Pass for türkçesi Pass for nedir
- Diye tanınmak.
- Sanılmak.
- Olarak kabul edilmek.
- Olarak tanınmak.
- Diye kabul edilmek.
- Gözüyle bakılmak.
- Geçinmek.
- Olarak geçmek.
Pass for ile ilgili cümleler
English: Do you think you have to be able to pass for a native speaker to be an effective spy?
Turkish: Yerli bir konuşmacı olmana rağmen etkili bir casus olmak için sınavı geçebilmek zorunda olduğunu düşünüyor musun?
English: Your accent is excellent. You'd pass for an Englishman any time.
Turkish: Şiven çok iyi. Her zaman İngiliz diye geçinebilirsin.
English: If he could pass for eighteen years old, he'd join the army.
Turkish: O, on sekiz yaşında kabul edilebilse, orduya katılır.
English: She could pass for twenty.
Turkish: O yirmi olarak kabul edildi.
Pass for ingilizcede ne demek, Pass for nerede nasıl kullanılır?
Pass : Geçiş. Pasavan. Uzatmak. Dinmek. Trapez cambazının bir trapezden ötekine geçip taşıyıcıya tutunması, taşıyıcıdan yine kendi trapezine geçmesi. geçiş'in üç evresi vardır: kaçış, akrobatik takla ve düşmeden trapezi yakalama. Bitmek. Vermek. Aktarma. Açmak (kilit). Piyasaya sürmek.
For : Çünkü. -den dolayı. Bir takımyıldızın adı. -e. Yönünden. Zarfında. Adına. -e elverişli. İçin.
Pass a bill : Kanun tasarısını kabul etmek. Yasa tasarısını kabul etmek. Yasa tasarısını onaylamak.
Pass a check : Çeki tahsil etmek.
Pass a law : Yasa çıkartmak. Kanunu onaylama.
Pass a remark : Fikir beyan etmek. Fikrini söylemek vermek. Görüşlerini açıklamak.
İngilizce Pass for Türkçe anlamı, Pass for eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pass for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Getting by : Mali açıdan zor bir duruma dayanmak (örneğin, : şimdi eşim de işini kaybettikten sonra kirayı ödemek çok zor olacak ancak idare edeceğimizi biliyorum). Zor dönemde idare etmek (finansal açıdan).
Cotton up to : Anlaşmak. Yaltaklanmak.
Get by : Mali açıdan zor bir duruma dayanmak (örneğin, : şimdi eşim de işini kaybettikten sonra kirayı ödemek çok zor olacak ancak idare edeceğimizi biliyorum). İki yakasını bir araya getirmek. İdare etmek. Atlatabilmek. Sollamak. Yaşamını sürdürmek. İdare eder olmak. Yapabilmek. Geçimini kıt kanaat sağlamak.
Pass by : Yanından geçmek. Göz yummak. Boş vermek. Aldırmamak. Yolu düşmek. Geçip gitmek. Önemsememek. Yürüyerek geçmek. Önünden geçmek.
Get on : Yaşlanmak. Olmak (belirli bir şekilde). Kötü gitmemek. Otobüse binmek. Ayrılıp gitmek. İlerlemek. Binmek. Binmek (otobüs veya tren veya uçağa). Anlaşmak.
Get along with : İyi anlaşmak (birisiyle). İyi anlaşmak. İle geçinmek. İyi geçinmek. Anlaşmak. Uyuşmak. İle anlaşmak. Birisiyle geçinmek. Biriyle iyi geçinmek.
Fare : Gıda. Bilet ücreti. Başından geçmek. Yol parası. Başarmak. Yolcu. Yola çıkmak. Navlun. Gitmek (iş için).
Get on well : Anlaşmak.
Get along : Yetmek. İyi geçinmek. Ayrılmak. Birbiriyle geçinmek. Gelişmek. Ayrılıp gitmek. Devam etmek. Gitmek. Anlaşmak.
Go along : Aynı düşüncede olmak. Eşlik etmek. Anlaşmak. Devam etmek. İlerlemek. Aynı fikirde olmak. Desteklemek. Hadi git.
Pass for synonyms : earn a living, exist, handled, handles, fared, getting on with, passing by, handle.

Bu kısımda Pass for kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pass for ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pass for anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pass for ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.