Playings türkçesi Playings nedir
Playings ingilizcede ne demek, Playings nerede nasıl kullanılır?
Playing card : İskambil. Oyun kağıdı. Oyun kağıtları. İskambil kağıdı. İskambil kağıtları.
Playing contract : Bir piyesin, bir tiyatro oyununun oynanması için yazarı ile tiyatro yetkilileri arasında yapılan sözleşme. Oyun sözleşmesi.
Playing court of basketball : Sepettopu oyununun oynandığı alan. bu alan kapalı bir salonda olduğu gibi açık havada da bulunabilir. dikdörtgen biçiminde, engelsiz sert bir yüzey olup çizgileri iç kenarlarından ölçüldüğünde, uzunluğu 26, genişliği ise 14 metredir. Sepettopu alanı.
Playing field : Oyun alanı. Oyun sahası.
Playing media clips : Ortam klipleri yürütme.
Role playing : Oynayan taraflar. Rol oynama. Hareket eden bölümler. Bir çatışmanın farklı taraflarında yer alacak şekilde hareket etme.
Pause slideshow until done playing : Yürütme bitene kadar slayt gösterisini duraklat.
Long playing : Uzun devirli (plak). Uzunçalar.
Start playing : Oynamaya başlamak. Yürütmeye başlat.
Carillon playing : Çan çalma.
İngilizce Playings Türkçe anlamı, Playings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Playings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stealings : Cebellezi. Sirkat. Araklama. Hırsızlık.
Allosteric : Allosterik. Alosterik.
Disporting : Oynamak. Eğlenmek. Oyalanma. Eğlenme. Kendini eğlendirmek. Oyalanmak.
Abstractions : Düşünceye dalmış olma. Ayırma. Alma. Çıkarılma. Soyut sanat eseri. Çıkarma. Aşırma. Dalgınlık. Soyutlama.
Ringing : Çınlayan. Çınlama. Tanin. (telefon) arama. Çalma (zil vb). Geçici salınım. Arama (telefon). Çalınma. Çan sesi.
Coltish : Çaylak. Sıpa gibi (genç at). Acemi. Delişmen. Tay gibi. Enerji dolu.
Birth : Doğurma. Yavrulama. Tevellüt. Başlangıç. Doğma. Kodak kökeni. Dünyaya getirme. Nesil. Neşet. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı.
Dance : Kökeninde ve gelişiminde, tarihsel, toplumsal, ekonomik vb. etkenlerden bazılarını taşıyan, kadın erkek bir arada ya da ayrı ayrı, tek tek ya da topluca, genellikle müzik eşliğinde yapılan uyumlu vücut devinimlerinden oluşan evrensel halk kültürü ürünü. bk. halk kültürü, evlenme oyunu, ölüm oyunu, erlik oyunu, erginlik oyunu. Sıçramak. Dans ettirmek. Dans. Oynamak. Müzik tartımına ve hızına uyularak yapılan, güzelduyusal değer taşıyan düzenli ve uyumlu gövde devinimleri. Eğlence. Dans etme. Balo.
Bowing : Yay ile keman çalma. Eğrilik. Yay tutma. Bir kemancının yayı tutma şekli. Yaylama. Eğilme (kaplama).
Defalcation : Zimmete para geçirme. Kusur. Eksiklik. Zimmetine geçirme. Zimmete geçirilen para. Zimmete geçirme. Zimmete geçirilen miktar. Zimmetine para geçirmek.
Playings synonyms : piping, musical performance, delusion, coquettish, parturition, holiness, articulatio, rendition, disports, frisking, diarthrosis, elfin, transposition, canard, dislocation, articular, egg laying, enacting, friskiest, actings, larceny, fluctuating, rap, dramas, drama, raps, larcenies, renditions, playing, flimflam, devices, artifices, enactor.
Playings zıt anlamlı kelimeler, Playings kelime anlamı
Inactivity : Üşengeçlik. Tembellik. Hareketsizlik. Avarelik. Durgunluk. Etkisizlik. Tesirsizlik.
Unprofitable : Karsız. Verimsiz. Yararsız. Kazançsız.

Bu kısımda Playings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Playings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Playings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Playings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.