Play therapy türkçesi Play therapy nedir

  • Oyunla tedavi.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Duygusal bakımdan tedirgin çocukların içe itilmiş isteklerini, bilinçaltı korku ve yılgılarını öğrenmek, özel biçimde hazırlanmış gereçlerle onların davranım bozukluklarını gidermek için başvurulan bir yöntem.
  • Oyun tedavisi.
  • Oyunla iyileştirme.
  • Oyun terapisi.

Play therapy ingilizcede ne demek, Play therapy nerede nasıl kullanılır?

Play : Sahne yapıtı. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Oyun. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Piyes. Rol almak. Canlandırmak (tiyatro terimi). Oynaşmak. Sözsüz ve müzikli ya da müziksiz (raks, pandomim ve benzeri), sözlü ve müzikli (tiyatro, opera, operet ve benzeri) olup sahnelerde oynanabilen ürünler. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi.

Therapy : İyileştirme. Tedavi. Hastayı iyileştirme, sağaltım, terapi. Terapi. Sağaltım. Sağıltım.

Play a part : Rol oynamak. Rol yapmak. Payı olmak. Katılmak. Bir rolü oynamak. Rol almak. Yer almak.

Play a role : Rol yapmak. Payı olmak. Rol oynamak.

Play a script : Betiğin çalıştırılması.

 

Play act : Numara yapmak. Rol yapmak.

İngilizce Play therapy Türkçe anlamı, Play therapy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Play therapy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy : Yüksekokul. Medrese. Bilim adamları topluluğu. Akademi. Yüksek okul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Okul.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi.

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi. Renk körlüğü.

Achievement tests : Başarı testleri. Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler.

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

 

Academic year : Akademik yıl. Ders yılı. Öğretim yılı. Eğitim öğretim yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre.

Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.

Play therapy synonyms : abnormal child, academy of economic and commercial sciences, active school, abulia, accustoming, achievement age.