Peddle türkçesi Peddle nedir

  • Önemsiz şeylerle uğraşmak.
  • Sokak sokak dolaşarak satmak.
  • Seyyar sokak satıcılığı yapmak.
  • Kapı kapı dolaşarak satmak.
  • Seyyar satıcılık yapmak.
  • Dolaşarak satmak.
  • İşportacılık yapmak.

Peddle ingilizcede ne demek, Peddle nerede nasıl kullanılır?

Peddled : İşportacılık yapmak. Dolaşarak satmak. Kapı kapı dolaşarak satmak. Önemsiz şeylerle uğraşmak. Seyyar sokak satıcılığı yapmak. Seyyar satıcılık yapmak. Sokak sokak dolaşarak satmak.

Peddler : Lafçı. Bohçacı. Seyyar satıcı. Tablacı. Satıcı. Belli bir satış yerinde çalışmayan, tüketicinin bulunduğu yere giderek malını satışa sunan kimse. Dağıtıcı. İşportacı. Uyuşturucu satıcısı.

Peddlers : Bohçacı. Çerçi. Dedikoducu. Dağıtıcı. Seyyar satıcı. Satıcı. Tablacı. Lafçı. Uyuşturucu satıcısı. İşportacı.

Peddles : Kapı kapı dolaşarak satmak. Seyyar satıcılık yapmak. Dolaşarak satmak. Sokak sokak dolaşarak satmak. Seyyar sokak satıcılığı yapmak. Önemsiz şeylerle uğraşmak. İşportacılık yapmak.

Drug peddler : Esrar satıcısı. Uyuşturucu satıcısı.

Pedagogically : Pedagojik olarak.

Pedagogic : Eğitsel. Pedagojik. Eğitimsel. Eğitbilimsel. Çocuk eğitimi ile ilgili.

Pedagogical : Pedagojik. Çocuk eğitimi ile ilgili. Eğitbilimle ilgili. Eğitsel. Eğitim değeri, eğitici yönü bulunan; eğitme ile ilgili. Eğitimsel. Eğitbilimsel.

 

Pedagog : Eğitimci. Terbiyeci. Dar görüşlü öğretmen. Eğitimbilimci.

Pedagogics : Eğitimin amaçlarını, ilkelerini, yöntem ve düzgülerini inceleyen ve eğitim çalışmalarını kurallara bağlayan bilim. öğretmenlik sanatı, uygulaması ya da mesleği için gerekli bilgi ve becerileri kazandıran bilim dalı. Eğitim bilimi. Eğitim. Eğitbilim. Pedagoji.

İngilizce Peddle Türkçe anlamı, Peddle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peddle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vend : İşporta işini yapma. İşportacılık. İşportada satmak. Satıcılık yapmak. Satma teklifinde bulunmak. Satmak.

Pitch : Yokuş (uçak). Perde. Sesin yükseklik yönünden birbirinden değişik kesimleri. Göz boyama. Aşağıya meyletmek. Bilgisayar, fizik, gitar alanlarında kullanılır. Testere dişi. Ziftlemek. Derece. Aşama.

Hucksters : Ayak satıcısı. Tüccar. Güvenilmez satıcı. Madrabaz. Paragöz tip. Reklamcı. Seyyar satıcı. Başlıca amacı para kazanmak olan kimse.

Huckstered : Ayak satıcısı. Paragöz tip. Madrabaz. Başlıca amacı para kazanmak olan kimse. Reklamcı (küçümseme belirtir). Tüccar. Boşboşçu. Güvenilmez satıcı.

Deal : Davranmak. (bir sorunla) ilgilenmek. İlgilenmek. İş yapmak. Uğraşmak. Oyun kağıtlarını dağıtma. Paylaştırmak. Ele almak. Değinmek. Meşgul olmak.

Huckstering : Paragöz tip. Seyyar satıcılık yapma. Başlıca amacı para kazanmak olan kimse. Ayak satıcısı. Güvenilmez satıcı. Reklamcı (küçümseme belirtir). Boşboşçu. Madrabaz. İşportacılık yapma.

 

Hawk : Avlamak. Öksürmek. Sertlik yanlısı politikacı. Alık alık bakmak. Atmaca. Şahin. Doğan. İşporta işini yapma. Sokakta öteberi satmak.

Monger : Satıcı. Tacir. Tüccar. Perakendeci tüccar.

Peddle synonyms : peddled, peddles, huckster, vended, sell, vends, trade, hawked.

Peddle ingilizce tanımı, definition of Peddle

Peddle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To go from place to place, or from house to house, for the purpose of retailing goods. As, to peddle vegetables or tinware. To sell from place to place. To travel about with wares for sale. Hence, to retail in very small quantities. To hawk. As, to peddle without a license. To retail by carrying around from customer to customer.