Sele nedir, Sele ne demek

Sele; bir spor terimidir. kökeni arapça, fransızca dillerine dayanır.

"Sele" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İş önlükleri bağlandı, sele denilen hasır sepetlerle tarlaya dalındı." - O. Kemal

Yerel Türkçe anlamı:

Yufka ekmeği ya da yıkanmış giysi koymaya yarayan yayvan, geniş, kulpsuz sepet.

Başparmakla işaret parmağı arasındaki uzaklık (el açık durumdayken).

Söğüt dallarından örülen küçük, kulpsuz sepet.

1.Kulpsuz, yayvan çamaşır sepeti. 2.Kulplu sepet. 3.Ekmek sepeti. 4.Kaşık konan küçük sepet. 5.Hasırdan örülmüş düz tabla. 6.Küfe. 7.Arı kovanı.

Kulpsuz sepet

Büyük iki kulplu sepet.

Yayvan sepet; çamaşır sepeti. || çamaşır selesi

Ağ, file.

El gergin durumdayken başparmakla işaretparmağı arasındaki uzaklık.

Harç, çamur taşımaya yarayan dört saplı araç, teskere

Ekmek sepeti.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Küçük sepet. (Boyalı *Güdül -Ankara)

Sergi yerine üzüm taşımakta kullanılan örme sepet. (*Kemalpaşa -İzmir) [selek -1] : (Karaköy *Bozüyük -Bilecik)

Yıkanmış buğdayın suyunu çekmesini sağlamak amacıyla kullanılan, çubuk ya da pedaldan yapılma örgü sepet. (Büyükdivan -Çorum)

Yapı işlerinde taş taşımak için kullanılan işçilerin taşıdığı araç. (Adalıkuyu *Bozüyük -Bilecik)

 

Kulpsuz, yayvan örgü sepet. (Miri *Fatsa -Ordu; Bölükbaşı *Selim -Kars)

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: sere]

Büyük sepet.

Bilimsel terim anlamı:

Çiftekerin oturulacak yeri. Yol, yarışlık, erkek, kadın, çocuk ve gezi için ayrı nitelikte, değişiklik ölçü ve biçimde türleri vardır.

İngilizce'de Sele ne demek? Sele ingilizcesi nedir?:

bin

Fransızca'da Sele ne demek?:

selle

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Ankara şehri, Çubuk ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Sele hakkında bilgiler

Sele (Lat.: Sella = Eyer) bisikletle insan arasındaki 3 temas noktasından birisidir. Diğer temas noktaları gidon ve pedallardır. Bisiklet selesi genellikle bir sele borusuna takılır. Selenin yüksekliği, sele borusunun bisiklet gövdesinden içeri sokulması ya da dışarı çıkarılmasıyla ayarlanabilir.

Seleler, sele borusuna altlarında bulunan raylar vasıtasıyla tutturulurlar. Standart pek çok selede bu borular krom-molibden alaşımlı çelikten üretilirler. Çelik raylı selelerin yanında hafifliklerine göre alüminyum ve titanyum raylı seleler de vardır. Bunların dışında estetik amaçlarla üretilen bakır raylı seleler de vardır.

Bisiklet selelerinin ilk yıllarında bir sele sadece sığır derisi ile üretilebilirdi. Bir postun en kaliteli ve kalın kısmından üretilen seleler hem kullanıcısının vücut şekline göre biçim alarak konfor sağlardı hem de doğal gözenekleriyle nefes alarak sıcaklığın ayarlanmasına katkıda bulunurlardı. Deri seleler darbelere de daha dayanıklıdırlar. 1970'li yıllarda ABD'deki bisiklet patlaması esnasında ucuzluk arayışına giden şirketler sele üretimine plastik ve diğer sentetik maddeleri soktular. Plastikten üretilen seleler, deriye göre çok daha ucuza malolmakta ve yeni bir plastik sele, yeni bir deri seleye göre ilk başlarda görece rahatlık sağlamaktaydı. Plastik selelerin dayanıksız olmaları ve bakteri oluşumuna engel olamamaları sebebiyle seleler bisikletin en sık değiştirilen parçaları arasındadır.

