Penniless türkçesi Penniless nedir

Penniless ile ilgili cümleler

English: For one thing, I'm penniless; for another, I don't have the time.
Turkish: Öncelikle, beş parasızım, ayrıca, zamanım yok.

English: When his business failed, he was left penniless.
Turkish: Onun işi başarısız olduğunda, o beş parasız kaldı.

English: The problem is that he is penniless.
Turkish: Sorun onun beş parasız olmasıdır.

English: She's not penniless.
Turkish: O, beş parasız değil.

English: His failure in business left him penniless.
Turkish: İşteki başarısızlığı onu beş parasız bıraktı.

Penniless ingilizcede ne demek, Penniless nerede nasıl kullanılır?

Pennilessness : Züğürtlük. Yolsuzluk. Kokozluk. Meteliksizlik. Parasızlık.

Penni : Peni.

Pennies : Kuruş. Sent. Peni. Metelik.

Pennies or manna from heaven : Devlet kuşu.

Penniferous : Tüylü.

Count the pennies : Kemerleri sıkmak. Ufak şeylerde hasis büyük şeylerde müsrif olmak.

Apennines : İtalya'da bir dağ sırası. Apeninler.

Penning : Kağıda dökmek. Hapsetmek. Ağıla kapamak. Yazmak. Kaleme almak.

Penniform : Peniform. Tüy şeklinde. Tüy gibi.

Bipenniform : Bipenniform. Tüy gibi, bir eksenin iki yanında eşit yapıya sahip olma.

 

İngilizce Penniless Türkçe anlamı, Penniless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penniless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indigents : Muhtaç. Sefil. Yoksul.

Complimentary : Hayranlık belirten. Fahri. Hediye olarak verilen. Hayranlık belirtici. Karşılıksız. Övücü. Bedava. Onursal. Övgü niteliğinde. Övgü dolu.

Abrupt : Beklenmedik. Kaba. Baş aşağı. Pürüzlü. Birden bir konudan başka konuya geçen (konuşma tarzı). Terbiyesiz. Ani. Ansız. Sürmek. Birdenbire oluveren.

Destitute : -den yoksun. Yoksun. Yoksul. Aç biilaç. Dımdızlak. Mahrum. Boynu bükük. Muhtaç. Mahrumiyet.

Brokenly : Parça parça. Kırık dökük. Kesik kesik.

Footier : Alçak. Eski püskü. Adi değersiz. Değeri olmayan. Değersiz. Zayıf. Posa ile. Önemsiz. Aşağılık.

Faquir : Derviş. Müslüman sufisi. Hint fakiri.

Water drawer : Kuyudan su çekmek için kullanılan kap. Muhtaç. Su çıkarıcısı. Yoksul. Sefil. Su kovası. Su çekicisi.

Distressed : Tükenmiş. Yıpranmış. Talihsiz. Üzgün. Dertli. Endişeli. Üzüntülü. Sıkıntılı. Kederli.

Penniless synonyms : in straitened circumstances, broken off, freer, empty pocketed, necessitous, broken, desultory, disjointed, franco, strapped, footy, penurious, incisure, broke to the wide, bad off, torn, unjointed, gash, gashing, incision, impecunious, needier, impoverished, hard up, on the rocks, skint, poor, cut, incisions, ruptured, destitute of, boracic, free of.

Penniless zıt anlamlı kelimeler, Penniless kelime anlamı

Rich : Canlı (renk). Pahada ağır. Gür. Ağır (yiyecek). Anlamlı. Zengin. Komik. Besin değeri yüksek. Besleyici. Paralı.

Penniless ingilizce tanımı, definition of Penniless

Penniless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Destitute of money. Poor. Impecunious.