Polarity türkçesi Polarity nedir
- Kimi toplumbilimcilere göre her karşıtlığın iki ucu arasında hem birbirlerine karşıt olma, hem de birbirlerini gereksinme biçiminde bağlılık bulunması.
- Kutupluk.
- Polarite.
- Ucaylılık.
- Ucaylık.
- İki kutupluluk.
- Kutupluluk.
- Bir moleküldeki elektronların düzensiz dağılımı.
- Makromoleküllerin, hücrelerin, embriyoların, organların veya organizmaların bir ucunun morfolojik veya işlevsel olarak diğerinden farklı olması durumu. polarite.
- Yoğunlaşma (düşünce).
- Bir mıknatısın kutupları gibi çekme veya itme özelliklerine sahip olma.
- Kutupların mantyetik niteliği.
- Kutuplaşma.
- Kutupsallık.
- Artı, eksi yüklerin birbirinden ne ölçüde ayrılmış olduğunu gösteren nitelik.
- Kutupların manyetik niteliği.
- Karşıtlık.
- Biyoloji, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Polarity ingilizcede ne demek, Polarity nerede nasıl kullanılır?
Polarity indicator : Kutupluluk göstergesi. Ucaylık göstergesi.
Polarity of vision modulation : Resim değiştirim yönü. Resim taşıyıcı dalganın değiştirim zarfının genliğiyle ortaya çıkan ve alıcının önündeki görünçlüğün aydınlığıyla bağlı olarak artarsa değiştirim yönü pozitif; azalırsa negatif olan durum. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Polarity reversal : Kutup tersinmesi. Yön değiştirmesi. Kutup değiştirme. Bir alıcı ya da film yayın aygıtından gelen televizyon iminin olağan elektriksel ucunun değiştirilerek, almaç görüntülüğünde negatif bir görüntü sağlayan elektronik televizyon hilesi. (ayrıca, bundan yararlanarak, negatif bir film, film yayın aygıtında uç değiştirmeyle oynatılırsa, pozitif eşleme gerek kalmaksızın, pozitif görüntü verir). Uç değiştirme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Social polarity : Toplumsal kutuplar. Bir toplum içinde oluşan karşıt güçler ve eğilimler.
Bipolarity : İki kutuplu olma durum. İki kutupluluk. Çift kutupluluk.
Polarimetry : Kutup ölçüm. Kimi özdeklerin, ucaylanmış ışığı döndürme açılarını ölçerek çözeltideki derişimlerini belirleme yöntemi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Ucaylı ışığın işe karıştığı olayların incelenmesi. Ucayölçüm. Polarimetri.
Polarisation curve : Ucaylanma eğrisi. Elektrikle ayrışıma dayanan çeşitli yöntemlerde devreden geçen elektrik akımı yeğinlik ya da yoğunluğunun, potansiyelle gerilimle değişimini gösteren çizge.
Polaris : Kuzey yıldızı. Demirkazık. Kutup yıldızı. Satıhtan satıha atılan bir füze. Polaris nükleer harp başlıklı. Kutupyıldızı. Kuzey kutbu yakınlarında görünen yıldız. Atalet güdüm tertibatlı satıhtan atılabilen füze. Katı yakıtlı bir füze.
Polarimetries : Ucayölçüm. Kutup ölçüm. Polarimetri.
Polarisation : Kutuplaşma. Ucaylanma. Ucaylama. Polarma. Işığın emtia üzerindeki etkisi. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir molekülün artı ve eksi yükünlerinin ayrı bölgelerde toplanması. kimi özdeklerin içinden geçen ışığın titreşimlerini belirli bir biçime sokması. akım altındaki bir elektrotun potansiyelinin karma potansiyelden sapması bir molekülün bir elektrik alanında yönlendirilmesi. Uyarılabilir hücre zarında değişebilen elektriksel potansiyel farkının varlığı. Polarizasyon. Kutuplanma.
