Pectus türkçesi Pectus nedir

Pectus ile ilgili cümleler

English: Prospectuses must be signed by two sponsor representatives.
Turkish: Prospektüsler iki sponsor temsilci tarafından imzalanmalıdır.

Pectus ingilizcede ne demek, Pectus nerede nasıl kullanılır?

Conspectus : Taslak. Hulasa. Özet. Plan. Genel bakış.

Conspectuses : Plan. Genel bakış. Taslak. Özet.

Prospectus : Tarifname. Tanıtma ilanı. Proje. Tanıtma broşürü. Tarife. Tanıtıcı broşür (ingiliz ingilizcesi). Tanıtmalık. Prospektüs. İzahname. Broşür.

Prospectuses : Tanıtıcı broşür (ingiliz ingilizcesi). Prospektüs. Proje. Tarife.

Aspectual : Görünüşsel. (dilbilim) bir görüşe ait veya ilgili.

Pectase : Pektaz.

Pectinase : Hayvan beslemede yem katkı maddesi olarak kullanılan, protein kaynaklarındaki pektinler üzerine etkili, ince bağırsak vizkozitesinde düşmeye neden olan bir enzim. Pektinaz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Pektini hidrolize eden enzim.

Pecten : Taraksı yapı. Pekten. İbik. Tarak biçiminde herhangi bir yapı. bazı örümceklerde ses çıkarma organının bir parçası. akreplerde abdomene ait duygu uzantısı. bir tip yassı solungaç. Tarak şeklinde herhangi bir yapı. tarak. bazı örümceklerde ses çıkarma organının bir parçası. 3.akreplerde abdomene ait duygu uzantısı. 4.bir tip yassı solungaç. Tarak.

 

Pectic : Pektik. Pektinli. Pektin kapsayan.

Pectinate : Taraksı. Pektinat. Tarak şekli.

İngilizce Pectus Türkçe anlamı, Pectus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pectus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mammillary : Memelere ait. Memeye ait. Mememsi.

Torso : Kolsuz ve başsız gövde. Kolsuz. Heykel gövdesi. Gövde. Gövde heykeli. Yarım kalmış çalışma. Bacaksız. İnsan gövdesi. Gövde (insana ait). Ve başsız insan vücudu.

Pectoral : Göğüs hastalıkları ilacı. Göğüs (ile ilgili). Göğüs zırhı. Göğüs kasları. Göğüs hastalıklarına ilişkin. Göğüs boşluğuna ait. Göğüs yüzgeci. Göğüs ve göğüs boşluğuna ilişkin. Göğüse ait. Göğüs ile ilgili.

Female chest : Kadın göğsü.

Gallbladder : Safra kesesi. Karaciğere bağlı ödün saklandığı kese. Ödkesesi.

Breastbone : Göğüs kemiği. Göğüs kafesi. Sternum. İman tahtası. Kaburgalara bağlı olan uzun ve düz kemik (anatomi, zooloji).

Gall bladder : Öd kesesi. Safrakesesi. Ödkesesi. Karaciğerden gelen safranın depolandığı, armut şeklinde ya da yuvarlak kese. öd kesesi. Safra kesesi.

Briskets : Göğüs eti. Döş.

Pectoralis : Kuşlarda humerus ile göğüs kemiğini bağlayan göğüs kası; esas uçma kası. Pektoralis.

Craniate : Kafatası olan. Omurgalı (hayvan). Omurgası olan. Omurgalı.

Pectus synonyms : area of cardiac dullness, male chest, vena thoracica, body part, thoracic vein, pecs, musculus pectoralis, thoracic aorta, sternum, bust, breast, booby, bosoms, thorax, bosomed, brisket, body, boobies, thoracic cavity, bosoming, vertebrate, trunk, chest cavity, chest, breast chest, mammo, rib cage, chests, boob, bosom, pectoral muscle.

Pectus ingilizce tanımı, definition of Pectus

Pectus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The breast of a bird.