Plenary türkçesi Plenary nedir

Plenary ingilizcede ne demek, Plenary nerede nasıl kullanılır?

Plenary session : Herkesin katıldığı toplantı. Toplantının açılış oturumu. Genel kurul. Genel oturum. Genel kurul toplantısı. Meclis genel kurulu. Özel oturum.

Plena : Genel kurul. Bir madde ile dolu yer. Herkesin katıldığı toplantı.

Splenalgia : Dalak ağrısı, splenodini. Splenalji.

Plenipotentiaries : Mutlak. Tam yetkisi olan. Tam yetkili elçi. Tam yetkili kişi. Tam yetkili temsilci. Tam yetkili.

Plenipotentiary : Tam yetkisi olan. Tam yetkili kişi. Mutlak. Tam yetkili temsilci. Tam yetkili. Tam yetkili elçi.

Plenty of : Bolca. Bol miktarda. Bol. Pek çok. Hayli. Çok. Bir dolu. Yığınla.

Plentifully : Verimli bir şekilde. Bolca. Yetecek kadar. Bolbol.

Plenties : Bir yığın. Çokluk. (pek) çok. Bolluk. Bereketli. Bereket. Pek çok. Mebzuliyet. (pek) bol. Ganilik.

Plenteous : Çok. Bol. Bereketli. Dolu.

Plentiful : Bol bol. Külliyetli. Bereketli. Mebzul. Bol. Verimli. Mahsuldar. Çok.

İngilizce Plenary Türkçe anlamı, Plenary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plenary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abs : Arabalarda fren yapma anında tekerleklerin kilitlenmesini önleyen sistem. Karın kasları. Mutlakdeğer. Anti-lock braking system (anti-kilit fren sistemi). Abs sistemi anti blokaj sistemi. Abs sistemi.

 

Blankest : Görüntüsüz (televizyon terimi). Sövmek. Şaşırmış. Boş kağıt. Yazısız. Açık yer. Feshetmek. Yazısız kağıt. Boş. Boşluk.

Complement : Bilgisayar, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir kısım serum proteinlerinin oluşturduğu antikor aracılığıyla gerçekleşen immün hemoliz ve bakteriyoliz için gerekli olan ayrıca bazı biyolojik reaksiyonlarda da rol oynayan bir enzimatik sistem. Tamamlayıcı (şey). Tümleç. Tümleyici. Tümleyen. Normal serumda bulunan, enzim etkinliği gösteren, bağışıklık sistemi içerisinde yapısal ve düzenleyici görevleri olan birtakım proteinler. komplement sistemi dokuz fonksiyonel bileşen taşır ve bunlar c1’den c9 ‘a kadar sembollerle gösterilir. Tamamlamak. Bütünleyici şey. Tamamlayıcı şey.

Allround : Değişik yetenekleri olan. Üniversal. Kapsamlı. Toplam. Çok yönlü.

Lead pipe : Kurşundan yapılmış boru. Şüphesiz. Kurşun boru. Garanti edilmiş.

Affirmatives : Olumlayıcı. Olumlu cevap. Olumlu. Doğrulayıcı. Müspet. Doğrulayan.

Aggregate : Kitlesel. Katı özdeklerin bir bölgede gelişigüzel kümelenmesi. Toplam. Toplaşmak. Bir araya toplamak. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Birleştirmek. Kümelenmek. Toplu. Bir araya getirmek.

Boundless : Engin. Sınır tanımayan. Hudutsuz. Tükenmeyen. Namütenahi.

Definite : Belli. Açık. Su götürmez. Kuşkusuz. Sınırlı. Son. Belirli.

Everlasting : Sık sık tekrarlanan. Uzun süren. Ebedi. Daima. Sonu gelmeyen. Ölümsüz. Baki. Bitmek tükenmek bilmeyen. Çok dayanıklı.

 

Plenary synonyms : cosmopolitan, definitive, final, blithering, for good, collectives, completest, collective, as large as life, infinite, cosmopolitans, comprehensives, entirely, all comprehensive, bang on, ultimates, infinites, peremptory, beyond measure, comprehensive, affirmative, conclusive, assertive, abject, clearest, absolute, borderless, eternals, extreme, eventual, entires, abundant, all the.

Plenary zıt anlamlı kelimeler, Plenary kelime anlamı

Plenary antonyms : noncomprehensive.

Plenary ingilizce tanımı, definition of Plenary

Plenary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Full. As, a plenary license. Absolute. Plenary authority. Decisive procedure. Complete. Entire.