Peck türkçesi Peck nedir
- Gaga izi.
- Sivri bir şeyle vurmak.
- Hacim ölçüsü birimi (0,009 metre küp).
- Gıdım gıdım yemek.
- Gagalamak.
- Yaklaşık dokuz litrelik kuru ölçü.
- Gaga ile toplamak.
- Kuş kadar yemek.
- Nerdeyse hiçbirşey yememek.
- Azar azar yemek.
- Çok az yemek.
Peck ile ilgili cümleler
English: I saw Tom give Mary a peck on the cheek.
Turkish: Tom'un Mary'yi yanağından aceleyle öptüğünü gördüm.
English: Ali gave Mary a quick peck on the cheek.
Turkish: Ali Mary'ye yanağından hızlı bir öpücük verdi.
English: Ali was feeling peckish, so he rang room service and ordered a hamburger.
Turkish: Ali biraz acıkmış hissediyordu, bu yüzden oda servisini aradı ve bir hamburger sipariş etti.
English: A dead deer being pecked by vultures, remains partly eaten by other animals, that sort of rotten meat is called 'carrion'.
Turkish: Akbabalar tarafından gagalanan ölü bir geyik, diğer hayvanlar tarafından kısmen yenilmiş kalır, o tür çürümüş ete leş denir.
English: Ali gave Mary a peck on the cheek.
Turkish: Ali Mary'nin yanağına bir öpücük kondurdu.
Peck ingilizcede ne demek, Peck nerede nasıl kullanılır?
Peck at : Çok az yemek. Gıdım gıdım yemek. Gagalamak. Didiklemek. Nerdeyse hiçbirşey yememek. Kuş gibi az yemek. Kuş kadar yemek. Gagalayarak didiklemek.
Peck at somebody : Tartaklamak. Azarlamak.
Peck order : Sosyal bir hiyerarşi. özellikle kuşlarda en saldırgan ve baskın olan bireyden aşağıya doğru sıralanma. Gagalanma düzeni.
A peck of troubles : Bir yığın dert. Bir yığın sıkıntı. Bir dolu sıkıntı. Birçok dert.
Pecked : Sivri bir şeyle vurmak. Gagalamak. Azar azar yemek.
Pecking : Çabuk geçen. Gagalama.
Peckers : Çapa. Çük (argo sözcük). Kamış (argo sözcük). Yüreklilik. Penis. Ağaçkakan. Cesaret.
Pecks : Sivri bir şeyle vurmak. Azar azar yemek. Hacim ölçüsü birimi (0,009 metre küp). Gaga ile toplamak. Gıdım gıdım yemek. Kuş kadar yemek. Nerdeyse hiçbirşey yememek. Gaga izi. Yaklaşık dokuz litrelik kuru ölçü. Gagalamak.
Pecksniffian : İki yüzlü. Dindarlık taslayan ikiyüzlü. Yüksek ahlaki ilkeleri etkileyen.
Feel peckish : İçi kıyılmak. Karnı zil çalmak. Acıkmak.
İngilizce Peck Türkçe anlamı, Peck eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Peck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pick : Gitar penası. Toplamak. Kürdan. Yolmak. Pena. Burun karıştırma. Sıyırmak. Seçip almak. Gelişmek.
Strike : İşbırakımı. İşbırakım. Grev. Çarpmak. Vurma. İşçilerin, çeşitli hakları elde etmek amacıyla bir işyerinde ya da bir işkolundaki etkinlikleri sendikaca alınmış karara uyarak yaptıkları iş bırakma eylemi. Bezemlerin sökülmesi için verilen komut. Sök. Basmak (madeni parayı). İşverenle işçiler arasında baş gösteren anlaşmazlıklar nedeniyle işçilerin toplu olarak işi bırakmaları.
Pick up : Elde etmek. Kavramak. Hız kazanmak. Fatura ödemek. Gelişmek. Dostluk kurmak. Düzeltmek. Toplamak. Tutuklamak. Toparlamak.
Pick at : Yemeği didiklemek. Zorla yemek. (yemeği) isteksizce yemek. Karışmak. Lokmalarla oynamak. Kusur bulmak. Mızmızlanarak yemek. Burnunu sokmak.
Nibble : Küçük ısırık. Isırmak. Dişlemek. Kemirmek. Otlanmak. Çöplenmek. Azar azar ısırmak. İlgilenmek.
Peck at : Didiklemek. Gagalayarak didiklemek. Kuş gibi az yemek.
Beak : Büyük burun. Okul müdürü (ingiliz ingilizcesi). İbrik ağzı. Öğretmen (ingiliz ingilizcesi). Ağız. Kakaç. Gaga. Burun. Hakim (ingiliz ingilizcesi). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Eat like a bird : Azıcık yemek. Çok yavaş yemek. Kuş gibi yemek. Az yemek.
Eat : Tüketmek. Çok yemek yemek. Yemek. Zıkkımlanmak. Kemirmek. Aşındırmak. Yemek yemek. Çürütmek. İçmek (çorba). Bitirmek.
Peck synonyms : pecks, pecked, beaks.
Peck zıt anlamlı kelimeler, Peck kelime anlamı
Cheer : Bağırarak yüreklendirmek. Cesaretlendirmek. Keyiflendirmek. Neşelendirmek. Yüreklendirmek. Teselli etmek. Destekleyici şekilde bağırmak. Neşe. Keyif. Bağırarak ya da alkışlayarak yüreklendirmek.
Peck ingilizce tanımı, definition of Peck
Peck kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a bird pecks a tree. The fourth part of a bushel. As, a peck of wheat. To strike with the beak. A dry measure of eight quarts. To make strokes with the beak, or with a pointed instrument. To thrust the beak into. A quick, sharp stroke, as with the beak of a bird or a pointed instrument.

Bu kısımda Peck kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Peck ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Peck anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Peck ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.