Phosphatemia türkçesi Phosphatemia nedir

  • Fosfatemi.
  • Kanda aşırı fosfat bulunması.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Phosphatemia ingilizcede ne demek, Phosphatemia nerede nasıl kullanılır?

Hyperphosphatemia : Kanda fosfatın aşırı miktarda bulunması. Kanda fosfatın aşırı miktarda yükselmesi. Hiperfosfatemi.

Hypophosphatemia : Kanda fosfatların ileri derecede azalması. Hipofosfatemi. Kandaki fosfat seviyesinin normalin altında olması.

Phosphate coating : Fosfat örtü.

Phosphate rock : Doğada bulunan, flor içeriğinin yüksek olmasından dolayı rasyonlara sınırlı miktarlarda katılan veya 1100 oc’lik sıcaklıkta ısıyla muamele edildiğinde florsuz kaya fosfatı elde edilen fosforca zengin kaya, doğal fosfor kaynağı. Fosfat kayası. Fosfatlı kayaç.

Phosphate translocase : Mitokondri iç zarında bulunan, sitoplazmadaki h2po4 veya hpo4’ün mitokondri matriksine, buna karşılık oh- veya 2h+’nin matriksten sitoplazmaya geçmesini sağlayan taşıma sistemi. Fosfat translokaz.

Glycose 6 phosphate dehydrogenase : Glikoz-6-fosfat dehidrogenaz. Pentoz metabolik yolunun ilk reaksiyonunda glikoz-6-fosfat ve nadp’den 6-fosfoglukanolakton ve nadph+h+ oluşturan metabolik yolun düzenleyici enzimi.

High energy phosphate compound : Yüksek enerjili fosfat bileşiği. Standart koşullar altında hidrolize olduğunda atp’nin hidrolizindeki kadar serbest enerji veren fosfatlı bileşikler.

 

Iron phosphate coating : Demir-foslat örtü. Demir fosfat örtü.

Carbamoyl phosphate synthetase i : Karbamoil fosfat sentetaz ı. Amonyakla karbon dioksitten karbamoil fosfat oluşturan, üre üretiminde ve üre sentez hızının düzenlenmesinde görev alan mitokondri enzimi.

Low energy phosphate compound : Düşük enerjili fosfat bileşiği. Standart koşullar altında hidrolize olduğunda atp’nin hidrolizinden daha az serbest enerji veren fosfatlı bileşikler.

İngilizce Phosphatemia Türkçe anlamı, Phosphatemia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phosphatemia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abaxial : Abaksiyal. Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

 

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Salhane. Kesimevi.

Phosphatemia synonyms : a c syndrom, abdominal palpation, abdominal fat necrosis, a band, abdominal ovariectomy, a clay.