Pennilessness türkçesi Pennilessness nedir

Pennilessness ingilizcede ne demek, Pennilessness nerede nasıl kullanılır?

Penniless : Eli boş. Züğürt. Çulsuz. Meteliksiz. Kokoz. Kesik. Cebi delik. Kopuk. Zibidi. Beş parasız.

İngilizce Pennilessness Türkçe anlamı, Pennilessness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pennilessness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abuse : Taciz. Fesat. Kötü emellerine alet etmek. Kötüye kullanma. Küfretmek. Yolsuz kullanış. Küfür. Tecavüz etmek. Sövüp sayma.

Narrow : Sıkı. Kıt kanaat. Sınırlı. Dar geçit. Daraltmak. Daralmak. Cüzi. Az. Ensizleşmek.

Defraudation : Hile. Dolandırma. Yoksunluk. Hakkını yeme. Aldatma. Hilekarlık. Dolandırıcılık.

Freeness : Muaf tutma durumu. Hür olma. Özgür olma durumu. Açıklık. Serbestlik. Bağımsızlık. Serbestçe. Hamurun serbestlik derecesi. Rahatlık.

Indigence : Yoksullluk. Muhtaçlık. Yoksulluk. Fakirlik. Sefalet.

Embezzlement : İhtilas. Zimmete geçirme. Zimmete para geçirme. Güveni kötüye kullanma. Aşırtı. Yazılımlarda değiştirme ve silinti yaparak kendisi ile ilişkisi olmayan bir paraya el koyma. kendisi ile ilişkisi olmayan bir parayı alarak harcama. bir kişinin inanarak kendisine verdiği herhangi bir nesneyi o kişi için dokuncalı olabilecek kötü koşullarla kullanma. Zimmet suçu. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Kötüye kullanma.

 

Lack of money : Para kaynağı yokluğu. Para darlığı. Para eksikliği.

Penuriousness : Tamahkarlık. Cimrilik. Hasislik.

Corruptions : Bozma. Yozlaştırma (dili). Namussuzluk. Fesat. Yozlaşma. Rüşvet. Ahlaksızlık. Ahlaksız olma. Ayartma.

Pennilessness synonyms : being without money, improprieties, corruption, impecuniosity, irregularity, poorness, impropriety, embarrassment, graft, bribery, embezzlements, criminal negligence, impecuniousness, poverties, narrow circumstances, impoverishment, embarrassments, briberies, abusiveness, illegalities, poverty, illegality.

Pennilessness zıt anlamlı kelimeler, Pennilessness kelime anlamı

Wealth : Servet. Para. Ülke, topluluk, hanehalkı veya bireylerin, belli bir ana kadar birikmiş varlıklarının o anki toplam değeri. sahibine gelir akımı sağlayabilen taşınır değer ve taşınmaz değer. Bolluk. Varlık. Çokluk.