Pasturing türkçesi Pasturing nedir

  • Otlamak.
  • Otlama.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Çayırda otlatmak.
  • Merada hayvanların yayılması suretiyle yemlenmeleri.
  • Otlakta otlatma.
  • Gütmek.
  • Otlatma.

Pasturing ingilizcede ne demek, Pasturing nerede nasıl kullanılır?

Pasturize : Pastörize etmek.

Pasturized : Pastörize edilmiş. Pastörize.

Pasturized milk : Pastörize süt.

Pasturage : Ot. Otlatma hakkı. Otlak. Mera. Çayır. Otlatma. Arıcılık.

Pasture : Otlak. Mera. Otlamak. Çayırda otlatmak. Yaylak. Hayvanları otlatmaya elverişli, doğal veya yapay bir bitki örtüsü bulunan, otları seyrek ve kısa boylu, biçilmeye uygun olmayan engebeli arazi. Otlatmak. Çayıra salmak. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ot.

Pastured : Mera. Otlak. Ot. Otlamak. Salmalık. Çayırda otlatmak. Otarmak. Çayır. Gütmek. Otlatmak.

Pasture grass : Tabiatta kendiliğinden bir arada yetişen, biçilebilecek yüksekliğe ulaşamayan bitkilerden oluşan ve hayvanların otlatılmaları suretiyle değerlendirilen bitkiler topluluğu, mera bitkileri. Mera bitkileri. Mera otu.

Pasture farming : Mera tarımı.

Pasture emphysema : Sonbaharda ikinci ürün olarak yetişen, l-triptofan’dan zengin yeşil ve gür otların bulunduğu meralarda otlatılan et tipi sığırlarda şiddetli solunum güçlüğü, akciğer hiperemisi, ödem, interstisyel amfizem, akciğer-kalp hastalığı ve mediyastinal lenf yumrularında konjesyon, ödem ve gaz kabarcıklarıyla belirgin, sporadik veya enzootik olarak görülen hastalık, atipik interstisyel pnömoni, mera amfizemi, sığırların akut akciğer amfizemi, sis humması, fog fever, ikinci ürün çayır hastalığı. Mera amfizemi. Çayır amfizemi.

 

Pastureland : Mera. Geçici otlak. Otlak. Çayırlık.

İngilizce Pasturing Türkçe anlamı, Pasturing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pasturing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bothersome : Rahatsız edici. Tedirgin. Sıkıcı. Can sıkıcı.

Harbor : Barınmak. Barınak. Yataklık etmek. Barındırmak. Bkz.harbour. Korumak. Demir atmak. Beslemek. Gemilerin barındıkları, yolcu ve yük alıp boşalttıkları yer.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Tomography : Kesit röntgeni. Vücudun kesitsel görüntüsünün alınabildiği x ışınlarıyla çalışan görüntüleme yöntemi. tomografide obje sabit kalıp tüp ve kasetin eş zamanlı zıt yönlü hareketiyle kesit görüntü sağlanır, bilgisayarlı tomografi. Tomografi.

Pastured : Ot. Salmalık. Mera. Çayır. Otlak. Otarmak. Otlatmak.

Cherishing : Üzerine titremek. Sevgi ile muamele etmek. Beslemek. Değerli tutmak. El üstünde tutmak. Şefkat göstermek. Değer vermek. Bağrına basmak. Yaşatmak (kalbinde).

Herd : Sürü. Ayaktakımı. Sürmek. Genellikle sığır ve koyun gibi bazı türlerin topluluk adı. Sürüyü gütmek. Toplamak. Sürümek. Toplanmak. Sürü halinde gitmek.

Pestiferous : Baş belası. Başkalarına sıkıntı veren. Bulaşıcı. Bulaşıcı hastalık yayan. İğrenç. Bulaşkan. Hastalık taşıyan. Hastalık nakleden.

 

Galling : Yaralayan. Kırıcı. Gurur kırıcı. Güce giden. Sinir edici. Akıntılı. Parça kalkması. İncitici. Sürtünme yapışması. Gevşeme.

Pastures : Meralar. Çayırlar.

Pasturing synonyms : plaguey, vexatious, nettlesome, pictorial representation, picture taking, representation, herding, abdominal pain, imaging, a band, grazings, disagreeable, depiction, browsed, cadgers, grassing, browsing, vexing, abamectin, browses, plaguy, grazes, abaxial, harbored, harboured, crop, graze, abdominal palpation, abattoir, feed, abdominal distention, drives, grazed.

Pasturing zıt anlamlı kelimeler, Pasturing kelime anlamı

Agreeable : Kabul edilebilir. Hazır. Hoş. Hemfikir. Tatlı. Makbul. Razı. Hoşa giden. Uysal. Münasip.

Humility : Mahviyet. Alçakgönüllülük. Alçak gönüllülük. Tevazu.