Pestled türkçesi Pestled nedir

  • Tokmak.
  • Dibek tokmağı.
  • Havanda dövmek.
  • Havan tokmağı.
  • Havan eli.
  • Havaneli.

Pestled ingilizcede ne demek, Pestled nerede nasıl kullanılır?

Pestle : Havan tokmağı. Havanda dövmek. Dibek tokmağı. Tokmak. Havaneli. Havan eli.

Pestles : Havanda dövmek. Havan tokmağı. Havan eli. Havaneli. Dibek tokmağı. Tokmak.

Pest control : Haşere ile mücadele. Haşere mücadelesi. Veba kontrolü. Zararlılarla mücadele. Tarımsal mücadele. Haşereyle mücadele. Böcek ilaçlama. Zirai mücadele.

Fowl pest : Veba (tavuk). Newcastle hastalığı. Kanatlı vebası.

Pseudo fowl pest : Newcastle hastalığı. Yalancı tavuk vebası.

Pest : Hayvan. Püsküllü bela. Pest. Canlı veya cansız maddeler üzerinde yaşayan ve besin maddelerinin üretimi, hazırlanması, depolanması veya tüketilmesi sırasında onların besin değeri ve kalitelerini azaltarak veya bozulmalarına sebep olarak etkisini gösteren her türlü böcek, kemirici, yabani ot, mantar, parazit vb. canlılara verilen ortak ad. Başbelası. Bitki mazarratlısı. Zararlı mantar. Rahatsız edici şey. Baş belası.

Pesterers : Askıntı. Asıntı.

Pesticide : Böcek kimyasalı. Böcek ilacı. Kemirgen. Pestisit. Zararlılarla savaşta kullanılan öldürücülerin genel adı. Bitki koruma ilacı. Haşere ilacı. Haşarat öldürücü. Bitki ve hayvanları zararlılardan korumak için mücadele amacıyla kullanılan kimyasal ilaçlar, böcek zehri.

 

Pesthouse : Lazaret. Fakir hastanesi. Cüzzam hastanesi. Karantina yeri.

Pestered : Bela olmak. Alabanda olmak. Sıkmak. Rahatsız etmek. Asıntı olmak. Musallat olmak. Balta olmak. Taciz etmek. Kancalamak. Rahat vermemek.

İngilizce Pestled Türkçe anlamı, Pestled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pestled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Effected : Gerçekleştirmek. Ulaşmak. Etkilenmiş. Etkisi olmak. Meydana getirmek. Etki etmek. Sonuca vardırmak.

Set : İnatçı. Kalkan. Dekor kurmak. Dediğim dedik. İç dekoru. Oturtmak. Belirli. Önce taslakta, sonra da makette hazırlanan dekoru sahne üzerinde gerçekleştirmek. Koyulaştırmak. Öbek.

Pounded : Dövülmüş. Topa tutmak. Çarpmak. Küt küt atmak. Ezmek. Yumruklamak. Vurmak. Ağıla kapamak. Dövmek.

Beetle : Tokaç. Böcek. Sarkmak. Çomak. Çakmak. Kanatlılardan herhangi bir böcek. Kakmak. Tokmaklamak. İri kara böcek.

Relocated : Taşınmak. Yeniden yerleştir. Yeniden yerleştirilmiş. Yeni yerine geçmek. Yerini değiştirmek. Taşımak.

Beetles : Birinci çift kanatları sert, boynuzsu, ikinci çift kanatları zarsı, ağız parçaları çiğneyici, tambaşkalaşma gösteren böcekler dizisi. (25.000 türü sayılmıştır. bitkiler ve ev eşyası için zararlı olanlardan başka, az sayıda, insanlarla hayvanların dış asalağı olarak yaşayanları da vardır. ayrıca kimi türleri, başka asalaklara, özellikle türlü solucanlara arakonakçı olarak önem taşırlar.). Çok hücrelilerden (metazoa), eklem bacaklılar (arthropoda) dalının, gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, böcekler (ınsecta) sınıfının, kanatlılar (pterygota) alt sınıfından, büyüklük, biçim ve renk bakımından oldukça fazla değişiklikler gösteren, orta göğüs bölütü büyük, ön kanatlar elitra denen kın biçimindeki kanat örtülerine değişmiş, bazen elitrasız, zar gibi art kanatları uçmayı sağlayan, çiğneyici tip ağız parçalan bulunan, gelişmelerinde tüm başkalaşım görülen türleri olan bir familya. altın böcek (cetonia aurata), uğur böceği (coccinella septempunctata), mayıs böceği (melolontha vulgaris), ateş böceği (lampyrus noctiluca), un böceği (tenebrio molitor), buğday böceği (calandra granaria), geyik böceği (lucanus cervus), mercimek böceği (bruchus lentis), su böceği (hydrophilus caraboides), girinus (gyrinus), klaviger (claviger), pislik böceği (ateuchus sacer) en iyi bilinen tür ve cinsleridir. Çomak. Şahmerdan. Kın kanatlılar. Tokaç. Böcek. Kınkanatlılar.

 

Decreed : Buyurmak. Emretmek. Hüküm vermek. Kararlı. Karara bağlamak. Kararı verilmiş.

Gavel : Tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu). Yargıç tokmağı. Duvarcı çekici. Senelik kira. Oturum başkanının tokmağı.

Beater : Çırpıcı. Döven. El mikseri. Çırpan şey. Dövücü. Vurucu. Mikser.

Pestled synonyms : nonnomadic, bully head, gavels, firm, gaveled, situated, preconcerted, pestles, ordained, pounds, pound, located, gaveling, knocker, knobs, established, hammer, built up, muller, based, appointed, deterministic, pestle, beaters, placed, prescribed, determined, accomplished, hammers, dictated, resettled, knob, brake.

Pestled zıt anlamlı kelimeler, Pestled kelime anlamı

Unsettled : Oturmamış. Yerleşmemiş. Değişken. Tedirgin edilmiş. Meskun olmayan. Huzursuz. İstikrarsız. Kararsız. Ödenmemiş. Askıda.