Creates türkçesi Creates nedir

Creates ile ilgili cümleler

English: Mystery creates wonder and wonder is the basis of man's desire to understand.
Turkish: Gizem merak yaratır ve merak, insanın anlama isteğinin temelidir.

English: Tom's job creates extreme stress.
Turkish: Tom'un işi aşırı stress yaratıyor.

English: Anyone who creates hassle should leave.
Turkish: Güçlük yaratan biri terk etmeli.

English: Passion creates suffering.
Turkish: Tutku acı yaratır.

English: Ignorance always creates fear.
Turkish: Cehalet her zaman korku oluşturur.

Creates ingilizcede ne demek, Creates nerede nasıl kullanılır?

Creates a directory : Dizin yaratır.

Creates form templates with data tracking : Verileri izlemek için form şablonları yaratır.

Procreates : Yaratmak. Üretmek. Çocuğu olmak. Üremek. Hayat vermek. Doğurmak. Döllemek. Prokreat.

Recreates : Yeniden yaratmak. Dinlendirmek. Eğlendirmek. Canlandırmak. Tazelemek. Eğlenmek.

Create a briefcase : Bir evrak çantası yarat.

Create a new drive named : Oluşturulacak sürücünün adı.

Create a copy : Kopya yarat. Kopya oluştur.

Create a new presentation using : Yeni sunu yarat.

Create a contrast : Karşıt düşünceleri savunan kişileri karşı karşıya getirip bir çatışma sağlamak. kahramanı daha iyi belirtebilmek için tam karşıtından yararlanmak. örn. schiller'in "haydutlar" ında karl ile franz moor. Karşıt düşünceleri savunan kişileri karşı karşıya getirip çatışma yoluyla gerilim sağlamak. 2-kahramanı daha iyi belirtebilmek için tam karşıtından yararlanmak. Karşıtlık kurmak.

 

Create a new document which lists : Bunları listeleyen yeni belge yarat.

İngilizce Creates Türkçe anlamı, Creates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Creates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conceives : Ortaya çıkarmak. Hamile kalmak. Gebe kalmak. Kurmak. Göz önünde bulundurmak. Kavramak. Anlamak. Aklı almak. Akıl erdirmek.

Form : Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni. Parmak ekzostozları. Bilgisayar, hukuk, fizik, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şekillendirmek. Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü. Bilgi belgesi. Dışa satım ya da dıştan alım işlemine başlanırken yasal örgütçe istenilen bilginin toplanması için doldurulan belirli biçimli basılı belge. Şekil vermek. Yazılı biçim. Kurmak.

Co opt : Seçmek. Üye olarak kabul etmek. Oybirliği ile seçmek.

Constitutes : Tevkil etmek. Seçmek. Tayin etmek. Yürürlüğe koymak. Kurmak. Teşkil etmek.

Authorise : Ruhsat vermek. Yetkilendirmek. Memur etmek. Yetkili kılmak. İzin vermek. Onaylamak. Salahiyet vermek.

Builds : İnşa etmek. Kurmak. İnşaatçılık yapmak. Güvenmek. Örmek. Bel bağlamak. Toplamak. Toplanmak. Kümelenmek.

 

Ascribe to : Belirli bir şeye bağlamak. Atfetmek. -e bağlamak. (çocukluğuna veya tecrübesizliğine vb) vermek. Yakıştırmak. Yormak. Belirli bir şeye atfetmek.

Compose : Şiir yazmak. Beste yapmak. Yazmak (müzik veya şiir). Birleştirmek. Bileştirmek. Toparlamak. Yazmak. Yatıştırmak.

Build : Örmek. Bina etmek. Bel bağlamak. Yapı. Toplamak. Geliştirmek. İnşaatçılık yapmak. Beden yapısı.

Generate : Doğurmak. Üretmek. Var etmek. Yol açmak. Çizmek. Yavrulamak. Dünyaya getirmek.

Creates synonyms : puncture, create by mental act, film make, create verbally, begotten, put forward, avouching, fire, authorize, reinvent, create, distil, begets, produce, tack, accounter, build up, accredit, concoct, accomplishes, chop, regenerate, accredits, conceive, scrape, authorizes, capacitate, spume, bring up, lay down, bring along, authorizing, cause.

Creates zıt anlamlı kelimeler, Creates kelime anlamı

Disassemble : Paraçalara ayırmak. Demonte etmek. Parçalara ayırmak. Parçaları birbirinden ayırmak. Sökmek. Kaldırmak. Parçalarına ayırmak. Ayırmak.

Refrain : Frenlemek. Kendini tutmak. Çekinmek. Kaçınmak. Nakarat. Alıkoymak. Geri durmak. Sakınmak.