Polonez nedir, Polonez ne demek
Polonez; bir müzik terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Bir tür dans

- Polonyalı.
- Bu dansın müziği.
"Polonez" ile ilgili cümleler
- "Chopin'in polonezleri."
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
İstanbul kenti, Beykoz ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Polonez hakkında bilgiler
Polonez, bir Polonya ulusal dansının ve bu dansın temposunda bestelenmiş parçaların ortak adı.
Başlangıçta bir zafer dansı olan, 17. yüzyılda bir saray dansına, zaman içinde de bir halk dansına dönüşen polonez, üçerli ölçülü ve orta tempolu müziğiyle, keskin bir biçimde birbirine eklemlenen ritimleriyle ayırt edilir. İlk örneklerine, Johann Sebastian Bach, François Couperin, Händel ve Mozart'ın müziğinde rastlanır. 18. yüzyılda ulusçu duyguların anlatım araçlarından biri olarak işlenmiş ve 19. yüzyılda pek çok Polonyalı besteci, sayılamayacak kadar çok polonez yazmışlardır. Bununla birlikte, polonezi ilgi çekici bir taşra müziği olmaktan kurtaran, Frédéric Chopin'in bu türün başyapıtları sayılan 13 örneğidir. Chopin, epik bir biçim verdiği polonezleri, kendisinden önceki Polonyalı bestecilerin yolunu izleyerek, anayurduyla olan bağlarını simgeleştirmek için kullanmıştır.
Polonez kısaca anlamı, tanımı:
Dans : Müzik temposuna uyularak yapılmış olan ve estetik değer taşıyan düzenli vücut hareketleri, raks.
Polonyalı : Polonya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse, Leh, Polonez.
Polo : At üzerinde sopayla oynanan bir tür top oyunu, çevgen.
Ulusal : Millî.
Tempo : Gidiş, ilerleyiş, gelişme hızı, tarz. Ölçünün ayrılmış olduğu zamanlardan her biri, vuruş. Vücut alıştırmalarının belirli süre içinde tekrarlanma hızı. Bir müzik parçasındaki bölümlerin hızı.
Beste : Bir müzik eserini oluşturan ezgilerin bütünü.
Parça : Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Güzel, alımlı kız veya kadın. Nesne. Pasaj. Müzik eseri. Tane. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz.
Ortak : Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Kuma.
Başlangıç : Ön söz, giriş, mukaddime. Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü.
Zafer : Yengi. Savaşta kazanılan başarı. Bir yarışma veya uğraşıda çaba harcayarak elde edilen başarı.
Bir : Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bu sayı kadar olan. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek. Beraber. Sadece. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer.
Tür : Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş. Dolaşma. Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat.
Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.
Diğer dillerde Polonez anlamı nedir?
Almanca'da Polonez : n. Polonäse
Rusça'da Polonez : n. полонез (M)

Bu kısımda Polonez nedir? Polonez ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Polonez tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Polonez hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.