Phylon türkçesi Phylon nedir

Phylon ingilizcede ne demek, Phylon nerede nasıl kullanılır?

Phylogenesis : Soy gelişmesi bilimi. Filojenez. Irkların kökenlerini ve oluşumunu inceleyen bilim. Tür'ün evrimi. Belli bir canlı grubunun ilk şeklinden bugünkü şekline kadar geçirdiği tarihsel aşama. Filogenez. Soyoluş. Türlerin zamanın seyri içinde geçirdiği evrim.

Phylogenetic : Filogenetik. Bir türün veya yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi. Bir türün ya da yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi.

Phylogenetic classification : Filogenetik sınıflandırma. Canlıların akrabalık derecelerine göre sınıflandırılması, filogenetik sınıflandırma. Filojenetik sınıflandırma. Doğal sınıflandırma.

Phylogenetic principle : Türoluşsal ilke. Soyoluşsal ilke.

Phylogeny : Soy oluş. Soyoluş. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Filogeni. Türoluş. Dil dizgesi tarihçesi. Bir türün tek bir ata soydan zaman içinde değişikliklere uğrayarak meydana gelmesi. Filogenez. Filojenez. Canlıların evrimi.

Cornea staphylomu : Kornea stafilomu. Keratektazi.

Avian staphylococcus aereus infection : Kanatlılarda staphyloccocus aereusenfeksiyonu. Kanatlılarda stafilokokkozis.

Alpha phylocinon : Alfa filokinon. K1 vitamini.

Posterior staphyloma : Optik disk üzerindeki değişimler nedeniyle, sklerada taşkınlığın oluşması. Posteriyör stafilom.

 

Phyloxera : Filoksera.

İngilizce Phylon Türkçe anlamı, Phylon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phylon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Racial : Irksal. Irkla ilgili.

Raced : Acele ile yapmak. Koşu. Yarış etmek. Yarıştırmak. Yarış. (makineyi) çok hızlı işletmek. Hızlı akmak. Hızlı çalışmak (motor). Yarışa sokmak.

Subspecies : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Varyete. Astür. Alt tür. Türlerin bir alt kısmı. Alttür. Altcins. Bir tür içinde bazı ayırıcı karakterler ile birbirinden ayrılan bireylerden oluşan topluluğu gösteren taksonomik bir terim. subspesyes. Alt-tür.

Breed : Yavrulamak. Sebep olmak. Nesil. Çiftleşmek. Üretmek. Büyütmek. Bir tür içinde ortak karakterlere sahip olan ve bu karakterlerini kalıtım yoluyla yavrularına geçiren hayvan grupları. Yetiştirmek.

Peoples : Ulus. Kabil. Kavim. Uluslar. Halk. Milletler. İskan etmek (bir yeri). Topluluk. İnsanları bir yere yerleştirmek. Kavimler.

Race : (makineyi) çok hızlı işletmek. Yarışmak. Atletizm, biyoloji alanlarında kullanılır. Yarış etmek. Bir tür içinde belirgin bir farklılık gösteren birey grubu; alt tür. Özel ya da doğal yerlerde, belli bir uzaklığa koşarak en kısa sürede ulaşmak için yapılan yarış türü. Hızlı çalışmak (motor). Alt tür. Yarışa sokmak. Koşmak.

Electromagnetic wave : Elektromanyetik dalga. Elektromagnetik dalga. Elektromanyetik spektrumun radyasyon dalgası.

Electromagnetic radiation : Herhangi bir kaynaktan herhangi bir ışın, dalga devinimi ya da taneciğin yayılması. bir elektrik yükünün ivmesinden doğan, elektrik ve mıknatıslı alanlarla ilgili erkenin dalgalarından oluşan ışınım; elektromıknatıs ışınım. Elektromanyetik yayım. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrikli mıknatıssal ışınım. Elektromanyetik ışıma. Uzayda dalga hareketi ile yayılan ve foton adı verilen enerji paketlerinden oluşan gama ve x ışınları, uv ışınları gibi radyasyonlar. Elektromanyetik yayılma. Herhangi bir tür elektromanyetik dalga (inişli çıkışlı ve manyetik alanlardan oluşan dalgalar). Elektromanyetik radyasyon. Işınım.

 

Indian ocean : Hint okyanusu.

Folk : İnsanlar. Folk. Halk müziği. Halk. İnanç. Ekinleri ortak olan bireylerin, kümelerin oluşturduğu nüfus. Aile. Kavim. Bir toplum içinde, ortak gelenek, görenek, davranış ve uygulamalardan oluşan bir kültürel düzende yaşayan insan topluluğu, bk. halk kültürü, halk yaşantısı, halk toplumu, halk katmanı, seçkin kültürü, krş. toplum, köy, boy.

Phylon synonyms : gauge boson, nonparticulate radiation.

Phylon ingilizce tanımı, definition of Phylon

Phylon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tribe.