Pilotage türkçesi Pilotage nedir

Pilotage ingilizcede ne demek, Pilotage nerede nasıl kullanılır?

Pilotage chart : Seyrüsefer haritası.

Pilotages : Kılavuzluk. Pilotluk. Pilotaj. Kılavuz ücreti. Kılavuzluk ücreti. Yol gösterme.

Pilot balloon : Pilot balonu. Sondaj balonu. Pilot balon. Kılavuz balonu. Deney balonu. Kılavuz balon.

Pilot boat : Kılavuz tekne. Kılavuz gemisi. Kılavuz motoru. Kılavuz gemi.

Pilot burner : Ateşleme yakıcısı. Kontrol alevi. Ateşleme brülörü. Pilot alev. Kılavuz bek. Pilot yakıcı.

Pilot commentary : Kılavuz açıklama. Açıklamanın ses kuşağına alınmasına yardımcı olması için, filmin gösterilişi sırasında çekim çekim yapılan anlatım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Pilot production : Pilot üretim. Bir üretim alanında yeni piyasaya sürülecek bir mal veya hizmetin, kalitesinde, maliyetinde ve isteminde ortaya çıkabilecek aksaklıkların önceden belirlenebilmesi için yapılan deneme amaçlı üretim.

Pilot heading : Deneme galerisi. Pilot galeri. Kılavuz galeri. Kılavuz galerisi.

Pilot lamp : Kontrol lambası. Kılavuz lamba. Pilot lamba. Pilot lambası.

Pilot film : Deneme filmi.

İngilizce Pilotage Türkçe anlamı, Pilotage eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Pilotage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aviating : Uçak kullanma. Uçak kullanmak. Pilotluk yapmak.

Dead reckoning : Parakete hesabı. Hesabi seyrüsefer. Parekete hesabı. Konum tahmini. Başkaca gözlemlerin mümkün olmadığı durumlarda bir geminin konumunu pusulayla hesaplama yöntemi. Kaba kompas hesabı. Parakete ile seyrüsefer hesabı. Parakete rota hesabı. Gözü kapalı tahmin.

Instrument flying : Aletli uçuş. Kör uçuş.

Flyings : Payanda. Tayyarecilik. Uçma. Tayeran. Uçuş. Uçan. Artistik jimnastik. Break dans gibi enerjik ve ritmik tarz tekniklerinin bir arada olduğu sözsüz tiyatro oyunu. Amigo.

Flying : Tayyarecilik. Havacılık. Uçurma. Break dans gibi enerjik ve ritmik tarz tekniklerinin bir arada olduğu sözsüz tiyatro oyunu. Dalgalanan. Savrulan. Tayeran. Kısa süreli. Uçuş. Payanda.

Trade : İş yapmak. Alım satım yapmak. Almak. Satmak. Ticaret yapmak. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Alışveriş. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Alışveriş yapmak.

Leading : Kılavuzluk eden. Temel. Kurşun çerçeve. Öncülük eden. Başlıca. Yol gösteren. Yöneten. Rehberlik.

Direction : Mizansen. Yön. Emir. Cihet. Kontrol. Yönetim. Yönerge. Alıcı adresi. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Yönetme.

 

Guiding : Yönetme. Temel. Gütme. Ana. Rehberlik. Esas. Yol gösteren. Kılavuzluk etme. Güdücü.

Astronavigation : Uzay gemisi kullanma. Gökyüzü cisimlerinin konumuna göre gemi veya uçak kullanma. Uzay seyrüseferi. Uzayda gök cisimleri arasındaki gemi yolculuğu.

Pilotage synonyms : guidage, celestial navigation, craft, pilotages, directing, leadings, guidances, guidings, avigation, pilotings, navigation, steering, piloting, guidance.

Pilotage ingilizce tanımı, definition of Pilotage

Pilotage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The pilot`s skill or knowledge, as of coasts, rocks, bars, and channels.