Phragmosome türkçesi Phragmosome nedir

  • Bitki hücrelerinde mitoz bölünme sırasında ekvator düzleminde fragmoplast teşekkülünden önce görülen ve daha sonra burada hücre plağının meydana geleceği sitoplazma diski.
  • Fragmozom.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Phragmosome ingilizcede ne demek, Phragmosome nerede nasıl kullanılır?

Phragmobasidium : Fragmobazidyum. Bazidyokarp içinde dört hücre oluşturan bölmeli bazidyum.

Phragmoplast : Bitki hücrelerinde mitoz bölünmenin telofaz evresinde iğ ipliklerinin meydana getirdiği ve hücre bölünmesinde rol oynayan ve bölünmeden sonra halka seklinde yayılan fıçı biçimindeki yapı. Bitki hücrelerinde mitoz bölünmenin telofaz safhasında iğ ipliklerinin meydana getirdiği ve hücre bölünmesinde hücre plağının teşekkülünde rol oynayan ve bölünmeden sonra halka şeklinde yayılan fıçı şeklindeki yapı. Fragmoplast.

İngilizce Phragmosome Türkçe anlamı, Phragmosome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phragmosome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Acacia : Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza.

 

Shell : Atom çekirdeğini kuşatan elektron içerikli katlardan her biri. Kik. Topa tutmak. Top ateşine tutmak. Kabuğunu çıkarmak. Top ateşiyle dövmek. Katman. Kabuk. Koçanından ayırmak (kurumuş mısır tanelerini). Bombalamak.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Phragmosome synonyms : phragmacone, a cell, abiotic factor, abambulacral area, a site, a protein, aardvark, abiotic environment.