Effected türkçesi Effected nedir

Effected ingilizcede ne demek, Effected nerede nasıl kullanılır?

Effecter : Etkileyen. Etkileyen kimse veya şey. Faaliyete geçiren şey.

Effecters : Etkileyen. Faaliyete geçiren şey. Etkileyen kimse veya şey.

Effect clearance : Gümrük işlemleri yapmak.

Effect of fisher : Beklenen enflasyonun nominal faiz oranlarına birebir yansıması. Fisher etkisi.

Effect of growth : Büyüme etkisi.

Effect painfully : İçine işlemek.

Effect of strike to labour contract : İş yasası ve toplu iş sözleşmesi ile sınırları belirtilen işçi haklarının işbırakımı ya da işten çıkarma eylemleri devam ettiği sürece askıda kalması. İşbırakımının iş sözleşmesine etkisi.

Cause effect relationship : Neden sonuç ilişkisi.

Field effect transistor : Alan etki transistoru. Alan etki transistörü. Alan etki tranzistoru. Alan etkili transistör. Alan etkili transistor.

Cause and effect relation : Neden-sonuç ilişkisi. Neden sonuç ilişkisi. Bir başka şeyin sebebi olan bir şey arasındaki ilişki. Sebep sonuç ilişkisi.

İngilizce Effected Türkçe anlamı, Effected eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Effected ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Creates : Yetki vermek. Oluşturur. Oluşturmak. Atamak. Yapmak. Neden olmak. Yaratmak.

Infected : Lekelenmiş. İltihaplı. Enfekte. Bozulmuş. Hastalığa neden olan mikroplardan veya hastalıktan etkilenmiş. Kusurlanmış. Enfekte olmuş. Bulaşmış. Enfekte olan.

Have control over : Egemen olmak.

Carry weight with : Önem taşımak. Önemi olmak.

Compose : Eser yaratmak. Bestelemek. (aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek. Şiir yazmak. Sakinleştirmek. Yatıştırmak. Düzenlemek. Oluşturmak. Bileştirmek.

Bring on : İstenmedik bir işe yol açmak. Gelişmesine neden olmak. Geliştirmek. Tartışmak için ortaya bir konu getirmek. Gelişmesini hızlandırmak. Ortaya getirmek. Neden olmak. Sebep olmak.

Approaches : Görüşmek. Girişmek. Yanaşmak. Andırmak. Yaklaşmak. Varmak. Ele almak. Başvurmak. Girişler.

Arrive at : Yerine ulaşmak. Varmak. (bir yere) ulaşmak.

Bring into being : Oluşturmak. Vücuda getirmek. Yaratmak. Hayat vermek. Hayata geçirmek. Var etmek. Kurmak.

Effected synonyms : have influence upon, carry into effect, impaired, shaken, carry out, impressed, effectuate, actualise, work on, acted, obsessed, intrigued, effect, affect, bring forth, established, attains, consumed, accomplished, achieves, biased, approach, bottom, create, moved, touched, affects, affected, sway, do, actualizing, settled, attain.

Effected zıt anlamlı kelimeler, Effected kelime anlamı

Unsettled : Tedirgin. Yerleşmemiş. Henüz yerleşmemiş. Belirsiz. İstikrarsız. Değişken. Huzursuz. Tedirgin edilmiş. Meskun olmayan. Henüz yerleşilmemiş.