Pecked türkçesi Pecked nedir

  • Sivri bir şeyle vurmak.
  • Gagalamak.
  • Azar azar yemek.

Pecked ile ilgili cümleler

English: He's henpecked.
Turkish: O kılıbıktır.

English: A dead deer being pecked by vultures, remains partly eaten by other animals, that sort of rotten meat is called 'carrion'.
Turkish: Akbabalar tarafından gagalanan ölü bir geyik, diğer hayvanlar tarafından kısmen yenilmiş kalır, o tür çürümüş ete leş denir.

Pecked ingilizcede ne demek, Pecked nerede nasıl kullanılır?

Flyspecked : İrdelenmiş. Sinek veya böcek pisliği lekeli. Küçük siyah bir benekle lekelenmiş veya sinek salgısı tarafından yapılan leke. Gözden geçirilmiş. Tetkik edilmiş. Mütalaa edilmiş. İnce eleyip sık dokunmuş.

Henpecked : Kılıbık (koca). Hanımköylü. Kılıbık.

Specked : Alacalı. Puanlı. Lekeli. Noktalı. Küçük noktalarla işaretli. Benekli.

Pecker : Gagalayan. Kab. Gagalayıcı. Yüreklilik. Cesaret. Kamış (argo sözcük). Yarak. Ağaçkakan. Çük (argo sözcük). Çapa.

Peckers : Kamış (argo sözcük). Çük (argo sözcük). Cesaret. Ağaçkakan. Yüreklilik. Çapa. Penis.

Oxpecker : Temizlikçi kuş.

Grey headed woodpecker : Kuşlar (aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, ağaçkakangiller (picidae) familyasından, yaprağını döken ve karışık ormanlarda, dağların ağaç sınırına kadar olan yüksek yerlerinde yaşayan, kuzeybatı anadolu ve trakya bölgelerinde görülen, meyve taneleri, karınca ve böcek larvalarıyla beslenen bir tür. gri ağaçkakan, kül rengi ağaçkakan. Küçük yeşil ağaçkakan. Gri ağaçkakan.

 

Keep your pecker up : Mutlu kal. Moralini bozma. Neşeni bozma. Takma kafana. Takma kafanı. Canını sıkma.

Flowerpecker : Ağaçlarda yaşayan ve güneydoğu asya ve avustralya'ya özgü ötücüler ailesine mensup çeşitli küçük renkli ötücü kuşlar.

Lesser spotted woodpecker : Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, ağaçkakangiller (picidae) familyasından, sırtı ve kanatları siyah, üzeri enine beyaz çizgili, yurdumuzun trakya, ege, akdeniz ve doğu karadeniz bölgelerinde her mevsim görülen, ovalardaki bol ağaçlı kısımlarda, karışık yapılı ışıklı ormanlarda, park ve meyve bahçeleriyle mezarlıklarda yaşayan yerli bir kuş. Küçük ağaçkakan.

İngilizce Pecked Türkçe anlamı, Pecked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pecked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beak : Okul müdürü (ingiliz ingilizcesi). Ağız. Kakaç. Gaga. Burun. Kuşların ağızlarında sert çıkıntı yapan kısım. Yargıç (ingiliz ingilizcesi). Hakim (ingiliz ingilizcesi). Büyük burun.

Peck : Çok az yemek. Nerdeyse hiçbirşey yememek. Kuş kadar yemek. Gaga izi. Hacim ölçüsü birimi (0,009 metre küp). Gaga ile toplamak. Gıdım gıdım yemek.

Breast pocket : Göğüs cebi.

Aggregation : Bir araya toplanma. Bir araya gelme. Yığışım. Birleştirme. Yığın. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yığışma. Toplam olma. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi.

 

Pouch : Torba veya cep biçiminde yapı. Torbalanmak. Cebe indirmek. Poş. Cep. Para kesesi. Torbacık. Yutmak. Torba ya da cep biçiminde herhangi bir yapı. cep. Avurt.

Garment : Giyecek. Kılıf. Giysi. Giyim. Giyim eşyası. Giydirmek. Örtü. Esvap. Kisve. Elbise.

Wisp : Tutam. Uzunca birkaç tel (saç). Küçük süpürge. Belli belirsiz bir şey. Demet deste. Demet. Ufak demet. Bağlam. Ufacık şey. Deste.

Peck at : Kuş gibi az yemek. Gagalayarak didiklemek. Kuş kadar yemek. Çok az yemek. Gıdım gıdım yemek. Didiklemek. Nerdeyse hiçbirşey yememek.

Package : Bir ana yapım merkezinde gerçekleştirilip herhangi bir gereç üzerine saptandıktan sonra yayınlanması için bölge televizyonlarına ya da yabancı televizyonlara gönderilen izlence. bir yapımcının gerçekleştirip satışa hazır olarak beklettiği izlence. İçindeki eşyayı dış etkilerden koruyarak bir arada tutan, dağıtım ve pazarlamayı kolaylaştıran ve içeriği hakkında tüketicilere bilgi veren çeşitli maddelerden üretilmiş sargı, kutu veya kaplar. Paketleme. Ambalajlamak. Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Paket program. Deste. Bohça. Posta paketi, sarılmış ya da sarılmamış taşınacak nesneler. elde taşınabilecek büyüklükte kağıda sarılmış nesne. Sarmalaç.

Bundle : Bir yığın. Bağ. Kundaklamak. Paket. Yığın. Palas pandıras yollamak. Tıkıştırmak. Deste. Acele ettirmek. Çıkın.

Pecked synonyms : slash pocket, patch pocket, pocket flap, pecks, assemblage, accumulation, collection, parcel, vest pocket, beaks, nibble, hip pocket.

Pecked zıt anlamlı kelimeler, Pecked kelime anlamı

Well : Kaynak. Kuyu. Apartman boşluğu. Uygun. Bagaj. Pınar. Bk. sahne altı. Kaynamak. Peki. Yakşı.

Pointless : Boşuna. Puansız. Yararsız. Anlamsız. Etkisiz. Saçma. Amaçsız. Boş. Uçsuz. Maksatsız.