Probationer türkçesi Probationer nedir

  • Gözaltındaki kimse.
  • Stajyer.
  • Stajyer hemşire.
  • Gözetim altındaki kişi.
  • Şartlı tahliye olmuş kimse.
  • Göz hapsinde tutulan kişi.
  • Şartlı tahliye edilen suçlu.
  • Şartlı tahliye edilmiş kimse.
  • Meşruten tahliye edilen suçlu.

Probationer ingilizcede ne demek, Probationer nerede nasıl kullanılır?

Probationers : Şartlı tahliye edilen suçlu. Stajyer. Şartlı tahliye olmuş kimse. Meşruten tahliye edilen suçlu. Şartlı tahliye edilmiş kimse. Göz hapsinde tutulan kişi. Gözetim altındaki kişi.

Probation officer : Gözetim memuru. Vesayet memuru. Şartlı tahliye edilmiş kimseyle ilgilenen memur. Denetimli serbestlik görevlisi. Göz hapsinde tutan görevli. Gözaltı memuru. Nezaret memuru. Şartlı tahliye memuru.

Probation period : Göz hapsi süresi.

Be on probation : Şartlı tahliyeden sonra gözetim altında olmak.

On probation : Deneme halinde. Deneniyor. Deneme sürecinde. Stajını yapmakta. Göz hapsinde. Suçu isptal edilene kadar serbest.

Probation : Staj. Tecrübe. Gözaltında tutma koşuluyla salıverme. Şartlı tahliye. Göz hapsinde tutma. Meşruten tahliye. Deneme süresi. Gözaltı. Kanıtlama. Deneme.

Disapprobations : Hoşnutsuzluk. Beğenmeyiş. Memnuniyetsizlik. Uygun bulmama. Benimsememe. Beğenmeme. Kınama. Tasvip etmeme. Tenkit.

Probationary : Stajla ilgili. Deneme süresi. Deneme niteliğinde.

 

Probational : Sınamalı.

Approbations : Takdir. Onama. Övgü. Resmi izin. Tensip. Onay. Tasdik. Uygun bulma. Tasvip. Beğenme.

İngilizce Probationer Türkçe anlamı, Probationer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Probationer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Malefactor : Mücrim. Kötülük eden kimse. Cani. Suçlu. Cani kimse. Kötülük eden. Suçlu kimse.

Internals : İçten. İç organlar. İçsel (akıl sağlığı vb). Dahili. Doğa. İç. Yaradılış. İçe değgin. İçsel.

Nurse : İlgilenmek. Bakıcılık yapmak. Hemşire. Özen göstermek. Hemşirelik yapmak. Bakılmak. Bakmak. Meme vermek. Tedavi etmek. Kafaya takmak.

Pupils : Göz bebekleri. Öğrenci öğretmen. Öğrenciler. Öğrenci. Vesayet altındaki çocuk. Çırak. Gözbebeği.

Trainees : Acemiler. Eğitim görenler. Kursiyerler. Acemi. Eğitilen kimse.

Crook : Kanca. Sapı kıvrık baston. Dönemeç. Madrabaz. Kıvırmak. Değnek. Sahtekar. Bükülmek. Piskopos asası. Dolandırıcı.

Outlaw : Yasal haklardan yoksun bırakmak. Yasaklamak. Yasal haklardan mahrum etmek. Huysuz at. Suçlu ilan etmek. Sürmek. Yasadışı ilan etmek. Feshetmek. Yasaya karşı gelen kimse. Sürgün.

Student nurse : Öğrenci hemşire.

Criminal : Sabıkalı. Ceza. Cezalı. Suçla ilgili. Kabahatli. Suça ait. Cinai. Çok kötü. Müthiş. Suçlu.

Unsalaried : Maaşsız. Bulunduğu iş dalındaki öğrenimini güçlendirmek amacıyla ücretsiz gönüllü olarak çalışan kişi. Fahri. Yetişmen.

Probationer synonyms : students, internal, trainee, apprentice, junior clerk, student, interns, probationers, intern, parolee, felon, apprenticing.

Probationer ingilizce tanımı, definition of Probationer

Probationer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who is on trial. One who is undergoing probation. A novice.