Procreates türkçesi Procreates nedir

Procreates ingilizcede ne demek, Procreates nerede nasıl kullanılır?

Procreate : Üremek. Prokreat. Yaratmak. Doğurmak. Öndürmek. Çocuğu olmak. Döllemek. Hayat vermek. Üretmek.

Procreated : Prokreat. Çocuğu olmak. Döllemek. Doğurmak. Üremek. Yaratmak. Hayat vermek. Üretmek.

Procreating : Döllemek. Prokreat. Üretmek. Çocuğu olmak. Yaratmak. Doğurmak. Üremek. Hayat vermek.

Procreation : Üretme. Prokreasyon. Meydana getirme. Doğurma. Üreme. Dölleme.

Procreative : Verimli. Doğurgan. Yaratıcı. Üretken. Prokreatif.

Procreant : Doğuran. Meydana getiren. Verimli. Doğurgan.

Procreator : Yaratıcı. Üreten kimse. Doğuran kimse. Doğuran. Üreten.

Procreators : Yaratıcı. Doğuran. Üreten.

Procreative capacity : Yaratıcılık kapasitesi.

İngilizce Procreates Türkçe anlamı, Procreates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Procreates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Set : Değişmez. Kararlı. Dönem. Bir gökcisminin gözerimi altına inmesi eylemi. Küme. Olgunlaşmak. İç dekoru. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. Dikkat komutu. Tenis, atletizm, bilgisayar, fizik, uzay, voleybol alanlarında kullanılır.

 

Fructify : Meyve vermesini sağlamak. Verim sağlamak. Meyvesini vermek. Meyve vermek. Meyve tutmak. Meyvelenmek. Sonuç vermek.

Begets : Neden olmak. Babası olmak. Yol açmak.

Fertilises : Organik veya kimyasal maddeler ekleyerek toprağı zenginleştirmek (ayrıca fertilize). Bereketlendirmek. Verimli kılmak. Tohumlamak. Fertilize. Gübrelemek. Gebe bırakmak. Aşılamak. Hamile bırakmak.

Bring out : Görülmesini sağlamak. Piyasaya sürmek. Ortaya çıkarmak. Belli etmek. Yayımlamak. Cesaret vermek. Yapmak (yeni bir şeyi). Piyasaya yeni mal sürmek. Meydana çıkarmak. Öndürmek.

Brood : Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Kuluçka. Kara kara düşünmek. Kuş yavruları. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Damızlık. Derin derin düşünmek. Kuluçkaya yatmak. Tek bir doğum ya da bir grup yumurtadan çıkan yavru; ergin tarafından bakılan genç hayvan. inkübasyon.

Inseminate : Tohum ekmek.

Bring into the world : Dünyaya getirmek. Babası olmak.

Churn out : Bol miktarda öndürmek. Bolca üretmek. Seri üretim yapmak.

Begotten : Neden olmak. Babası olmak. Yol açmak. Baba olmuş.

Procreates synonyms : proliferates, grew, fabricates, proliferated, compose, bring forth, begetting, impregnating, fertilized, animate, reproduce, hatch, fecundate, bear, be reproduced, refreshed, refreshes, causes, grow, fecundating, inspirit, beget, caused, begot, proliferous, procreated, propagated, bring to life, increase, created, make, fertilising, conceive.