İngilizce Polarity Türkçe anlamı, Polarity eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Polarity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Polarisation : Ucaylama. Kutuplanma. Polarizasyon. Uyarılabilir hücre zarında değişebilen elektriksel potansiyel farkının varlığı. Işığın emtia üzerindeki etkisi. Ucaylanma. Bir molekülün artı ve eksi yükünlerinin ayrı bölgelerde toplanması. kimi özdeklerin içinden geçen ışığın titreşimlerini belirli bir biçime sokması. akım altındaki bir elektrotun potansiyelinin karma potansiyelden sapması bir molekülün bir elektrik alanında yönlendirilmesi. Polarma. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Contrariety : Uyuşmazlık. Aksilik. Muhalefet. Terslik. Aykırılık. Tezat. Zıtlık.
Sign : Burç. Bir şeyi belli etmek ya da başkalarından ayırmak için kullanılan biçim, çizgi ya da resim. İmza atmak. Tecimevi, iş yerlerinin kapılarına asılan ve yapılan iş çeşidi ile bu işe ilişkin özel ve tüzel kişi iyeliğini kapsayan göstergeç. İşaretlemek. İm. Halkın düşün, duyu, istek ve olayları anlatmak amacıyla kullandığı, çivi, tahta, kemik, taş, demir, boya, kalem, damga, ateş, bıçak ve daha birçok araçlar yardımıyla yaptığı simgesel nesnelerin tümü. bk. simge. Bir sayının olumlu ya da olumsuz olduğunu gösteren cebirsel simge. İmza etmek. İşaret levhası.
Polarisations : Kutuplanma. Ucaylanma. Işığın emtia üzerindeki etkisi. Polarma. Ucaylama. Polarizasyon.
Adverseness : Düşmanlık. Husumet. Terslik. Olumsuzluk. Muhalefet. Zıtlık. Karşıt olma.
Enmities : Kin. Yağılık. Adavet. Düşmanlık. Hasımlık. Nefret. Husumet.
Contradiction : İkilem. Yadsıma. Zıtlık. İnkar. Yalanlama. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. Çelişme. İtiraz. Tersini söyleme.
Opposition : Direnme. Muhalefet. Zıtlık. Bir görüş, kanı, tutum, davranış ya da eyleme karşı olma ya da karşı çıkma. Engelleme bildirisi. Karşıtgörüşlülük. Ayrışçılık. Salınımlarda yarım dönümlük evre değişimine girme. iki gezegenin güneşin iki yanında bir doğru üzerimde bulunma evreleri. İtiraz.
Bipolarity : Çift kutupluluk. İki kutuplu olma durum.
Positiveness : Güven. Kesinlik. Olumluluk. Pozitiflik. Pozitif olma. İnanç.
Polarity synonyms : mutual opposition, positivity, antagonism, contrast, antitheses, negativity, polarities, contrariness, antithesis, animosities, antilogy, contrarieties, polarizations, polarization, antinomy, negativeness, antagonisms, antinomies, oppositeness, animosity.
Polarity zıt anlamlı kelimeler, Polarity kelime anlamı
Positiveness : Pozitif olma. Pozitiflik. Güven. Kesinlik. İnanç. Olumluluk.
Negativeness : Bir şeyin olumsuz olduğu seviye. Olumsuz veya kötü tutum. Olumsuzluk. Negativizm. Negatif olma durumu.
Negativity : Negatif olma durumu. Olumsuzluk. Olumsuz veya karamsar olma niteliği.
Polarity antonyms : positivity.
Polarity ingilizce tanımı, definition of Polarity
Polarity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Or a condition giving rise to a contrast of properties corresponding to a contrast of positions, as, for example, attraction and repulsion in the opposite parts of a magnet, the dissimilar phenomena corresponding to the different sides of a polarized ray of light, etc. That quality or condition of a body in virtue of which it exhibits opposite, or contrasted, properties or powers, in opposite, or contrasted, parts or directions.

Bu kısımda Polarity kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Polarity ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Polarity anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Polarity ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.