Picker türkçesi Picker nedir

Picker ile ilgili cümleler

English: He is really a nitpicker.
Turkish: O gerçekten bir mızmız.

English: He seems like a nitpicker.
Turkish: O, her şeye kusur bulan biri gibi görünüyor.

English: Ali is a bit of a nitpicker.
Turkish: Ali biraz mızmızdır.

Picker ingilizcede ne demek, Picker nerede nasıl kullanılır?

Color picker : Renk seçimi.

Cotton picker : Pamuk toplayıcı. Pamuk toplayan makine veya kişi. Pamuk işçisi. Pamuk toplama makinesi.

Pickerel : İzmarit. Turnabalığı. Turna balığı.

Pickerels : İzmarit. Turnabalığı.

Pickering : İngiltere'de yerleşim yeri. Missouri eyaletinde yerleşim yeri.

Nitpicker : Ufak tefek kusurlara veya ayrıntılara saplantılı bir şekilde önem veren kimse. Kılı kırk yaran kimse. Her şeye kusur bulan. Önemsiz detaylara gereğinden fazla önem veren kimse. Ufak kusurlar arayan.

Ragpickers disease : Şarbon. Paçavracı hastalığı.

Picked ore : Toplama cevher. Tavuklanmış cevher. Tavuklanmış töz.

Picked : Seçilmiş. Toplanmış. Seçkin. Seçme.

Pickers : Seçici. Alıcı. Toplayıcı. Pamuk atma makinesi.

İngilizce Picker Türkçe anlamı, Picker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Picker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Selective : Seçimsel. Ayıran. Dikkatli. Selektif. Seçkili. Amaç. Seçimli. Seçmeli.

Collector : Tahsildar. Toplayan kimse. Kolektör. Kolleksiyoncu. Transistorda, yük taşıyıcıların araçtan ayrıldığı üşek. Fizik, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alımcı. Toplaç. Gerçek veya tüzel bir kişilik adına para toplamakla görevli kişi. Yardım toplayan kimse.

Accepters : Muhatap. Kabul eden. Akseptör.

Person : Birey. Tip. Vücut. Beden. Zat. İnsan. Kimse. Adam. Can. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır.

Somebody : Bazısı. Kimisi. Birisi. Biri. Bir kimse. Önemli kimse. Önemli birisi. Kimse. Şahsiyet.

Consignees : Emanetçi.

Elisor : Belli bir duruşmada diskalifiye edilmiş bir çalışanın yerine görev yapmak üzere bir mahkeme tarafından atanmış kimse. Jüri heyeti seçmekle görevlendirilen görevli. Seçen.

Clients : Bağımlı ülke. Müşteriler. Müvekkil. Hizmetten yararlananlar. Müşteri. Hasta.

Abnormal end : Olağandışı sonlanma.

Picker synonyms : fieldhand, adressee, camera, access control entry, condenser, chooser, integrator, someone, adder, discriminating, amasser, pickiest, consignee, acception, buyer, selecting, accent char, abstract syntax tree, picky, accepter, addressees, condensers, abort sequence, absolute loader, ac adapter, access key, accent bar, collecting, accumulative, amassers, buyers, soul, collectors.

Picker ingilizce tanımı, definition of Picker

Picker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who gathers. A pick. A thief. As, a cotton picker. A pickax. One who, or that which, picks, in any sense, - - as, one who uses a pick.