Podocyte türkçesi Podocyte nedir

  • Podosit.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Böbrekte, bowman kapsülünün epitel hücresi. böcek kanında bulunan bir tip hemosit.

Podocyte ingilizcede ne demek, Podocyte nerede nasıl kullanılır?

Podocytus : Podosit. Ayak biçimli hücre. Bowman kapsülünün iç yaprağında kılcallar üzerine yerleşen, ayak biçiminde sitoplazmik uzantılı ve sitoplazmalarında çok sayıda mikrotubulus bulunan hücre, ayak biçimli hücre. podositlerin sitoplazmik uzantıları arasındaki açıklıklardan süzülen sıvı proksimal tubullere iletilir.

Podocyst : Bazı gastropod yumuşakçaların arka ucundaki küçük kese ya da ayak içindeki boşluk. podokist. Podosist.

Pododermatitis circumscripta : Pododermatitis sirkumsıkripta. Koryum ungulaenin (canlı tırnak) taban ökçe ve yan duvarlarında ezilme ve berelenmelere bağlı olarak oluşan, sarımsı-kırmızımtrak renk değişimleriyle belirgin, sınırlı, aseptik ve hemorajik bir yangısı, pododermatitis sirkumsıkripta. Taban eziği.

Podomere : Eklem bacaklılarda, bacakların az çok silindirik ve genellikle her iki ucu eklemli parçası. Podomer.

Podophillyn : Podofilin. Tıpta kullanılan bir reçine.

Podosoma : Kenelerde ve uyuz böceklerinde bacakların çıktığı vücut parçası. Podozoma.

Arthropodology : Omurgasız hayvanlardan eklem bacaklıları inceleyen bilim dalı, artropodoloji. Omurgasız hayvanlardan eklem bacaklıları inceleyen bilim dalı. artropodoloji. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eklem bacaklılar bilimi.

 

Plasma cell pododermatitis : Bütün ırk, cinsiyet ve yaştaki kedilerde, klinik olarak taban yastığı ve pençenin ağrısız şişkinliği, ülserleşmesi ve taşkın granülasyon dokusu oluşumuyla, patolojik olarak yaygın plazmasitik ve perivasküler deri yangısıyla ve de çok sayıda russell cisimciğinin görülmesiyle belirginleşen immün aracılı hastalık. Plazma hücreli pododermatitis.

Gastropodous : Karından bacaklılarla ilgili. Karından bacaklı.

Podotrochlosis : Navikular sendrom. Podotrohleozis.

İngilizce Podocyte Türkçe anlamı, Podocyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Podocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Podocytus : Bowman kapsülünün iç yaprağında kılcallar üzerine yerleşen, ayak biçiminde sitoplazmik uzantılı ve sitoplazmalarında çok sayıda mikrotubulus bulunan hücre, ayak biçimli hücre. podositlerin sitoplazmik uzantıları arasındaki açıklıklardan süzülen sıvı proksimal tubullere iletilir. Ayak biçimli hücre.

 

Leukocyte : Akyuvar. Lökosit. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Beyaz kan hücresi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli.

Gametocyte : Bölünerek gametleri (oosit veya spermatozoon) oluşturabilen hücre. gamet veya gametositleri yıkımlayan ajanlar. gamont. Üreme hücreleri üreten hücre. Gametosit. (biyoloji terimi) gamet yaratan hücre.

White blood cell : Akyuvar. Lökosit. Kanda bulunan ve görevleri mikroplarla savaşmak olan çok küçük özdekler. Sitoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökositler (bazofil lökosit, eozinofil lökosit, nötrofil lökosit) ve granülsüz lökosit (lenfosit ve monosit) olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde teşekkül eden, bazıları hücresel bağışıklıktan, bazıları da humoral bağışıklıktan sorumlu olan beyaz kan hücreleri. lökosit. Akyuvarlar. Beyaz kan küresi. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Organizmayı savunmakla görevli olan, damar içinde etkin olarak yer değiştirme ve damar dışına çıkma yeteneğine sahip olan, nötrofil, eozinofil, bazofilleri içeren granülositlerle lenfosit, monosit içeren agranülositler olmak üzere iki gruba ayrılan kan hücreleri, beyaz kan küresi, lökosit, wbc. insan ve bazı hayvan türlerinde total akyuvar sayıları (x103 /mm3 olarak); insan : 7.0 (5.0-10.0), at: 9.0 (5.5-12.5) sığır: 8.0 (4.0-1 0) koyun: 4.0 (2.5-7.5) keçi: 9.0 (4.0-13.0) köpek. 11.5 (6.0-17.0), kedi: 12.5 (5.5-19.5). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Beyaz kan hücreleri.

Wbc : Amacı mikroplarla savaşmak olan kandaki minik organizmalar. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Akyuvar. Wbc. Lökosit. Beyaz kan hücresi.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Podocyte synonyms : abambulacral area, a cell, white corpuscle, abductor muscle, acacia, monoblast, white cell, a site, abramis zone, abiotic factor, abo blood groups system, white blood corpuscle, aardvarks, abiotic environment, a protein, leucocyte.