Pasters türkçesi Pasters nedir

Pasters ingilizcede ne demek, Pasters nerede nasıl kullanılır?

Paster : Bir soyadı. Zamklı kağıt. Arkası zamklı kağıt.

Pastern : Atın bileği. Atın bileğinde bukağı takılan yer. Bukağılık. Topuk kemiği.

Pastern dermatitis : Bukağılık deri yangısı. Atlarda bukağılığın arka kısımları ve ökçe bölgesindeki derinin ikincil bakteriyel enfeksiyonu sonucu oluşan kızartı, seröz eksudasyon, kabuklanma, erozyon, ülser ve şiddetli ağrıyla belirgin irinli akut veya kronik deri yangısı, atların bukağılık dermatitisi, bıcılgan, çamur ateşi, yağlı ökçe, hlk. şikak. hastalığın nedenleri arasında birincil irritan temas dermatitis, kontakt aşırı duyarlılık, stafilokokal folfikülitis, dermatofilozis, dermatofitozis, korioptik uyuz, trombikulidiazis, at çiçeği, fotosensitizasyon, vaskülitis ve pemfigus foliaseus yer alır. ıslak, çamurlu veya sağlıksız ortamlarda bulundurulan atlarda duyarlılık daha fazladır.

Pasterns : Topuk kemiği. Atın bileği. Bukağılık. Atın bileğinde bukağı takılan yer.

Equine pastern dermatitis : Atların bukağılık dermatitisi. Bukağılık deri yangısı.

Paste from : Yapıştır. Dosyadan yapıştır.

Paste bookmark : Yer imi yapıştır. Yer işareti yapıştır.

 

Paste append : Ekleyerek yapıştır.

Half pastern : Alçak seki. Atlarda bacaklardaki beyazlığın bukağılık çukurunun üzerine geçmesi.

Paste button image : Düğme resmi yapıştır. Düğme resmini yapıştır.

İngilizce Pasters Türkçe anlamı, Pasters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pasters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Naturism : Giysi gitmeme alışkanlığı. Toplumsal kuruluşların ve yaşayış biçiminin doğaya dönük olmasını amaç edinen öğreti. Çıplak yaşama. Nüdizm. Çıplak yaşama öğretisi. Doğacılık.

Custom : Bir toplumun yapmaya ve uymaya alışageldiği ve toplum tarafından yapılması gerekli görünen davranış kalıbı. Örf. Gümrüğünü ödemek. Sahibinin istekleri doğrultusunda özel olarak üretilen çalgı aleti. Ismarlama. Alışkanlık. Huy. Görenek. Adet. Töre.

Transvestism : Karşı cinse özenme. Karşıt giysicilik. Transvestizm. Karşı cins gibi giyinme ve davranma.

Unwritten law : Teamül hukuku. Töreler. Gelenekler. Örf ve adet hukuku. Yazısız hukuk.

Cooperation : Ortaklaşa çalışma. Destek. Dayanışma. Yardımlaşma. Birlikte çalışma. Ortaklık. Teşrikimesai. Beraberlik. Ortaklık etme.

Formalism : Biçimlerin estetik ve artistik yönden ön düzeye alındığı anlayış. Formalizm. Toplumsal olguların anlamlarına bakmadan, yalnız biçimlerine, yapılarına, kurallarına ya da ilişkilerine önem veren öğreti ve uygulama. başlangıçta kendilerine verilen anlamı artık taşımayan kurallara uymayı sürdürme tutumu. Bir iş ya da süreci, bir gidiş ya da uygulamayı düzenleyici biçimsel kurallara bağlama. Eğitim, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. Şekilcilik. Bilginin özü ve içeriği yerine biçimine önem veren, bilimlerde, özellikle matematikte, doğruların saymaca ilişkiler üzerine kurulduğunu, birtakım simgelerin tanımlarına dayandığını ve bu doğruların bütünüyle biçimsel olduğunu ileri süren soyutlayıcı bir düşünce yolu. Biçimlerin güzelduyusal ve sanatsal yönden ön plana alındığı anlayış. 1915-1930 yılları arasında rusya'da ortaya çıkan, yapıtları kendi başına bir dizge kabul ederek öğeleri, aralarındaki başlantılara göre irdeleyen, bugünkü yapısalcılık akımının gelişmesine katkıda bulunmuş bir àkım. Biçimselcilik. Biçimcilik.

 

Usage : Muamele. Usul. Alışkı. Görenek. Kullanış. Kullanma. Kullanım. Bir şeyi görülegeldiği gibi yapma alışkanlığı. İşlem.

Usance : Yabancı tahvillerin ödenme süresi. Geleneksel uygulama. Ödeme süresi. Ticari bir senedin ödenmesi için verilen zaman dilimi (ticaret). Ticari teamül. Yabancı tahvillerin ödenme vadesi. Yabancı poliçelerin dolaşım süresi. Yabancı tahvil ödenme vadesi. Borç faizi. Vade.

Transvestitism : Diğer cinsiyetin kıyafetlerini giyme. Transvestitizm. Karşı cinsin kıyafetlerini giyme.

Practice : Alışkanlık haline getirmek. İş içinde ya da uygulamada eylemli olarak edinilen deneyim, bilgi ve beceri. Uygulamak. Alıştırma yapmak. Alıştırma. Pratik. Çalışmak. Kılgı. Uygulama. Deneyim kazanmak.

Pasters synonyms : systematism, ornamentalism, perceptual experience, biologism, papism, occult arts, kaleidoscope, cross dressing, perception, slaveholding, form, lobbyism, modernism, gestalt, callisthenics, careerism, mosaic, structure, calisthenics, strand, shape, mistreatment, fractal, popery, nonconformism, slavery, nudism, activity, one upmanship, percept, occult, paster, ritualism.

Pasters zıt anlamlı kelimeler, Pasters kelime anlamı

Inactivity : Avarelik. Tembellik. Durgunluk. Hareketsizlik. Tesirsizlik. Üşengeçlik. Etkisizlik.

West : Batı ülkeleri. Garba doğru. Batısında. Garp. Batı. Batıdaki. Batıya doğru. Batıya. Batıda.