Pillion türkçesi Pillion nedir

  • Hafif eyer.
  • Sele.
  • Terki.
  • Arka oturak.
  • Hafif eyer (kadınlar için).

Pillion ingilizcede ne demek, Pillion nerede nasıl kullanılır?

Ride pillion : Terkiye binmek. Terkide gitmek.

Pillions : Terki. Hafif eyer. Arka oturak. Sele. Hafif eyer (kadınlar için).

Pilling : Aleyhte oy vermek. Hap verme. Hap yapma. Kumaşta kabarma. Tüylenme (kumaşın vb.). Tüylenme. Boncuklanma. Boncuklama.

Capilli : Saç, kıl. Kapili.

Capillitium : Kapilityum. Mantarlarda, sporangiyum içinde, sporlar arasında bulunan verimsiz iplikler.

A bitter pill to swallow : Acı reçete. Kişinin kabullenmesi gereken kötü olay.

Papillitis : Görme sinirinin retinaya girdiği yerin ödemli yangısı. Papilit. Papillit. Papillitis.

Bitter pill to swallow : Acı reçete. Kötü haber. Yenilir yutulur olmayan. Kabul edilmesi veya uyuşulması zor olan. Yutmaya acı olan ilaç.

Spillikins : Mikado kemikleri. Mikado çöpleri.

Pediculosis capillitii : Pedikulozis kapitis. Başta görülen bit enfestasyonu.

İngilizce Pillion Türkçe anlamı, Pillion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pillion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bin : Küçük depo. Yer. Çöp kovası. Sepet. Ambar. Ambarlamak. Özellikle kurgu çalışmaları sırasında gereksiz film parçalarının içine konulduğu, kenarları ve içi bez kaplı sepet. bakımlık ya da göstericideki bir filmin, alıcı makara kullanılmadığı vakit bir yerde toplanması için kullanılan aynı çeşit kap. Çöpe atmak. Çöp kutusu.

 

Seat : Yuvasına oturtmak. Yerine oturtmak. Oturacak yer. Merkez. Sinema salonundaki oturulacak yerlerden her biri. Oturağını tamir etmek. Oturtmak. Almak (salon). Kıçını tamir etmek (pantolon). Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm.

Rear seat : Arka koltuk.

Wicker basket : Hasır sepet. Sepet.

Basket : Sayı. Balon sepeti. Sepet. Küfe. Çember (basketbol). Basketbol çemberi. Zembil. Pota. İnce kamış, söğüt dalı, hayıt, tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan, balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan, içine çekici yem konan, balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar.

Saddle : Yatak kovanı. Semer vurmak. Eyer vurmak. Eyer. Semer. Yüklemek. Sırtına yüklemek. Eyerlemek.

Pillion synonyms : pillions.

Pillion ingilizce tanımı, definition of Pillion

Pillion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., a pad or cushion put on behind a man`s saddle, on which a woman may ride. The under pad or cushion of saddle. A panel or cushion saddle.