Plots türkçesi Plots nedir

  • Yerini belirlemek.
  • Kumpas kurmak.
  • Planını çıkarmak.
  • Kroki üzerinde göstermek.
  • Parsellemek.
  • Konular.
  • Grafiğini çizmek.
  • Plan üzerinde işaretlemek.

Plots ile ilgili cümleler

English: How do you come up with such interesting plots for your novels?
Turkish: Romanlarınız için böylesine ilginç konuları nasıl buluyorsunuz?

Plots ingilizcede ne demek, Plots nerede nasıl kullanılır?

Divide up into plots : Parsellemek.

Boxplots : Kutu çizimler. Kutu diyagramı. Kutu grafiği. Verilerin nasıl dağıldığı ve doğası hakkında bilgi edinmek için yararlanılan bir grafik yöntemi.

Complots : Fesat. Gizli tertip. Komplo kurmak. Komplo. Komplo tertip etmek. Tuzak. Gizli ittifak. Suikast.

Subplots : Altplan.

Plot chart on : Grafik çizim yeri.

Plot visible cells only : Sadece görünen hücreleri çiz.

Chart plot area : Grafik çizim metni.

Missing plot technique : Kayıp çiziş tekniği.

Format plot area : Çizim alanını biçimle.

Plot plan : Yerbölümtasar. İfraz planı. Bir kentin ya da kasabanın tümünde ya da bir bölümünde, yerbölümlemenin hangi ilkelere bağlı olarak yapılacağını, yerbölümlerin yerini ve sınırlarını gösteren harita. Parselasyon planı.

İngilizce Plots Türkçe anlamı, Plots eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plots ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Plats : Parsel. Örgü. Çap. Plan. Saç örgüsü. Arsa. Kıvrım. Arazi parçası.

Portion : Paylaştırmak. Bölüştürmek. Hisselere ayırmak. Bölmek. Porsiyonlamak. Porsiyon. Kısım. Çeyiz vermek. Kısmet.

Placed : Görevlendirmek. Yerleştirilmiş. Yerleştirmek. Ismarlamak. Vermek (sipariş). Yatırmak (para). Yazdırmak (tel.). Koymak. Yatırım yapmak.

Intrigues : Dalavere çevirmek. Şaşırtmak. Fesat. Kandırmak. Fırıldak çevirmek. İlgisini uyandırmak. İlgisini çekmek. Gizlice sevişmek. Dalavere.

Pinpointing : Kesin olarak yerini belirtmek. İğne ucu. Ufacık nokta. Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek. Nokta atışı yapmak. Nokta. Tam yerini saptamak. Yerini tam olarak belirlemek. Gerçek nedenini bulmak ya da tanımlamak.

Bed : Zemin. Tarh. Yatacak yer. Altında ve üstünde bulunan kayaçlardan gözle ya da fiziksel olarak az çok açıkça ayrılabilen, kalınlığı 1 cm'den az olmayan tortul kayaç birimi. Oturtmak. Yatırmak. Genel olarak, birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi. Çiçeklik. Tabaka. Yatacak yer sağlamak.

Cabal : Entrika. Dalavere veya hile yapmak. Dolap çevirmek. Suikast tertiplemek. Komplo hazırlamak. Entrika çevirmek. Hile yapmak. Dolap. Klik. Fitne.

Counterplot : Karşı entrika. Karşı tedbir almak. Karşı tedbir. Karşı önlem.

Tract : Broşür. Risale. Cihaz. Toprak. Dini risale. Bölge. Jüye. Makale (özellikle din veya siyaset konusunda bir). Saha. Alan.

Topic : Topik. Konu. Başlık. Söz konusu. Mevzu. Tema. Bahis. Mesele.

Plots synonyms : piece of land, piece of ground, plot of land, plot of ground, plotted, parcel, pinpoints, connive, parceled, scheme, parcelling, pinpointed, plotting, placing, parceling, intrigue, encompassed, admeasure, parcel of land, garden, localise, locate, plan, patch, themes, localises, localize, plat, localising, localizes, conspire, divide up into plots, encompassing.