Perjuring türkçesi Perjuring nedir

  • Yalancı şahitlik yapmak.
  • Yalan.
  • Yalancı tanıklık etmek.
  • Yalan yere yemin etme.
  • Yalan yere yemin ettirmek.
  • Yalan yere tanıklık etmek.

Perjuring ingilizcede ne demek, Perjuring nerede nasıl kullanılır?

Perjuries : Yalandan yemin etme. Yeminini bozma. Yalancı tanıklık. Yalancı şahitlik. Yalan yemin. Yeminli yalan. Yalan yere yemin. Yalan yere yemin etme.

Perjure : Yalan söylemek. Yalan yere yemin etme. Yalan. Yalan yere tanıklık etmek. Mahkemede yalan yere yemin etmek. Yalan yere yemin ettirmek. Yalancı şahitlik yapmak. Yalancı tanıklık etmek.

Perjure oneself : Yeminini bozmak. Mahkemede yalan yere yemin etmek. Yalan yere yemin etmek.

Perjured : Yalancı şahitliğe dayanan. Yalan tere yemin etmekten suçlu.

Perjurer : Yalandan yemin eden kişi. Yalancı tanık. Yalancı şahitlik eden. Yalan yere yemin eden. Yalancı şahit.

Perjures : Yalan yere yemin ettirmek. Yalan yere yemin etme. Yalancı şahitlik yapmak. Yalan. Yalan yere tanıklık etmek. Yalancı tanıklık etmek.

Perjury : Yalan yere yemin etme. Yalan yemin. Yeminli yalan. Yalan yere yemin. Yalancı tanıklık. Yalandan yemin etme. Yalan ant. Yalancı şahitlik. Yeminini bozma.

Perjurers : Yalandan yemin eden kişi. Yalan yere yemin eden. Yalancı şahit. Yalancı şahitlik eden. Yalancı tanık.

Commit perjury : Sahte tanıklık etmek. Yalan yere yemin etmek. Yalan beyanda bulunmak. Yeminliyken yalan söylemek.

 

İngilizce Perjuring Türkçe anlamı, Perjuring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Perjuring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distressful : Acıklı. Üzücü. Sıkıntılı. Tedirgin edici. Izdıraplı.

Fables : Fabl. Boş laf etmek. Masal. Meşhur. Uydurmasyon. Efsane. Hikaye. Kıssa. Öykü.

Fabrications : Bir araya getirme. Sahtesini yapma. Üretme. Uydurma. İmal etme.

Troubling : Kaygı verici. Sıkıntılı. Rahatsız eden. Rahatsızlığa sebep olan. Kaygıya sebep olan. Endişe yaratan. Rahatsız etme. Tedirgin edici.

Artificials : Suni. Yapma. Taklit. Eğreti. Takına. Yapmacık. Yapay.

Baloney : Saçma sapan. Hikaye. İpe sapa gelmez şey. Zırva. Bir cins salam. Saçma. Saçma şey. Palavra. Saçmalık.

Distressing : Üzüntülü. Izdıraplı. Tedirgin edici. Acıklı. Üzüntü verici. Üzücü. Acı veren. Istırap verici.

Deceit : Hile. Aldatma. Düzenbazlık. Hilekarlık. Kazık. Dalavere. Yalancılık. Dolandırıcılık. Namussuzluk.

Perusal : Tetkik etme. Okuma (dikkatle). Dikkatle okumak. Okuma. Dikkatle okuma. İnceleme.

Foreswear : Yeminli beyanda bulunmak. Yemin altında inkar etmek. Tövbe etmek. Yalancı şahitlikte bulunmak. Yalancı şahitlik etmek. Yanlış ifade vermek. Terketmeye veya bırakmaya söz vermek.

Perjuring synonyms : poring over, foreswearing, baloneys, foreswore, fabling, factitiousness, fairy, worrisome, worrying, false pretense, artificial, false, perjures, artificialness, studying, perjure, reading, deceits, fabrication, foresworn, heavy, disturbing, fable.

Perjuring zıt anlamlı kelimeler, Perjuring kelime anlamı

Light : Güneşten ya da başka kaynaklardan gelen ve gözü uyarıcı etkisi olan ışınım erkesi. Neşelendirmek. Aydınlatmak. 4000 a° ile 8000 a° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. İnmek (attan veya arabadan). Işık tutmak. Işıldamak. Rastlamak. Açık (renk). Konmak.