Pointedness türkçesi Pointedness nedir

Pointedness ingilizcede ne demek, Pointedness nerede nasıl kullanılır?

Appenzell pointed hen : Alplerde geliştirilen, kayıtlı olmayan raporlara göre 1 yüzyılda yetiştirilmiş, dağlık koşullara uyum sağlamış, kayalık alanlarda çok iyi tırmanabildikleri gibi çok iyi de uçabilen, akşamları ise ağaçlara tüneyen, karakteristik olarak başlarında başlık şeklinde uzun tüyler bulunan, nispeten iyi yumurtacılık özelliği gösteren tavuk ırkı. Appenzellbaşlıklı tavuğu.

Five pointed star : Beş ucu olan yıldız şekli. Beş köşeli yıldız.

Sharp pointed : Sivri.

Pointed : Anlamlı. Dokunaklı. Sert. Sivri uçlu. Yerinde. İsabetli. Keskin. Uçlu. Tesirli. Keskin uçlu.

Pointedly : Açıkça. Anlamlı olarak.

Appointed ambassador : Atanmış büyükelçi.

Disappointed : Hüsrana uğramış. Kırgın. Bozuk. Ümidi kırılmış. Hayal kırıklığı uğramış. Üzgün. Hayal kırıklığına uğramış. Sukutu hayale uğramış. Düş kırıklığına uğramış.

Be disappointed of : Ümidi kesilmek.

Be disappointed : Hüsrana uğramak. Düş kırıklığına uğramak. Hayal kırıklığına uğramak. Üzülmek. Sükutu hayale uğramak.

Appointed : Döşenmiş. Tayin edilmiş. Atanmış. Görevlendirilmiş. Belirlenmiş. Kararlaştırılmış. Saptanmış.

 

İngilizce Pointedness Türkçe anlamı, Pointedness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pointedness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Efficacy : Faydalılık. Efikasite. Yarar. Etkinlik. Etki. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. Tesir. Fayda.

Bitterness : Yakıcılık. Hoşnutsuzluk. Şiddet. Acık. Öfke. Karamsarlık. Çoraklık. Acılık. Sertlik.

Jaggedness : Pürüzlülük. Dalgalı olma. Yontulmamış olma. Sivri çıkıntılı parçaları olma durumu.

Taper : Sivrilmek. Sivrilen şey. Gittikçe incelmek. Sivriltmek. İnceltmek. Uca doğru incelmek. Ucunu sivriltmek. Gittikçe inceltmek. İncelmek. İnce ve uzun mum.

Acrimony : Terslik. Hırçınlık. Akrimoni. Acılık. Huysuzluk. Sertlik.

Exquisiteness : Mükemmellik. Zariflik. Nezaket. Arıtma. Güzelleştirme. Mükemmeliyet. Yoğunluk (acının, zevkin, vb.). Hassasiyet. Şiddet.

Bitterer : Acılı. Bitter (çikolata). Acı. Şiddetli. Acı (tat). Barut gibi. Yakıcı. İliklere işleyen. Acılık. Üzücü.

 

Bitter : Bitter (çikolata). Acılık. Sert. İliklere işleyen. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği. Acı. Acılı. Keskin. Acı (tat).

Deadliness : Ölümcüllük. Aşırılık. Ölüm derecesinde olma. Öldürücülük. Ölümcül olma.

Pointedness synonyms : touchingness, efficiency, point, acuities, acuteness, bitterest, acuity, efficacies, effectivity, poignancy, acrimonies, acridity, intensity, effectuality, mordacity, impressiveness, intension, acutance, bittering, efficaciousness, acridities, directness, efficacity, forcibleness, straightness, actualness, effectiveness, pathos, strength, effectualness.

Pointedness zıt anlamlı kelimeler, Pointedness kelime anlamı

Indirectness : Dolaylılık. Dolaşıklık.

Pointedness antonyms : unpointedness.