Package türkçesi Package nedir

  • Bir ana yapım merkezinde gerçekleştirilip herhangi bir gereç üzerine saptandıktan sonra yayınlanması için bölge televizyonlarına ya da yabancı televizyonlara gönderilen izlence. bir yapımcının gerçekleştirip satışa hazır olarak beklettiği izlence.
  • Koli.
  • Denk.
  • Paket etmek.
  • Kırılıp dökülmesini önlemek amacıyla malın içine koyulduğu kap ya da sarıldığı nesne.
  • Ambalajlamak.
  • İçindeki eşyayı dış etkilerden koruyarak bir arada tutan, dağıtım ve pazarlamayı kolaylaştıran ve içeriği hakkında tüketicilere bilgi veren çeşitli maddelerden üretilmiş sargı, kutu veya kaplar.
  • Deste.
  • Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Bohça.
  • Paket.
  • Yem, gıda, ilaç ve her türlü kimyasal maddeleri dış etkenlerden koruyan, pazarlama sırasında üzerindeki işaret ve etiketiyle ürünü tanıtan, ayrıca dağıtım ve depolama sırasında taşıma kolaylığı sağlayan kağıt, karton, plastik vb. maddelerden yapılmış dış koruma.
  • Gıda maddelerini, dış etkenlerden koruyan, pazarlama sırasında, üzerindeki işaret ve etiketiyle ürünü tanıtan, ayrıca dağıtım ve depolama sırasında taşıma kolaylığı sağlayan, kağıt, karton, plastik vb. materyallerden yapılmış dış örtü.
  • Ambalaj.
  • Sarmalaç.
  • Posta paketi, sarılmış ya da sarılmamış taşınacak nesneler. elde taşınabilecek büyüklükte kağıda sarılmış nesne.
  • Paket program.
  • Paketlemek.
  • Hazır izlence.
  • Paketleme.
 

Package ile ilgili cümleler

English: Ali delivered the package to the orphanage.
Turkish: Ali paketi yetimhaneye teslim etti.

English: Ali is holding a package in his hand.
Turkish: Ali elinde bir paket tutuyor.

English: Ali has already delivered the package to Mary's house.
Turkish: Ali paketi Mary'nin evine zaten teslim etti.

English: Ali hasn't sent the package yet.
Turkish: Ali paketi henüz göndermedi.

English: Ali took the early retirement package the company offered.
Turkish: Ali şirketin sunduğu erken emeklilik paketini aldı.

Package ingilizcede ne demek, Package nerede nasıl kullanılır?

Package deal : Birçok konuyu içeren anlaşma. Toplu pazarlık. Paket anlaşma. Paket teklif.

Package holiday : Turizm acentasının tertiplediği gezi. Paket tatil.

Package insert : Kullanma talimatı. Prospektüs.

Package of technology : Teknoloji paketi. Teknoloji üreten firmalar tarafından teknoloji aktarımı yapan firma veya ülkeye sunulan ve ilgili mal üretiminin bütün üretim aşamalarını kapsayan teknik bilgiler bütünü.

Package store : İçki dükkanı. Tekel bayii.

 

Copy package : Paket kopyala.

Incompatible version of the serializing package : Serileştirme paketinin uyumsuz sürümü.

Democratisation package : Demokratikleşme paketi.

Package tour : Türküm turu. Grup turu. Paket tur.

Authentication package : Kimlik denetim paketi.

İngilizce Package Türkçe anlamı, Package eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Package ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collection : Derleme. Posta kutusunu boşaltma. Tabaka. İane. Para toplama. Biriktirme. Toplanma. Cibayet. Bir bilgi erişim dizgesinde, derlenmiş ve kullanıcının araştırmasına sunulmuş belge tutanaklarının tümü. derlem kitaplar, bilimsel ve teknik bildiriler, tezler, teknik notlar gibi türlü yayınlanmış belgeler ya da sözleşmeler, antlaşmalar, yönetmelikler, tüzükler, yasalar, mahkeme kararları, üst mahkemelerin görüş birleştirme kararları vb. belgeleri ya da bunlardan belli bir ana konuyla ilgili olanları kapsayabilir. Derlem.

Enfolded : Katlanmış. Kucaklamak. Kucaklanmış ve bağrına basılmış. Kıvırmak. Katlamak. Sarmak. Sarılmış.

Packaged : Ambalajlı. Paketlenmiş. Montaja hazır.

Wrap up : Sona erdirmek. Sarınıp sarmalanmak. Gizlemek. Kavgayı kesmek. Son vermek. Sıkıca sarmak. Paket yapmak. Sarmak. Sıkı giyinmek.

Counterbalanced : Denkleştirilmiş. Eşit güçle karşı koymak. Karşılamak.

Bunches : Takım. Salkım. Demet. Hevenk. İki örgü (saç). Çete. Grup.

Coequal : Eş. Rütbesi eşit. Müsavi. Akran. Eşit.

Accumulation : Yığın. Yığma. Toplama. Toplanma. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci. Herhangi bir ilaç veya zehirli maddenin değişik nedenlere bağlı olarak bazı organ veya dokularda birikmesi, akümülasyon. Biriktirme. Birikme. İktisat, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Pack : Deste (iskambil). Bavuluna koymak. Sarmak. Sıkıştırmak. Koruyucu bir madde ile doldurmak. Valiz toplamak. Yığın.

Deck : Süslemek. Yere sermek. (iskambil) deste. Güverte. Üst kısım. Üstü açık döşeme. Donatmak. İskambil destesi. Kat.

Package synonyms : packages, infolding, pack up, enfold, wrapping, bale, packings, parcel up, coequals, packaging, decks, aggregation, takeaway, equal, sheafs, parcel, do up, takeout, counter balanced, counterbalance, enswathe, bouquet, bunch, packet, bk, bindle, doing up, bundles, bundle, enswathes, container, assemblage, packaged software.

Package zıt anlamlı kelimeler, Package kelime anlamı

Hardware : Aksam. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilgisayar donanım sistemi. Bilgisayar sistemindeki elektronik ve mekanik araçlar. Hırdavat. Teçhizat. İletişimi sağlamakta kullanılan araçların tümü. Donanım. Gereç. Madeni eşya.

Package antonyms : unbox.

Package ingilizce tanımı, definition of Package

Package kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Act or process of packing.