Therapy türkçesi Therapy nedir
- Sağıltım.
- Terapi.
- İyileştirme.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Hastayı iyileştirme, sağaltım, terapi.
- Sağaltım.
- Tedavi.
Therapy ile ilgili cümleler
English: As a practitioner of craniosacral therapy, Ali is often denounced as a charlatan.
Turkish: Ali bir bedensel denge terapisi uygulayıcısı olarak, sık sık şarlatanlıkla suçlandı.
English: Will the therapy cause me any pain?
Turkish: Terapi benim herhangi bir acı çekmeme sebep olacak mı?
English: Maybe therapy would help.
Turkish: Belki terapi yardımcı olacaktı.
English: Cookie is a therapy dog.
Turkish: Cookie bir tedavi köpeğidir.
English: I've been in therapy since I was thirteen.
Turkish: On üç yaşından beri terapideyim.
Therapy ingilizcede ne demek, Therapy nerede nasıl kullanılır?
Active therapy : Aktif terapi.
Acupuncture therapy : Akupunktur tedavisi.
Behavior therapy : Davranış terapisi. Davranış tedavisi.
Behavioral therapy : Görüşülen ya da sorunları olan kişide davranış değişikliği yaratmayı amaçlayan sağaltıcı görüşme yordamı. Davranış tedavisi. Davranış sağaltımı.
Behaviour therapy : Davranış terapisi. Davranış tedavisi.
Client centered therapy : Danışan odaklı terapi. Danışan merkezli terapi. Müşteri merkezli terapi.
Cold therapy : Soğuk tedavisi. Soğuk hava tedavisi. Hastalığı soğukla tedavi etme, soğuk hava tedavisi, psikroterapi.
Conservative therapy : Konservatif tedavi. Koruyucu tedavi.
Dance therapy : Dans terapisi. Fiziksel veya ruhsal rahatsızlığı dans ile tedavi etmek.
Direct therapy : Bizzat hastalık veya hastalık etkenlerine etkili olan tedavi yöntemi. uyuzda insektisit kullanılmasında veya operasyonlarda olduğu gibi hastalığın nedenlerini ortadan kaldırdığı için aynı zamanda radikal yoldur ve en iyi tedavi yoludur. Direkt tedavi.
İngilizce Therapy Türkçe anlamı, Therapy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Therapy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Medical care : Tıbbi bakım. Sağlık yardımı. Tıbbi tedavi.
Chemotherapy : Kimya tedavisi. Vücutta bulunan mikropları, organizmaya zarar vermeden kimyasal maddelerle öldürme veya üremelerine engel olma ve bu yolla hastalığı tedavi etme. Kanser tedavisi. Vücudu istila eden mikroorganizmaları ve parazitleri veya tümöral oluşumları vücuda zarar vermeksizin öldüren ilaçlarla yapılan tedavi biçimi. Kimyasal sağaltım. İlaçlarla tedavi. Kimyasal tedavi. Kemoterapi. Kimyasal maddelerle tedavi.
Medical aid : Tıbbi yardım.
Iontophoresis : Mor ötesi ışınlarıyla tedavi, iyontoforez. Vücut dokularına elektrik iyonları vererek yapılan tedavi. İyontoforez. Mor ötesi ışın tedavisi.
Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.
Immunotherapy : Bağışıklık sağlamak için yapılan tedavi. Bağışıksal sağıltım. İmmünoterapi. İmmunoterapi. Bağışıklık tedavisi. Bir hastalığa karşı aktif veya pasif bağışıklık üreten tedavi. Bağışıklığı artırıcı tedavi. Herhangi bir antijene karşı vücutta bağışıklık oluşturmak için yapılan tedavi.
Bonification : Geliştirme. Ödüllendirim. Bonus. Bankalarda tasfiyeye uğramış alacaklar arasında, ödemelerini düzenli yapmış, ancak borçları ödeyememezlik durumuna düşmüş iyi niyetli borçlulara uygulanan taksit kolaylığı ile faiz ve komisyon indirimi. vergi bağışıklığı, bir verginin kaldırılması veya dışsatımı özendirmek amacıyla bazı dışsatım mallarının vergi dışı bırakılması. alıcıların uğrayabileceği zararı karşılamak amacıyla ya da fazla miktarda mal satınalanlara satıcının ilave olarak bedelsiz verdiği mal ya da yaptığı fiyat indirimi. sigorta şirketinin hesap dönemlerinde, acenteden alacağı bedelin bir kısmını indirmesi. Ödeme. Islah. İhraç sübvansiyonu. Düzelme. Tazminat. Vergi muafiyeti.
Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.
Ameliorations : Ameliyorasyon. Islah. Tadil. Düzelme. Gelişme. İmar ve ihya etme. İyileşme. Düzeltme. Anlam yücelmesi.
Abdomen : Abdomen. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Batın.
Therapy synonyms : botanical medicine, hrt, physiatrics, emda, ionic medication, thrombolytic therapy, hormone replacement therapy, electromotive drug administration, inflation therapy, electrical healing, megavitamin therapy, electric healing, herbal therapy, iontotherapy, occupational therapy, a band, radiation therapy, abamectin, shock therapy, therapeutics, cures, radiotherapy, correction, physiotherapy, a c syndrom, a clay, abdominal palpation, correcting, improving, remedies, medication, curing, abaxial.
Therapy ingilizce tanımı, definition of Therapy
Therapy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Therapeutics.

Bu kısımda Therapy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Therapy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Therapy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Therapy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.