Pikeman türkçesi Pikeman nedir

  • Mızraklı asker.
  • Paralı geçit görevlisi.
  • Kazma ile çalışan maden işçisi.
  • Kazma sallayan madenci.
  • Turnike görevlisi.

Pikeman ingilizcede ne demek, Pikeman nerede nasıl kullanılır?

Pikemen : Kazma sallayan madenci. Paralı geçit görevlisi. Turnike görevlisi. Mızraklı asker.

Pike perch : Levrek (uzun) (zooloji terimi). Uzunlevrek.

Gar pike : Zargana. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, uskumrumsugiller (scombresocidae) familyasından, 1 m kadar uzunlukta, sürüler halinde yaşayan, bütün denizlere yayılmış bir balık türü.

Saury pike : Uskumru turnası. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, uskumrumsugiller (scombresocidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta, sırtı mavi yeşil, karnı beyaz, su dışına sıçrayabilen, kuzey avrupa denizlerinde yaşayan bir tür.

Sea pike : Avrupa barlam balığı. Zargana. (zooloji) turna balığı.

Pike : Turna balığı. Balıklama atlama. Kargı. Anayol. Mızrak. Geniş tenyaya ikinci arakonakçılık yapan ve tatlı sularda yaşayan, yırtıcı, eti yenir bir balık türü. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, turna balığıgiller (esocidae) familyasından, 40-100 cm kadar uzunlukta, çok yırtıcı, yumurtalarından havyar yapılan, eti yenen bir tür. Kuru ot yığını. Zirve.

Pikes : Kuru ot yığını. Zirve (ingiliz ingilizcesi). Turnabalığı. Mızrak. Anayol. Zirve. Asfalt. Kargı. Kazma.

 

Marlinespike : Kavilya. Kavela. Tel açmak için kullanılan demir çubuk.

Pikers : Dönek. Kahpe. İhtiyatla oynayan kumarbaz. Kalleş. Cimri. Eli sıkı kimse. Cimri veya pinti tip.

Pikelet : Bir tür pide.

İngilizce Pikeman Türkçe anlamı, Pikeman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pikeman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Center : Ortalamak (merkezlemek). Kemer inşaat desteği. Merkez almak. Merkezde toplamak. Bkz.centre. Ilımlı kimse. Odak. Ortaya yerleştirmek. Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler.

Tackle : Mücadele etmek. Çaresine bakmak. Becermek. Avadanlık. Marke etmek. Ele almak (bir problemi). Koyulmak. Uğraşmak. Topu ayağından almak. Topu kapmak.

Guard : Korunmak. Muhafız. Bekçi kalmak. Koruyucu. Nöbetçi. Koruyucu nesne. Koruma görevlisi. Gümrüğün kolluk işleri ile görevli olan kişi. a. bk. gümrük koruma memuru. Dışsatım veya transit işlemlerinde eşyanın araca yüklenmesi ve araçtan boşaltılmasında gözetimci olarak görev yapan kişi. eski dil hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse. Denetim altına almak.

Position : Hal. Yer. Rütbe. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Statü. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Durum. Fikir. Yerini belirlemek. Sav.

Snapper : Kapan. Büyük kaplumbağa. Kapan kaplumbağa. İş denetmeni. Kapanlevrek. Çoğunlukla pasifik ve atlantik kıyı sularında rastlanan bir deniz balığı türü. İşyeri gözetmeni (argo terim).

 

End : Uç çekit. Son bulmak. Son çekit. İzmarit. Kalıntı. Son. Ölüm. Bitiş çekidi. Erek. Sona ermek.

Linemen : Görevi demiryolu raylarını denetlemek olan işçi. Hatçı. Hat işçisi. Telefon ve elektrik taşıyan hatları döşemek ve onarmakla görevli kişi. Hat bakımcısı. Hat teknisyeni. Çizgi hakemi. Yan hakemi. Yan hakem. Hat bekçisi.

Football player : Futbolcu.

Footballer : Futbolcu. Topçu.

Pikeman synonyms : pikemen.

Pikeman ingilizce tanımı, definition of Pikeman

Pikeman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A soldier armed with a pike.