Paspas nedir, Paspas ne demek

Paspas anlamı, tanımı:

Paspas yapmak : Paspaslamak.

Paspasçı : Paspasla yerleri silen kimse.

Paspasçılık : Paspasçının işi.

Paspaslama : Paspaslamak işi.

Paspaslamak : Paspas ile yerleri silmek.

Paspaslanma : Paspaslanmak işi.

Paspaslanmak : Paspaslama işine konu olmak.

Paspaslatma : Paspaslatmak işi.

Paspaslatmak : Paspas yaptırmak.

Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

Altın : Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Üstün nitelikli, değerli.

Temizlemek : Öldürmek, yok etmek. Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak. Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek. Bitirmek, tüketmek. Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak. Arıtmak.

Kapı : Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Gidere yol açan gereksinim. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân.

 

Plastik : Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılmış olan madde. Bu maddeden yapılan.

Tırtıklı : Tırtığı olan.

Silecek : Yıkandıktan sonra kurulanmak için kullanılan büyük havlu, hamam havlusu. Motorlu taşıtlarda ön camı silmeye, temizlemeye yarayan alet, silgeç. Evlerde ayakkabıları temizlemek için kapı önlerine konulan bez, keçe vb. şey, paspas.

Paspas ile ilgili Cümleler

  • Ali paspası kapının arkasına koydu.
  • Yarın sabah zemini paspas edeceğime söz veriyorum.
  • Ali yeri paspaslıyor.
  • Anahtarı paspasın altına koy.
  • O, odasını nasıl paspaslayacağını biliyor.
  • Ali ayaklarını paspasa sildi.
  • Ali bir paspas ile koridoru temizliyor.

Diğer dillerde Paspas anlamı nedir?

İngilizce'de Paspas ne demek? : n. mat, doormat, mop

Fransızca'da Paspas : paillasson [le], essuie-pieds [le], tapis-brosse [le]

Almanca'da Paspas : n. Abtreter, Türvorlage

Rusça'da Paspas : n. циновка (F), половик (M), коврик (M), швабра (F)