek, Parolees nerede nasıl kullanılır?

Parolee : Şartlı tahliye edilen mahpus. Şartlı tahliye olmuş kimse. Şartlı tahliye edilen mahkum.

Parole board : Şartlı tahliye komisyonu. Şartlı tahliye kurulu.

Parole of honor : Şeref sözü.

Parole of honour : Şeref sözü.

On parole : Söz vermesi üzerine. Şeref sözü ile. Şartlı olarak tahliye edilmiş.

Parol contract : Şifahi sözleşme. Şifahi akit. Sözlü akit. Sözlü antlaşma. Sözlü anlaşma.

Parol : Şifahi. Yazılı olmayan. Sözlü.

Was released on parole : Benzer bir suçun bir daha işlenmemesi şartıyla cezaevinden tahliye edildi. Şartlı tahliye edildi.

Parol evidence : Yeminli ifade. Sözlü kanıt.

Paroles : Mahkumu şartlı olarak serbest bırakmak. Parola. Şartla salıverme. Kefaletle serbest bırakma. Kefaletle serbest bırakmak. Şartlı tahliye. Şartlı tahliye etmek. Mahkumun şartlı tahliyesi. Şeref sözü.

İngilizce Parolees Türkçe anlamı, Parolees eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parolees ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Criminal : Ceza. Çok kötü. Suç oluşturan. Müthiş. Canice. Cinayet. Suça ait. Suçlu. Cinai. Suçla ilgili.

 

Outlaw : Yasadışı ilan etmek. Yasal haklardan yoksun bırakmak. Suçlu ilan etmek. Yasaya karşı gelen kimse. Feshetmek. Huysuz at. Sürgün. Sürmek. Yasaklamak. Yasal haklardan mahrum etmek.

Probationer : Stajyer. Şartlı tahliye edilen suçlu. Göz hapsinde tutulan kişi. Meşruten tahliye edilen suçlu. Gözetim altındaki kişi. Stajyer hemşire. Gözaltındaki kimse. Şartlı tahliye edilmiş kimse.

Crook : Kanca. Kıvrılmak. Sopa. Dirsek. Hırsız. Piskopos asası. Sahtekar. Dönemeç. Bükülmek. Çoban değneği.

Liberation : Kurtarma. Azat. Özgürleşim. Serbest kalma. Özgürleşme. Açığa çıkma. Serbest bırakılma. Serbest bırakma. Kurtuluş. Özgürlük.

Freeing : Muaf tutmak. Serbest bırakmak. Tahliye etmek. Kurtarmak. Sökülme. Salıvermek.

Malefactor : Suçlu kimse. Mücrim. Kötülük eden kimse. Cani. Suçlu. Cani kimse. Kötülük eden.

Release : Muaf tutma. Azat. Bırakma. Feragat. Tahliye. Bilgisayar, bilişim, hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Satışa çıkarmak. Bırakmak. Deklanşör. Sürmek.

Felon : Dolama. Suçlu. Zalim. Mücrim. Çok ciddi bir suç işlemiş kişi (suçlu). Habis. Cani. Cinayet.

Parolees zıt anlamlı kelimeler, Parolees kelime anlamı

Confine : Kısıtlamak. Hasretmek. Kapamak. Tutmak. Toplamak. Tahdit etmek. Sınırlandırmak. Sınırlamak. Kapatmak. Loğusa olmak.