 

Üretim maddesine göre seleler 3'e ayrılırlar.

Sele ile ilgili Cümleler

  • 2009'da, Selena Gomez Amerika Birleşik Devletlerinde Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu Elçiliğine seçilen en genç kişi oldu.
  • Selena Gomez, Meksika ve İtalya kökenlidir.
  • Onun alt yapısı onun selefininki ile paralellik göstermektedir.
  • Selefini suçla.
  • Selena Gomez'in ikinci albümü Billboard Magazine'in top iki yüz albüm tablosunda dört numaraya yerleşti.
  • Selene ay tanrıçasıdır.
  • Lütfen ailene selem söyle.
  • Selefimin politikasını izlemeye niyetliyim.
  • Şarkıcı ve aktris Selena Gomez mesleğine yedi yaşındayken çocukların ulusal televizyon gösterisi "Barney and Friends"'te başladı.

Sele kısaca anlamı, tanımı:

Bisiklet : Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit. Bu araçla yapılmış olan bir spor türü.

Sele zeytini : Az tuzla hazırlanan bir çeşit zeytin.

Sele gitmek : Gereksiz yere telef olmak. sele kapılmak.

Sele kapılmak : Selle sürüklenip gitmek.

Selef : Bir görevde, bir makamda kendinden önce bulunmuş olan kimse, öncel, halef karşıtı.

Selek : Cömert.

Seleklik : Selek olma durumu.

Seleksiyon : Ayıklanma. Seçme.

Selektör : Tahılı yabancı maddelerden ayırmak için kullanılan aygıt. Taşıtlarda farların uzun ve kısa uzaklıkta yanmasını sağlayan araç.

Selen : Ses, haber, bilgi.

Selendi : Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

Selenyum : Atom numarası 34, yoğunluğu 4,8 olan, 217 °C'de eriyen, ısı ve elektriği ileten, genellikle telsiz telefon, televizyon yapımında kullanılan bir element (simgesi Se).

Eli selek : Eli açık, cömert (kimse).

Halef selef : Biri ötekinin makamını alan.

Halef selef olmak : Biri ötekinin makamını almak, yerine geçmek.

Yayvan : Eni boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş.

Genişçe : Bol bol. Uzun uzun. Biraz geniş.

Sepet : Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. Sazdan örülmüş balık kapanı. Bu kabın aldığı ölçüde. Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm.

Eyer : Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Temas : Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet. Değme, dokunma, dokunuş, değinti. Dokunma. Değinme, sözünü etme, bahsetme. Gidip gelme, ulaşım, bağlantı.

Nokta : Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Sınır, derece, radde. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Orta nokta. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Nöbetçi bulunan yer. Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).

Sere : Açık duran başparmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık, sele.

Sele altı çantası : Sele ya da yatay borunun altına asılan çanta.

Sele bağlantısı : Çatıda, arka dikey borunun üstünde ve selenin altındaki bağlantılar.

Sele çantası : Selenin arkasına asılan anahtar çantası.

Sele metal ucu : Selenin metalden yapılmış ucu. Çiftekerin ölçü ve ayarında temel noktalardan biridir.

Sele mili : Selenin altındaki mil.

Sele sapı : Selenin altındaki boru.

Sele selpe : Açık saçık, çekinmeden, serbestçe, sere serpe.

Sele sepe : Açık saçık, çekinmeden, serbestçe, sere serpe.

Sele sepir : Darmadağınık, karışık.

Sele serpe : 1.Açık saçık, çekinmeden, serbestçe, sere serpe. 2.Geniş, rahat, iç açıcı. 3.Gelişigüzel, rastgele. Açık saçık, çekinmeden, sorumsuzca.

Diğer dillerde Sele anlamı nedir?

İngilizce'de Sele ne demek? : [Sele] v. saddle; seal, stamp

n. flood, flooding, inundation, torrent, stream, deluge, cataract, spate

n. wicker basket, saddle, pillion seat, pillion

Fransızca'da Sele : corbeille [le]; panier [le]

Almanca'da Sele : Korb; (bisiklet) Sattel

Rusça'da Sele : n. корзина (F), корзинка (F), пядь (F)