Pickerel türkçesi Pickerel nedir

Pickerel ingilizcede ne demek, Pickerel nerede nasıl kullanılır?

Pickerels : İzmarit. Turnabalığı.

Color picker : Renk seçimi.

Cotton picker : Pamuk işçisi. Pamuk toplayıcı. Pamuk toplama makinesi. Pamuk toplayan makine veya kişi.

Picker : Toplayıcı. Pamuk atma makinesi. Seçici. Alıcı.

Pickering : İngiltere'de yerleşim yeri. Missouri eyaletinde yerleşim yeri.

Cherrypicker : Bir insanın yerden yukarıda çalışmasına (elektrik hatlarındaki çalışmalar, ağaç budama, vb. gibi) olanak sağlamak için kaldırılabilen seyyar vinç. Meyve bahçelerinde meyve toplamak için kullanılan alet (sadece kiraz toplamak için değil). Kiraz toplayıcı.

Picked : Seçilmiş. Toplanmış. Seçkin. Seçme.

Pickers : Pamuk atma makinesi. Alıcı. Seçici. Toplayıcı.

Pickery : Hırsızlık. Ufak tefek ve değersiz şeylerin çalınması ile yapılan hırsızlık.

Ragpickers disease : Paçavracı hastalığı. Şarbon.

İngilizce Pickerel Türkçe anlamı, Pickerel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pickerel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cockerel : Yavru horoz. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, izmaritgiller (sparidae) familyasından, 15-20 cm kadar uzunlukta, akdeniz'de yaşayan, eti lezzetli bir tür.

 

Blotched picarel : Beyazgöz izmarit. Menekşe balığı. Melana. Beyazgöz balığı.

Pike : Balıklama atlama. Asfalt. Mızrak. Paralı yol. Zirve (ingiliz ingilizcesi). Geniş tenyaya ikinci arakonakçılık yapan ve tatlı sularda yaşayan, yırtıcı, eti yenir bir balık türü. Anayol.

Picarel : İstrangiloz. İstrongilos. İstrongiloz balığı. İzmarit balığı. Smirida.

End : Kalıntı. Taraf. Uç çekit. Bitmek. Erek. Kafa. Sona ermek. Sonuç. Uç.

Butted : Kafa atmak. Kıç. Süsmek. Uç uca birleştirmek. Karışmak. Tos vurmak. Popo. Toslamak. Uç uca gelmek.

Ends : Bitişi. Ölüm. Son. Uçlar. Akıbet. Sonu. Erek. Çıma. Taraf.

Pickerel synonyms : chain pike, redfin pickerel, esox americanus, barred pickerel, chain pickerel, esox niger, cigarette butt, cigarette end, dog end, luce, butt, garfishes, pill, pickerels, butts, pikes, fag end, ciggy.

Pickerel ingilizce tanımı, definition of Pickerel

Pickerel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A young or small pike.