Podosit nedir, Podosit ne demek
Podosit; Biyoloji, Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Biyoloji'deki anlamı:
Böbrekte, Bowman kapsülünün epitel hücresi.
Böcek kanında bulunan bir tip hemosit.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Bowman kapsülünün iç yaprağında kılcallar üzerine yerleşen, ayak biçiminde sitoplazmik uzantılı ve sitoplazmalarında çok sayıda mikrotubulus bulunan hücre, ayak biçimli hücre. Podositlerin sitoplazmik uzantıları arasındaki açıklıklardan süzülen sıvı proksimal tubullere iletilir.
Podosit kısaca anlamı, tanımı
Proksimal tubul : Böbrek kabuğunda, böbrek cisimciğinin idrar kutbundan başlayan, pars kontorta adı verilen kıvrımlı ve pars rekta adı verilen düz parçadan oluşan ve süzülen sıvının büyük bir kısmının tekrar geri emildiği borucuk. Bu oluşumun yapısını oluşturan hücrelerin apikal kısmında çok sayıda mikrovillus, bazal kısmında ise bazal katlantılar yer alır.
Bowman kapsülü : Böbrekte glomerulus yumağını çevreleyen, idrar kanalının genişlemiş başlangıç bölgesi. (Sir W. Bowman: İngiliz Histoloji bilgini) Böbrekte yumakcığı çevreleyen ve sidik kanalının genişlemiş olan başlangıç bölgesi.
Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.
Proksimal : Bir organizmanın orta eksenine ya da organizmanın herhangi bir parçasının bir bağlantı noktasına göre yakın olan bölgesi. Yakınsal, organın gövdeye bağlanma noktasına yakın kısmı. [Bakınız: yakın olan].
Açıklıkla : Açık bir biçimde, açık olarak.
Hemosit : Granülosit, plasmosit gibi çeşitli tipleri olan, böceklerin ve diğer omurgasızların kan hücrelerinin genel adı. Herhangi bir kan hücresi. Kan hücresi.
Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.
Biçimli : Herhangi bir biçimde olan. Uygun olarak, yakışacak bir biçimde. Düzgün. Biçimi güzel olan, mevzun.
Açıklık : Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
Kapsül : Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.
Uzantı : Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm. Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası.
Kılcal : Kıl gibi olan, çok ince.
Proksi : Latince sonraki veya yanındaki anlamına gelen ön ek.
Epitel : Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku, epitelyum.
Böbrek : Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.
Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
İleti : Yazı veya sözle verilen, gönderilen bilgi, mesaj.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Diğer dillerde Podosit anlamı nedir?
İngilizce'de Podosit ne demek ? : podocyte, podocytus


Bu kısımda Podosit nedir? Podosit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Podosit tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Podosit hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.