Perpetuates türkçesi Perpetuates nedir

Perpetuates ingilizcede ne demek, Perpetuates nerede nasıl kullanılır?

Perpetuate : İdame etmek. Devam ettirmek. Sürdürmek. Aralıksız yapmak. Sürekli kılmak. Korumak. Ebedileştirmek. Ölümsüzleştirmek. İpka etmek. Olagelmek.

Perpetuated : İpka etmek. Ölümsüzleştirmek. Ebedileştirmek. Olagelmek. Devam ettirmek. İdame etmek. Sürdürmek. Sürekli kılmak. Aralıksız yapmak.

Perpetuating : Aralıksız yapmak. Sürdürmek. Ebedileştirmek.

Perpetuation : Ebedileştirme. Perpetuasyon. Devam.

Perpetuator : İlelebetleştiren. Ebedi kılan. Sonsuzlaştıran.

Perpetual : Sürekli. Kalıcı. Devamlı. Aralıksız çalışan. Ölümsüz. Aralıksız. Daimi. Bitmez tükenmez. Baki. Ömür boyu görevde kalan.

Perpetual bond : Süresiz tahvil. Bir vade ile sınırlı olmayan borç senedi. Sahibine sabit bir faiz geliri kazandıran, ancak vade tarihi olmayan dolayısıyla anapara ödemesi yapılmayan (itfa edilmeyen) devlet tahvili. krş. sürekli borçlar. Vadesiz tahvil.

Perpetualness : Öncesizlik.

Perpetuators : Sonsuzlaştıran. Ebedi kılan. İlelebetleştiren.

Perpetual motion : Bir kez başlayınca beslemese de durmaksızın sürecek bir işlerge devinimi. Durmaz devinim. Erke sağlamadan sürüp gidecek bir devinim. (ısıldevimbilime göre böyle bir devinim gerçekleşemez, düşseldir.). Sür-git devinim. Devamlı hareket. Sürgit devinim. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Devridaim.

 

İngilizce Perpetuates Türkçe anlamı, Perpetuates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Perpetuates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extends : Genişlemek. Avcı hattına yayılmak. Yardım eli uzatmak. Vermek. Büyümek. Genişletmek. Yaymak. Uzamak. Uzatmak.

Maintains : İdame ettirmek. Bakım yapmak. Geçindirmek. Sağlamak. Yollamak. Korumak. Bakmak. Savlamak.

Continueing : Uzamak. Devamı gelmek. Dayanmak. Sürmek. Devam etmek.

Upholding : Tutmak. Tarafını tutmak. Sürdürmek (ingiliz ingilizcesi). İltizam etmek. Kaldırmak. Onaylamak. Desteklemek. Muhafaza etmek.

Follow up : Sonuna kadar götürmek. İzinde olmak. Takip etmek. İzlemek. Ardını bırakmamak. Araştırmak. Peşini bırakmamak. İzleme. Başka bir şey yaparak bir şeyi tamamlamak. Faydalanmak.

Eternalise : Sonsuzlaştırmak. Sonsuz yapmak.

Extend : Uzatmak. Genişletmek. Sunmak (taziye veya kutlama). Uzanmak. Büyümek. Vermek. Daha uzun ya da büyük bir hale getirmek. Sağlamak. Avcı hattına yayılmak. Büyütmek.

Kept up : Geçindirmek. Yüksekte tutmak. Devam etmek. Bozmamak. Su üstünde tutmak. Ayakta kalmak.

Make : -e neden olmak. Olmak. Yaratmak. Yapmak. Marka. Meydana getirmek. Verim. Eylemek. Biçim. Yapı.

Recommit : Bir kez daha görüşülmek üzere iade etmek. Tekrar yatırmak. Yeniden kurula sunmak. Yeniden göndermek.

Perpetuates synonyms : perpetuating, move, upheld, continues, immortalise, elongates, pull, keeping up, bring down, upholds, hold down, commit, preserve, eternizing, elongate, bear on, eternizes, take place, carry on with, act, elongating, uphold, happen, eternalized, eternise, immortalizing, keep going, immortalizes, hold to, keep something going, keep the ball rolling, continue, eternized.

 

Perpetuates zıt anlamlı kelimeler, Perpetuates kelime anlamı

Discontinue : Vazgeçmek. Bitmek. Bırakmak. Ara vermek. Sona ermek. Devam etmemek. Kesmek. Arkası kesilmek. Kullanımdan kalkmak. Son vermek.

Refrain : Çekinmek. Frenlemek. Kendini tutmak. Sakınmak. Geri durmak. Alıkoymak. Kaçınmak. Nakarat.