Phrases türkçesi Phrases nedir

  • Sözcük grubu.
  • Melodinin bir bölümünü oluşturan kısa parça.
  • Cümle parçası.
  • Birkaç sözcükten oluşan ifade.
  • Deyiş.
  • İfade.
  • Anlatım tarzı.
  • Tabir.

Phrases ile ilgili cümleler

English: Ambiguous phrases often beget funny interpretations.
Turkish: Belirsiz ifadeler sık sık komik yorumlar yaratırlar.

English: His speech contained many fine phrases.
Turkish: Konuşması birçok güzel cümle içeriyordu.

English: Ambiguous phrases in general lead to amusing interpretations.
Turkish: Çok anlamlı sözcük grupları genelde komik çevirilere neden olur.

English: Could you teach me some French phrases that I might need?
Turkish: İhtiyacım olabilecek bazı Fransızca tabirleri bana öğretir misiniz?

English: I only know some words and phrases.
Turkish: Yalnızca birkaç kelime ve cümle biliyorum.

Phrases ingilizcede ne demek, Phrases nerede nasıl kullanılır?

Inverted phrases : Evrilmiş tümcecikler.

Catchphrases : Dikkatleri üzerine çeken ifade. Çok popüler olup dilin bir parçası haline gelen reklam sloganı. Dikkat çekici slogan. Meşhur laf veya söz. Herkesin dilindeki slogan.

Paraphrases : Şerh. Açımlama. Başka sözcüklerle açıklamak. Başka kelimelerle açıklamak. Yorumlamak. Değiştirerek yazmak. Yorum. Başka sözcüklerle anlatmak. Başka sözcüklerle anlatma. Açıklamak.

 

Periphrases : Dolaylı anlatım. Boş laf etme. Dolambaçlı söz. Dolaylı bir şekilde meramını anlatma. Laf kalabalığı. Dolambaçlı yoldan konuşma. Dolaylama. Gereksiz kelimeler kullanma. Dolambaçlı yol.

Rephrases : Başka bir şekilde ifade etmek.

Choice phrase : Mükemmel tabir.

Adverbial phrase : Zarf niteliğinde ifade. Zarf niteliğindeki ifade.

Noun phrase : Ad öbeği. (gramer) ad öbeği. Ad dizilimi. Tamlama. Fiil öznesi veya tümleci görevi olabilen sözcük öbeği.

Speed up phrase searching : Tümcecik aramayı hızlandır.

Phrase book : Dil kılavuzu. Sözcük grupları kitabı.

İngilizce Phrases Türkçe anlamı, Phrases eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phrases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dispersed phase : Kolloit sistemde, bir maddenin parçacıklarının bir ortam içinde süspansiyon biçiminde bulunması. Sürekli bir ortamda, asıltı büyüklüğünde dağılan özdeğin evresi. Dağıltı evresi. Dağılan faz. Dağınık faz. Biyoloji, kimya alanlarında kullanılır. Kolloit sistemde, bir maddenin parçacıklarının dağılma fazı denilen bir ortam içinde, süspansiyon halinde bulunması. Ayrık evre.

Connotation : Diğer anlam. Çağrışım. Yan anlam. Kelimenin asıl anlamı yanında, kullanıma bağlı olarak kazandığı yeni anlam(lar): baş kelimesinin asıl anlamı dışında «bir topluluğu yöneten kimse, lider», «bir şeyin başlangıcı (ay başı, yıl başı, satır başı)», «temel esas» (her işin başı sağlıktır), «bir şeyin uçlarından biri» (yolun iki başı, «tane, sayı» (iki baş sarımsak, üç baş inek, altı baş aile), «bir şeyin yakını veya çevresi» (ocak başı, havuz başı, mangal başı) vb. pek çok yan anlamı vardır. ayak, göz, parmak, boğaz, burun gibi organ adları da epey yan anlamlara sahiptir. türkçmiz bu bakımdan her yönü ile zengin bir özellik taşır. karşıtı asıl anlam’dır. Bir sözcüğün çağrıştırdığı şey. Konotasyon. Yananlam. İma.

 

Diction : Sözcük seçimi. Telaffuz. Güzel konuşma. Söyleyiş. Diksiyon. Sözcükleri kullanma şekli. Söyleyiş şekli. Söyleyim. Söz söylerken düşünceleri ve duyguları doğru, uygun bir biçimde anlatma sanatı. sesin uyumunu, söyleyişi, hareketi, mimiği ve alınması gereken tavırları yerinde ve güzel kullanarak sağlama sanatı.

Deposition : Tanıklık etme. Depozito verme. Bk. tortu, tortulaşma. Tortulaşma. Tahttan indirme. Emanet etme. Tanıklık. Hükümdarlıktan düşürmek. Yeminli ifade verme.

Bywords : Darbımesel. Dile düşmüş kimse. Adı çıkmış yer veya kimse. Atasözü. Özdeyiş. Simge. Sembol. Çok kullanılan bir deyim.

Idiom : Dil (bir gruba özgü). İdyom. Karakteristik stil. Deyim. Şive. Ağız. Lehçe.

Seedtime : Büyüme periyodu. Ekim sezonu. Ekim mevsimi. Ekin vakti. Yeni gelişim dönemi.

Evidence : Açıklamak. Açıklık. Kanıt. Tanıt. İspatlamak. Göstermek. Tanık. İz. Belirtmek. Şahit.

Idioms : Deyimler. Lehçe. Deyim. Şive.

Diplotene : Diploten. Mayoz bölünmenin profazında bivalent kromozomların uzunluğuna ayrıldığı safha.

Phrases synonyms : fertile period, menstrual phase, fertile phase, musth, anal stage, oral stage, phallic phase, phase of cell division, state of matter, period of time, genital stage, dispersing medium, dispersing phase, anal phase, genital phase, oral phase, latency phase, dispersed particles, time period, latency stage, enunciations, turn of phrase, diakinesis, zygotene, leptotene, style, byword, depositions, latency period, locution, phrased, parlance, safe period.

Phrases zıt anlamlı kelimeler, Phrases kelime anlamı

Misconstruction : Fena yorum. Hatalı yapım. Yanlış anlama. Yanlış yorum. Yanlış yorumlama.