Peckish türkçesi Peckish nedir
- Çabuk sinirlenen.
- Çabuk kızan.
- Huysuz.
- Acıkmış.
- Fevri.
- Sinirli.
- Çabuk öfkelenen.
- Kurt gibi aç.
- Aksi.
- Aşırı hassas.
- Karnı aç.
Peckish ile ilgili cümleler
English: Ali was feeling peckish, so he rang room service and ordered a hamburger.
Turkish: Ali biraz acıkmış hissediyordu, bu yüzden oda servisini aradı ve bir hamburger sipariş etti.
Peckish ingilizcede ne demek, Peckish nerede nasıl kullanılır?
Feel peckish : Acıkmak. Karnı zil çalmak. İçi kıyılmak.
Pecking : Gagalama. Çabuk geçen.
Pecking order : Kıdem sırası. Ast üst sistemi. Gagalama düzeni. Kıdem düzeni. Hiyerarşi. Egemenlik hiyerarşisi.
Henpecking : Dır dır etmek. Başının etini yemek. Vır vır etmek. Vır vır etmek (kadının kocasına yapması).
Specking : Ufak leke. Küçük leke. Benekçik. Partikül. Parçacık. Nokta. Beneklemek. Leke yapmak. Zerre. Benek yapmak.
Peckerwood : Ağaçkakan. (genelde zenciler tarafından beyazlara söylenen) beyaz mahkum.
Peck at somebody : Tartaklamak. Azarlamak.
Peck order : Gagalanma düzeni. Sosyal bir hiyerarşi. özellikle kuşlarda en saldırgan ve baskın olan bireyden aşağıya doğru sıralanma.
Peck : Gıdım gıdım yemek. Azar azar yemek. Hacim ölçüsü birimi (0,009 metre küp). Gaga izi. Nerdeyse hiçbirşey yememek. Yaklaşık dokuz litrelik kuru ölçü. Çok az yemek. Sivri bir şeyle vurmak. Gaga ile toplamak. Gagalamak.
Pecked : Azar azar yemek. Gagalamak. Sivri bir şeyle vurmak.
İngilizce Peckish Türkçe anlamı, Peckish eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Peckish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Growly : Hırçın. Mızmız. Alıngan. Dırdırcı. Höthöt. Homurdanan. Durmadan sızlanan. Hırıltılı.
Crankier : Dengesi her an bozulabilir. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Laçka. Garip. Alıngan. Tuhaf. Eksantrik.
Discomposedly : Telaşlı. Acele.
Peevish : Hırçın. Alıngan. Asabi. Ters. Lanet. Huysuzluğu üstünde.
Tetchier : Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Kırılgan. Asabi. Alıngan. Hırçın.
Atrabilious : Kuruntulu. Üzüntüye meyilli. Depresyona yatkın. Hüzünlü. Kara sevdalı. Kavgacı. Alıngan. Kasvetli. Kötü huylu.
Fiery : Atılgan. Şevkli. Coşkun. Sert. Parlayan. Kıpkırmızı. Ateşli. Kızgın. Ateşten.
Cantankerous : Hırçın. Dirliksiz. Geçimsiz. İnatçı.
Contra : Kontra. Karşı. Zıt. Karşıt. Aksine. Ters. Karşı olarak. Karşı, zıt. Hesabın alacak bölümü.
Bristlier : Öfkeli. Kıllı. Terbiye. İdare edilmesi güç. Kıl gibi. Sert. Kılımsı.
Peckish synonyms : nettlesome, hastier, annoyed, pricklier, crotchety, crabby, angry, short tempered, oversensitive, ravenings, hasty, hastiest, aggravated, fierier, prickly, cranky, choleric, badtempered, crankiest, tetchiest, fractious, hungry, hungriest, bristliest, bilious, bellicose, quick tempered, icky, temperamental, bristly, peppery, bad tempered, ickiest.
Peckish zıt anlamlı kelimeler, Peckish kelime anlamı
Thirsty : Susatıcı. Susamış.
Good natured : Babacan. Yardımsever. Yumuşak. Hoşgörülü. İyi huylu.
Peckish ingilizce tanımı, definition of Peckish
Peckish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hungry. Inclined to eat.

Bu kısımda Peckish kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Peckish ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Peckish anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Peckish ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.