Polo nedir, Polo ne demek

Polo; kökeni ingilizce dilinden gelmektedir.

  • At üzerinde sopayla oynanan bir tür top oyunu, çevgen
  • Volkswagen'in bir araba modeli.

Polo hakkında bilgiler

Polo At üzerinde 4'erli iki takım oyuncularının ellerindeki özel oyun sopalarıyla 10 cm çapındaki bir topa vurmalarıyla oynanan bir oyundur. Amaç rakip takımın kalesine gol atmaktır.

Biniciler atı sürerek bir küçük beyaz plastik veya ağaç topu uzun tutamaklı sopa yardımıyla rakip takımın kalesinden içeri atmaya çalışırlar. Geleneksel polo sporu 300 yarda (274.32 metre) uzunluğundaki çimen saha üzerinde oynanır.

Bir modern çeşidi arena polo olarak adlandırılır ve kapalı sahada veya daha çok açık havada oynanır. Burada oyun alanı daha küçük olup nadiren 100 yardayı (91.44 metre) geçer. Arena poloda sadece her bir takımda üç oyuncu vardır ve şişirilebilen deri top kullanılır. Arena polo maçı genellikle altışar dakikalık dört devre içerir (chukkas veya chukkers denir).

Diğer modern çeşidi buz polosudur. Bu oyun düz zeminde sıkıştırılmış buz üzerinde veya donmuş gölde oynanır. Her bir takım genellikle üç oyuncuya sahip olup, parlak renkli hafif plastik top tercih edilir. Diğer çeşitleri ise fil polo, bisiklet polo, Segway polo ve plaj polo'dur. Bu sporlar, takım kompozisyonları, kurallar ve oyun yetenekleri açısından ayrı sporlar olarak kabul edilirler.

 

Polo ile ilgili Cümleler

  • Hem Magdalena hem de Ania Polonyalıdır.
  • Polo gibi at sırtında oynanılan bir oyunun aksine futbol aslında ayakla oynanılan bir top oyunu demekti.
  • Endonezya bayrağı ile Polonya'nınki birbirine benziyor.
  • Polonya büyük elçisi ile konuşan bendim.
  • Polonya'ya Polonya dilinde "Polska" denilir.
  • Bu kamyonu Polonya'dan aldı.
  • Polonya, 1 Mayıs 2004'ten beri Avrupa Birliği üyesidir.
  • 13 Aralık 1981'de Polonya'da sıkıyönetim ilan edildi.
  • Polonya büyük elçisi ile konuştum.
  • Polonya, Türkiye Cumhuriyeti'ni tanıyan ilk ülkelerden biriydi.
  • Polonya büyük bir ülkedir.
  • Endonezya ve Polonya bayrakları arasında benzerlikler vardır.
  • Polonya dili benim ana dilimdir.
  • Stanislaw Lem 1921 yılında Lviv'de, Polonya'da doğdu.

Polo kısaca anlamı, tanımı:

Sopa : Dayak, kötek. Kalın değnek.

Oyun : Kumar. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Hile, düzen, desise, entrika.

Polonez : Polonyalı. Bir tür dans. Bu dansın müziği.

Polonyalı : Polonya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse, Leh, Polonez.

 

Polonyum : Atom numarası 84, atom ağırlığı 210 olan, ilk radyoaktif element (simgesi Po).

Çevgen : Polo. Değnek.

Takım : Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Takım elbise. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Sigara ağızlığı. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü.

Oyuncu : Oyunu seven. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Düzenci, hileci.

Vurma : Vurmak işi.

Amaç : Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon. Hedef.

Rakip : Herhangi bir işte, bir yarışta, birbirini geçmeye çalışan, aynı şeyi elde etmeye uğraşan kimse.

Kale : Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Malatya iline bağlı ilçelerden biri. Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılmış olan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen. Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer.

Polo çiftekeri : Hızkeseri, özgür tekeri, kelebek somunu, ayak çengeli ve benzeri parçaları bulunmayan 1.80 m. uzunluğunda, yönelteci yukarı kalkık bir çifteker türü. Ayaklığın bir tam dönüşünde 3.50 m. açılma yapar.

Polonya buğdayı : (botanik)

Polonya çin domuzu : Bütün vücudu siyah, ayaklar, yüz ve kuyruk ucu beyaz, Amerika’dan köken alan, sarkık kulaklara sahip, annelik içgüdüsü iyi gelişmemiş, oldukça iyi mizaca sahip, dayanıklı ve sağlam yapılı domuz ırkı.

Polonya sucuğu : Kasaplık hayvan etlerinden yapılan baharatlı, tütsülenmiş fermente, yarı kuru geleneksel Polonya sucuğu, kielbasa, kolbasa, kalbasa.

Polonya tavuğu : Dokuz adet varyetesi olan, deri rengi ve yumurta kabuğu rengi beyaz, süs amacıyla yetiştirilen, kökeni muhtemelen doğu Avrupa olan, seyrek bulunan ve çok güzel bir ırk olan, küçük ibikli, yoğun tüylü, oldukça etkin, geniş alanlara gereksinim duyan tavuk ırkı.

Polopas : üre formaldehid reçinesi (kimya)

Polosit : Kutup cisimcikleri.

Poloş : Çok şişmanlıktan yıkılacakmış gibi yürüyen (kimse). Çok alevli ama çabuk geçen ateş.

Polovadin : (

Diğer dillerde Polo anlamı nedir?

Rusça'da Polo : n. поло (N)