Peking man türkçesi Peking man nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Pekin insanı.
- 1930'ların sonu ve 1940'ların başlarında pekin'de (çin) bulunan nesli tükenmiş insan (pithecanthropus) biçiminden arta kalan fosiller (ve daha sonra ıı. dünya savaşı esnasında kaybedilen).
- Pekin civarında bulunan bir insan fosili. önce sinanthropus pekinensis, sonra pithecanthropus pekinensis adları verilen, halen homo erectus olarak adlandırılan fosil.
- Pekin yakınlarında bulunan ilkel insan.
- Pekinli.
Peking man ingilizcede ne demek, Peking man nerede nasıl kullanılır?
Peking : Pekin.
Man : Adam yerleştirmek. Yeterince insan olmak. Adamla donatmak. Görev yapmak. Erkek. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. İnsan. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Adam atamak.
Peking duck : Pakinördeği. Rendelenmiş sebzeler ve tatlı sos ile servis edilen çıtır ördek eti şeritlerinden oluşmış çin yemek tabağı. Pekin ördeği.
Pekingese : Pekinua. Pekinli. Pekinez köpeği. Pekinese. Pekin köpeği.
Pekingese dog : Aslan köpek. Pekin köpeği. Çinden köken alan, çinliler tarafından kötü ruhları kovan efsanevi foo köpeğinin günümüzdeki devamı olarak kabul edilen ve yarı kutsal varlıklar olarak görülen, çin imparatorluğu döneminde sıradan halkın selam vermek zorunda olduğu ve imparator öldüğünde diğer yaşamda korunmasını sağlamak için birlikte gömülen, küçük yapılı fakat oldukça kemikli, tüyleri uzun, düz ve gösterişli, rengi her renk olabilen, kulakları sarkık ve uzun tüylü, yürüyüşü kendine özgü yuvarlanmaya benzeyen bir tarzda olan, kendini tehlikeye atacak kadar cesur ve gözü pek, duyarlı, bağımsız ve sahibine karşı aşırı sevgi dolu, inatçı ve kararlı, günümüzde özellikle evde kucak köpeği olarak yetiştirilen, bekçi köpeği özellikleri de gelişmiş köpek ırkı, aslan köpek.
A bad woman : Kötü kadın.
İngilizce Peking man Türkçe anlamı, Peking man eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Peking man ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
Acacia : Salkım ağacı. Akasya. Arap zamkı. Mimoza. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Pekinese : Pekin köpeği. Pekinez köpeği. Pekinua.
Peking man synonyms : sinanthropus, a protein, pekingese, a cell, a chromosome, pekin man, aardvarks, aardwolf, abacus bodies, abambulacral area.

Bu kısımda Peking man kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Peking man ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Peking man anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Peking man ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.