Perforates türkçesi Perforates nedir

  • Sıralı delik açmak.
  • İçine işlemek.
  • Delmek.
  • Bir dizi delik açmak.
  • Delikli yapmak.
  • Delikli.
  • Delgi.
  • Nüfuz etmek.
  • İçinden geçmek.
  • Delik açmak.

Perforates ingilizcede ne demek, Perforates nerede nasıl kullanılır?

Imperforates : Zımbasız. Delinmemiş. Tırtılsız. İmperforat. Deliksiz.

Perforate : Sıralı delik açmak. Delgi. Delikli yapmak. Nüfuz etmek. Delik açmak. Bir dizi delik açmak. İçine işlemek. İçinden geçmek. Delikli. Delmek.

Perforated : Sıralı delikler açılmış. Delik. Delikler açılmış. Delikli. Oluklu. Perfore. Tırtıllı. Delinmiş. Zımbalı.

Perforated pipe : Delikli boru.

Perforated plate : Delikli plaka. Delikli levha. Delikli sac.

Imperforate anus : İmperforate anüs. Deliksiz anüs.

Single perforated film : Tek sıra deliği olan film çeşidi. (16 mm'lik filmin seslilerinde, 9,5 mm, 8 mm ve büyük 8 mm'lik filmlerde tek sıra delik bulunur). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tek delikli film.

Unperforated : Delinmemiş. Deliksiz. Tırtıksız.

Perforating : Delikleme. Delici. Delme. Perforans. Delikli yapmak. Delmek. Delik açma. İçine işlemek.

Perforation plate : Odun ve soymuk borular arasındaki temas yerindeki delikli alan ya da bölme. Perforasyon tablası.

İngilizce Perforates Türkçe anlamı, Perforates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Perforates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Get through : Meclisten geçmek (tasarı vb). Geçmek. Geçmek (tasarı veya teklif vb meclisten). Geçirmek. Başarmak. Zor bir zamanı geçirmek. (zor bir durumu) atlatmak. Bitirmek. Sonuçlandırmak.

Cribriform : Kribriform. Kalbursu. Kalbur gibi. Delik deşik.

Cut : İndirilmiş. İndirimli. Pay. Kesmek. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kesik. Hadım etmek. Topsuz giriş. Sulandırmak. Kes.

Brace bit : Matkap.

Burr drill : Matkap.

Perforating : Delme. Perforans. Delici. Delik açma. Delikleme.

Burrow : Oyuk açmak. (çukur) kazmak. Kazmak. Bir oyukta gizlenmek. Bir mağarada gizlenmek. Yuva yapmak. Çukur kazmak. Tünel kazmak. Saklanmak.

Run through : Çabucak gözden geçirmek. Tekrarlamak. İçinden geçirmek. Göz gezdirmek. Gözden geçirmek. İsraf etmek. Soğuk sınama. Oyuncuların her çekimdeki devinimleri yinelemesi, uygulamanların bu devinimleri izlemesi, yönetmenin bunlarla ilgili açıklama ve düzeltmeleri yapmasına dayanan sınama.

Drill : Sonda ile yoklamak. Talim yapmak. Özellikle dolgu yapmak için diş üzerinde gerekli kanal açma veya bazı diş kırıklarında arzu edilen düzeltmeleri yapma gibi işlemlere yardımcı olan ve değişik uçları bulunan yüksek devirli elektrikle çalışan aygıt. Talim yaptırmak. Matkap. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Frez. Tohum ekmek. Çalıştırmak.

Fenestrated : Pencereleri olan. Fenestre. Pencere benzeri açıklıkları olan (mimarlık). Deliği olan (biyoloji, zooloji).

Perforates synonyms : broaches, holed, cannulated, drilling machine, boring machine, excurse, having holes, flouted, permeates, hollow, burrowing, holey, flout, incise, auger, influence, leaches, cancellated, drills, gimlets, interpenetrate, borer, broaching, cavernous, hollower, bits, pierce, diffusing, lead through, effect painfully, cleave, incises, borers.

 

Perforates zıt anlamlı kelimeler, Perforates kelime anlamı

Uncut : Budanmamış. Kesilmemiş. (film vb) kısaltılmamış. Yontulmamış. Biçilmemiş. Kısıtlanmamış. İşlenmemiş. (değerli taş) yontulmamış. Kenarları açılmamış (sayfalar). Ham (elmas).