Polarization theory türkçesi Polarization theory nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kutuplaşma kuramı.
  • Kutuplaşma teorisi.
  • Gelişmiş ülke ile az gelişmiş ülke arasında serbest ticarete dayanan bir iktisadi birlik oluşturulması durumunda, az gelişmiş ülkelerin sanayilerinin ileri teknoloji ve büyük sermayeye sahip gelişmiş ülke mallarıyla rekabet edememesi ve az gelişmiş ülkelerde zaten kıt olan nitelikli emeğin de daha yüksek gelirler nedeniyle gelişmiş ülkelere göç etmesine bağlı olarak zengin ülkenin daha zengin, yoksul ülkenin ise daha yoksul duruma geleceğini ileri süren ve gunnar myrdal tarafından geliştirilen kuram.

Polarization theory ingilizcede ne demek, Polarization theory nerede nasıl kullanılır?

Polarization : Fizik, kimya, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Ucaylanım. Radyo ve televizyon yayınlarında, yayın gücünde yitime yol açmamak amacıyla, elektromıknatıs dalgaların ışınımına verilen yön. Ucaylaşım. Polarma. Bir ışık demetini ucaylanmış duruma getirme. elektromıknatıs dalgaların ışınımına belirli bir yön verme. Ucaylama. Kutuplaşma. Bir ülkenin kentsel sıradüzeninde kimi kentlerin toplumsal ve ekonomik ilişkiler açısından kendisine bağlı daha küçük yerleşme birimlerinden oluşan kümelerin özeği olarak hızlı büyümesi ve ülkenin nüfusunu ve ekonomik etkinliklerini kendine doğru çekmesi. Polarizasyon.

 

Theory : Özdeğin , araştırma sınırları içindeki tüm nitel ve nicel ilişki, durum ve devinimlerinin, gözlem, varsayım, deney ve yasalarla belirlenen bilgileri üzerine düşünsel olarak kurulan genel düzenleme. Bir sonucu ilgilendiren düşüncelerin tümü, düşünce alanında kalan bilgi ve bu bilginin temel ve kuralları. Bilgisayar, eğitim, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bilimsel bilgilerden türetilen ve gerçeklenmeye açık olmakla birlikte henüz gerçeklenmemiş olan bilgiler dizgesi, bk. kurmaca. Teori. Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları. gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama. Nazariye. Kuram. Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, geçerlilik ve güvenilirliği bilimsel yöntemle saptanmış bir genel bilgi ve açıklama düzeni.

Polarization current : Polarizasyon akımı.

Polarization error : Kutuplaşma hatası. Polarizasyon hatası. Polarma hatası. Ucaylanma hatası.

Polarization of light : Işık ucaylanması. Birbirine dik iki düzlemde titreşerek birlikte yayılan ışığın ayrılarak iki doğrultuda yayılması ve böylece her doğrultuda tek bir titreşim düzleminin bulunması olayı. Fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Işık kutuplaşması. Bk. ucaylanma. Işık ucaylanımı. Işık polarizasyonu.

Polarization potential : Üşerçözüksel süreçlerle oluşan ve olayın gelişmesi ile büyüyen karşı yük-süren kuvvet: ucaylanımın gerilimi tutarı. Kutuplanma gerilimi. Kutuplaşma gerilimi. Ucaylanma gerilimi. Ucaylanım erkili.

 

İngilizce Polarization theory Türkçe anlamı, Polarization theory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polarization theory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Polarization theory synonyms : a change in demand, a pass through certificate, ability to pay principle, abnormal budget expenditures, a change in supply, abnormal budget receipts.