Peals türkçesi Peals nedir

  • Çalmak (çanlar).
  • Çan çalmak.
  • Çanların birlikte çalması.
  • Gürültü.
  • Çalınmak (çan).
  • Çan sesi.
  • Çalmak (çan).
  • Çanları çalmak.
  • Gürlemek (gök).
  • Birkaç çanın birlikte çalınması.
  • Birkaç çanın ardarda çalınması.
  • Çan sesleri.

Peals ile ilgili cümleler

English: It was the type of presentation which appeals to the audience.
Turkish: O, izleyiciye cazip gelen sunum türüydü.

English: Rural life appeals to me very much.
Turkish: Kırsal yaşam beni çok fazla cezbediyor.

English: It appeals to me.
Turkish: Bu bana çekici geliyor.

English: She appeals to me.
Turkish: O bana hitap ediyor.

English: His music appeals to young people.
Turkish: Onun müziği genç insanlara hitap ediyor.

Peals ingilizcede ne demek, Peals nerede nasıl kullanılır?

Appeals : Müracaat etmek. Başvurmak. İlgisini çekmek. Temyize gitmek. Yalvarmak. Üst mahkemeye başvurmak. Hoşuna gitmek. Rica etmek.

Appeals board : Temyiz kurulu. Temyiz edilmiş davalara bakan kurul. Temyiz kabul eden kurul.

Appeals court : İstinaf mahkemesi. Yüksek mahkeme. Yargıtay. Temyiz mahkemesi.

Court of appeals : İstinaf mahkemesi. Temyiz mahkemesi. Adli dava yargılayan mahkeme. Yargıtay.

Military court of appeals : Askeri yargıtay.

Supreme court of appeals : Yüksek yargıtay. Yargıtay. Temyiz mahkemesi.

 

Pealing : Gürlemek (gök). Çan sesi. Çalmak (çan). Çan sesleri. Birkaç çanın birlikte çalınması. Birkaç çanın ardarda çalınması. Çan çalmak. Çalınmak (çan). Çanları çalmak. Çalmak (çanlar).

Pealed : Gürlemek (gök). Çalmak (çan). Çan sesleri. Çanların birlikte çalması. Birkaç çanın ardarda çalınması. Çan çalmak. Çalınmak (çan). Çan sesi. Çanları çalmak. Gürültü.

Salmon peal : Som balığı yavrusu.

Peal of laughter : Kahkaha tufanı.

İngilizce Peals Türkçe anlamı, Peals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dong : Kamış (argo sözcük). Alet. Ağır darbe (avustralya ingilizcesi). Yarak. Kamış. Çük. Çük (argo sözcük). Erkeklik kılganı. Penis.

Roll : Takla (yuvarlanma). Yalpa yapmak. Döndürmek. Vurgulayarak telaffuz etmek. Rulo yapmak. Silindirle ezmek. Şakımak. Oklava ile açmak (hamur). Gümbür gümbür çalmak. Sarmak.

Affraying : Arbede. Kavga. Dövüş. Dalaş.

Affray : Dalaş. Kavga. Dövüş. Kavga kıyamet. Arbede.

Chimed : Ahenkli bir sesle çalmak (saat veya zil veya çan). Saat çalmak. Vurmak (saat başlarını). Çalmak. Uymak. Ahenkle çalmak. Ahenk.

Bobbery : Huzursuzluk. Yüksek ses. Kavga.

Tolling : Zamanaşımının kesilmesi. Gong çalmak. Çalmak.

Gonged : Gong. Gonk. Nişan. Arabayı durdurmak (polis). Çan. Zil. (polis) korna çalarak arabayı durdurmak. Zil tası.

Knell : Ölüm haberi. Herhangi bir şeyin yok olacağı haberi. Matem çanı. Kara haber. Cenaze çanı.

Dongs : Çük. Penis. Alet. Kamış. Dong. Yarak. Kamış (argo sözcük). Ağır darbe (avustralya ingilizcesi). Çük (argo sözcük).

Peals synonyms : tintinnabulate, tolled, chimes, ring, gonging, charivari, thundered, dingdongs, toll, affrays, clamor, peal out, bells, clamorousness, dingdong, babble, ballyhoo, chiming, pealed, broils, ding dong, ado, go, thunder, gong, chime, ringing, clamoring, gongs, chirm, pealing, clamored, broil.