Poetizes türkçesi Poetizes nedir

Poetizes ingilizcede ne demek, Poetizes nerede nasıl kullanılır?

Poetize : Şiirle ifade etmek. Şiirle dile getirmek. Şiire dökmek. Şiirleştirmek. Şiir yazmak.

Poetized : Şiire dökmek. Şiir yazmak. Şiirleştirmek. Şiirle ifade etmek.

Poetizing : Şiir yazmak. Şiirle ifade etmek. Şiirleştirmek. Şiire dökmek.

Poetic : Şairliğe özgü. Romantik. Manzum. Ozansı. Şairane. Şiir. Şiirsel.

Poetic film : Şiir özellikleri ağır basan, şiirsel bir hava taşıyan film. (genellikle görüntülerinin güzelliği, görüntülerle imge yaratmadaki başarısı ya da açıklama, söz, konuşmalar gibi ses bölümündeki ozansı özellikle kendini gösterir). Ozansı film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Nonpoetic : Şairane olmayan. Şiirsel olmayan.

Poetic realism : Fransa'da ikinci dünya savaşı öncesinde ortaya çıkan sinema akımı. yazarlıktan, gazetecilikten gelen oyunluk yazarları kimi yönetmenlerle işbirliği yaparak, birlikte çalışan çiftler oluşturdular. aralarında ozanlar da bulunan bu oyunluk yazarları yaklaşmakta olan büyük savaşın verdiği sıkıntıyı, bunalımı, huzursuzluğu, toplumda yankısını bulan kaynaşmayı izdem olarak ele alan, ağır, boğucu, kötümser havalı oyunluklar yazdılar. fransız orta sınıfının, işçi sınıfının sorunlarını işlediler. böylelikle bir yandan günlük gerçeklere, bir yandan bu gerçeklerin ozanca bir tutumla işlenmesine dayanan filmler ortaya çıktı. ruhbilimsel gerçekçilik, toplumcu romantizm gibi adlar da verilen bu akımın en çok tutulan adı ozansı gerçekçilik oldu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ozansı gerçekçilik. Şiirsel gerçekçilik. Şairane gerçekçilik.

 

Poetically : Şiirsel bir biçimde. Şairane.

Poetics : Şiir tekniği. Yazınbilim. Şiir sanatı. Vezin tekniği.

Poetise : Şiirle ifade etmek. Şiir yazmak.

İngilizce Poetizes Türkçe anlamı, Poetizes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poetizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rhymer : Şair bozuntusu. Acemi şair.

Author : Bir kitabın yazılmasından ya da derlenmesinden sorumlu olan özel ya da tüzel kişi. Yazar. Gazete ve dergilere yazılar yazan ya da ortaya bir kitap koyan kimse.

Composes : Yaratmak. Arabuluculuk yapmak. Yatıştırmak. Yazmak. (aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek. Bileştirmek. Düzenlemek. Oluşturmak. Meydana getirmek. Toparlamak.

Pen : Kafes. Kümes. Ağıl. Kalem. Ağıla kapamak. Ağıla koymak. Mürekkepli kalem. Hapishane. Kaleme almak. Kodes.

Versifying : Şiir haline koymak. Şiir ile ifade etmek. Nazımlaştırmak. Nazım yapmak.

Verse : Şiir. Koşuk. Mısra. Dörtlük. Ayet. Kıta. Nazım. Dize.

Elegize : Hazin makam bestelemek. Ağıt yazmak. Ağıt yakmak. Mersiye vezniyle şiir yazmak. Mersiye düzmek. Mersiye yazmak.

Sonneteer : Soneler yazmak. Sone yazarı.

Poetizes synonyms : spondaise, spondaize, poetiser, poetizing, poetise, versifies, rhyme, versified, metrify, rhymester, poetize, versing, elegise, compose, writer, versifier, versify, sonnet, compose poetry, poetized, write, indite.