Pilot nedir, Pilot ne demek

Pilot; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Pilot" ile ilgili cümleler

  • "Yüz milyon lira sermayeli bir pilot şirket kuruldu."

Pilot hakkında bilgiler

Pilot, hususî veya profesyonel olarak bir hava taşıtını kullanan, sevk ve idare eden kişi. Sivil veya askerî havacılık sektörlerinde çalışırlar veya hobi olarak uçuş gerçekleştirirler.

Askerî pilotlar, çoğunlukla bağlı oldukları kuvvet tarafından eğitilir. Sivil pilotlar aldıkları eğitime göre hususi pilot lisansı (PPL), ticari pilot lisansı (CPL) veya havayolu nakliye pilotu lisansı (ATPL) sahibi olabilir. ATPL lisansı en kapsamlı ticarî lisans olup diğer lisansları da kapsar. Bir pilot kendi ülkesinde aldığı lisans ve derecelendirmeleri bağlı olduğu havacılık otoritelerinin izin verdiği ülkelerde kullanabilir.

Pilot ile ilgili Cümleler

  • Pilot uçağı uçurdu.
  • Ali iyi bir pilot.
  • Ali bir pilot olma hayalinden vazgeçti.
  • Pilot manzarayı detaylı olarak açıkladı.
  • Pilot olmaya karar verdi.
  • Hava kuvvetleri bir pilot olması için onu eğitti.
  • Bu her pilotun en kötü kabusudur.
  • Pilot, kontrol kulesi ile olan iletişimi onarmaya çalışıyor.
  • Pilot uçağı güvenle indirdi.
  • Hiç bayan pilot biliyor musun?
  • Pilot otuz yaşında.
  • Neil Armstrong astronot olmak için seçildiğinde deneme pilotuydu.
  • Pilot sadece yirmi altı yaşında.
  • Robert her zaman bir pilot olmayı hayal etti.
 

Pilot kısaca anlamı, tanımı:

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Müzik parçalarında tür. Keyif, âlem. Çekicilik. Esinti. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Tarz, üslup. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Gökyüzü. Çevreyi kuşatan boşluk. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz).

Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.

Pilot bölge : Tarım, tıp, endüstri, eğitim gibi herhangi bir alanda bir çalışmanın denendiği veya uygulandığı bölge.

Pilot kabini : Uçakların ön tarafında pilot ile uçuş teknisyeninin bulunduğu, uçağın yönetildiği özel bölüm, pilot köşkü, kokpit.

Pilot köşkü : Pilot kabini.

Kaptan pilot : Uçakta sorumlu ve en yetkili pilot.

Uzay pilotu : Uzay araçlarını kullanan pilot.

Pilotaj : Bir hava taşıtını yönetme.

Pilotluk : Pilotun görevi.

Kullanmak : İşletmek, değerlendirmek. Bir şeyin gereklerini yerine getirmek. Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek. Amacına ulaşmak için birinden veya bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek. Harcamak, sarf etmek. Kelimeyi yazmak, söylemek. Giymek, takmak. Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak. Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak. Araç veya aleti işletmek, yönetmek.

 

Yönetmek : Birinin bir konudaki etkinliğine, çalışmasına yön vermek, birini yönlendirmek. Bir kurum veya kuruluşun yasalara, kurallara ve belli şartlara uygun biçimde işlemesini sağlamak, idare etmek, tedvir etmek. Program ve oyunların yapımını, gerçekleşmesini sağlamak.

Görevli : Resmî görevi olan kimse, memur. Görevi olan, vazifeli.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Otomobil : Motorlu, dört tekerlekli kara taşıtı.

Yarış : Yarışma. Yarışma, rekabet.

Aracı : İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Ara bulucu.

Husus : Özellik, yön. Konu, madde.

Deneme : Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan. Denemek işi, sınama. Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düzyazı türü.

Pilot tesis : Yeni bir süreci denemek amacıyla gerçek işletme ölçülerinden küçük boyutta kurulmuş üretim yeri.

Pilot uygulama : Alınacak sonuçlara göre öteki birimler veya bölgelerde uygulamaya geçilmesi amacıyla yeni bir üretim süreci, kalkınma projesi veya iktisadi ve mali uygulamaların önce belli bir tesis, fabrika veya bölgede denenmesi.

Pilot üretim : Bir üretim alanında yeni piyasaya sürülecek bir mal veya hizmetin, kalitesinde, maliyetinde ve isteminde ortaya çıkabilecek aksaklıkların önceden belirlenebilmesi için yapılan deneme amaçlı üretim.

Diğer dillerde Pilot anlamı nedir?

İngilizce'de Pilot ne demek? : n. one who flies an aircraft; navigator; person who guides a vessel into or out of a harbor through difficult waters; trial episode on T.V.; something produced as an experiment before broader introduction; guide, leader

v. fly a plane; navigate, steer; lead, guide, direct

adj. experimental, comprising a test; tentative, empirical

Fransızca'da Pilot : pilote [le], aviateur/trice [le][la], navigateur [le]

Almanca'da Pilot : n. Flieger, Flugkapitän, Lenker, Pilot

Rusça'da Pilot : n. летчик (M), пилот (M), авиатор (M)