Pinger nedir, Pinger ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Fol.

Pinger hakkında bilgiler

Pinger balıkçılıkta liman yunusugiller gibi küçük balinaları ağlardan uzak tutmak için kullanılan bir akustik sinyal verici. Balinalar sık sık balık ağlarına takılır ve nefes almak için su yüzüne ulaşamayınca boğulup ölürler. Pinger ile bu önleyebilir. Bu aletlerin olumsuz olarak değerlendirilen tarafı, insanların denizlerde zaten durmadan ürettikleri sinyal seslerin böylece daha da fazlalaşması ve balinaların zamanla bu sinyal sesine alışmalarıdır. Farklı alet tipleri denenmekte. Balinaların alışmasını önlemek için sürekli sesini değiştiren sinyal veya sırf balinalar yaklaşınca çalışmaya başlayan interaktif sinyal denenmektedir.

Pinger tanımı, anlamı

Liman yunusugiller : Memeliler (Mammalia) sınıfından, dünyanın her tarafında yaygın olan, dişleri kaşık şeklinde, balıklarla beslenen türleri içine alan bir familya. Memeliler (Mammalia) sınıfından, dünyanın her tarafında yaygın olan, dişleri kaşık biçiminde, balıklarla beslenen türleri içine alan bir familya

Fazlalaşma : Çoğalma.

Nefes alma : Soluk alma.

Balıkçılık : Balıkçının yaptığı iş.

İnteraktif : Etkileşimli.

Balinalar : Örnek hayvanı balina olan, kutup denizlerinde yaşayan memeli hayvanlar familyası.

 

Denenmek : Deneme işine konu olmak.

Durmadan : Ara vermeden, kesintisiz, sürekli.

Balıkçıl : Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea). Balıkla beslenen, balık yiyen.

Denizler : Bursa ilinde, Keles ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli şehri, Çal ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun kenti, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Denenme : Denenmek işi.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Sık sık : Az aralıklarla. Arası çok geçmeden, az aralıkla, sık olarak, sıkça.

Olumsuz : Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.

Akustik : Yankı bilimi. Yankılanım.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Önlemek : Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek.

Balıkçı : Balık tutan ya da satan kimse.

Böylece : Tam böyle, bu biçimde. En sonunda, böylelikle.

Diğer dillerde Pinealosit anlamı nedir?

İngilizce'de Pinealosit ne demek ? : endocrinocytus pinealis