Petitions türkçesi Petitions nedir

Petitions ile ilgili cümleler

English: His favourite team doesn't win a lot of competitions.
Turkish: Onun gözde takımı yarışmaların çoğunu kazanmaz.

English: He won many competitions.
Turkish: Çok müsabaka kazandı.

English: She won many competitions.
Turkish: Birçok yarışma kazandı.

English: Tom has a closet full of trophies that he won at competitions.
Turkish: Tom'un yarışmalarda kazandığı kupalarla dolu bir dolabı var.

English: They won many competitions.
Turkish: Onlar birçok yarışma kazandı.

Petitions ingilizcede ne demek, Petitions nerede nasıl kullanılır?

Combined competitions : Yarışçıların, her birine katılmak zorunluğunda olduğu, birden çok atletizm dalında düzenlenen yarışlar. Birleşik yarışlar. Çoklu yarışmalar.

Competitions : Çekişme. Yarışma. Rekabet.

Repetitions : Kopya. Tekrarlama. Taklit. Yinelenme. Tekrar. Suret. Yinelemeler. Ezberden okuma.

Petition of appeal : Süre tutum dilekçesi. Temyiz dilekçesi.

Petition right : Yakınma hakkı. Şikayet hakkı. Dilekçe hakkı.

Had a petition signed : Resmi bir talep içeren belge üzerinde imza topladı. Dilekçe imzalattı.

File a petition : Dilekçe vermek. Mahkemeye dilekçe vermek.

Petitioning : Dilekçe vermek. Dava açma. Dilekçe verme. Rica etmek. İstirham etmek.

 

Petitioner : Ricada bulunan kimse. Müstedi. Müracaatçı. Dilekçi. Talip. Talep eden kimse. Dilekçe sahibi. Dilekçe veren. İstida veren. Ricada bulunan.

Petitioners : Dilekçe veren. Talip. Talep eden kimse. Müracaatçı. Dilekçe sahibi. Müstedi. Ricada bulunan kimse. Dilekçi. İstida veren. Ricada bulunan.

İngilizce Petitions Türkçe anlamı, Petitions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Petitions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Requirement : Uyulması gereken şart. İhtiyaç. Gereksinme. Gereksinim. İstek. Gerekim. Gereklilik. İcap.

Postulation : Koyutlama. Varsayma. Koyut.

Requesting : Rica etme.

Plea : İtiraz. Dava. Bahane. Özür. Müdafaa. Savu. Yalvarma. Savunma.

Application : Bir bulguyu yeni ürünler elde etmek için yapımda ve üretimde kullanarak gereken işlemleri yerine getirme. Bir araştırma tasarısı ya da bir izlencenin uygun yöntem ve yordamlar aracılığıyla alanda eyleme dönüştürülmesi. Başvuru formu. Uygulama. Dikkat. Müracaat. Bilgisayar, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Halkın, geleneksel yollarla edindiği ya da dış ülkelerden ödünç alarak benimsediği oluşumlarla doğrudan doğruya kendisinin uyguladığı işlemlerden her biri. bk. uygulamalı halkbilim, uygulamalı insanbilim.

Instance : Aşama. İstek. Kerte. Durum. Olay. Örnek. Kere. Misal. Dava.

Solicitation : Taciz etme. İstem. Israrla isteme. Fuhuşa teşvik. Davetkar konuşma. Suça teşvik. Suç işlemeye teşvik. Kışkırtma.

Entreaty : Üsteleme. Yalvarış. Yalvarma. Yakarış. Yakarı. Niyaz.

Imploring : Rica eden. Yalvaran.

 

Content : Mutlu. Hazır. Anlam yükü. Yığın iletişiminde kaynaktan alımcıya iletilen bilginin, iletinin taşıdığı duygu ve anlam yükü. Toplumsal olguların kurucu öğelerinin toplamı; bu olgulardaki gelişmelerle biçim değişikliklerinin belirleyici etkeni. İçerik. Doyurmak. Razı. Hoşnut etmek. Öz.

Petitions synonyms : letter of application, requisition, pleading, solicitor, requester, wishing, entreaties, applicant, petition, canvasser, desiderative, postulant, implorations, suppliant, market, adjurations, pleas, substance, request, adjuration, besieger, collection, supplicant, demand, wish, prayer, mand, message, intercessions, instances, obtestation, petitioned, desire.

Petitions zıt anlamlı kelimeler, Petitions kelime anlamı

Defendant : Müdafi. Müddeialeyh. Davalı. Zanlı. Maznun. Sanık.