Polyuric türkçesi Polyuric nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Poliüriyle ilgili, poliüriye neden olan.
  • Poliürik.

Polyuric ingilizcede ne demek, Polyuric nerede nasıl kullanılır?

Polyuria : Çekişeme. Sıkişeme. Çok işeme. Poliüri. Sık sık fazla miktarda idrar yapılması.

Polyurethane : Poliüretan.

Polyunsaturated : Çoklu doymamış.

Polyunsaturated fatty acid : Pufa. Karbon zincirinde molekül başına bir çiftten veya üç değerlikli bağdan fazla bağı olan doymamış yağ asidi (soya yağı, aspir yağı, balık ve mısırda bulunur). Çok çift bağlı doymamış yağ asidi. Yapısında birden çok çift bağ taşıyan linoleik asit gibi doymamış yağ asidi. Her molekülünde iki veya daha fazla sayıda çift bağ içeren balık, mısır ve soya yağlarında bol miktarda bulunan yağ asidi, pufa. Çoklu doymamış yağ asidi.

Polyunsaturated fatty acids : Karbon zincirinde molekül başına bir çiftten veya üç değerlikli bağdan fazla bağı olan doymamış yağ asidi (soya yağı, aspir yağı, balık ve mısırda bulunur). Doymamış yağ asitleri. Çoklu doymamış yağ asitleri. Pufa. Çoklu-doymamış yağ asitleri. Molekül dizilişlerinde karbon atomu sayısı 18-20 arasında olan ve 2-4 arasında çift bağ bulunduran yağ asitleri, pufa.

Polya process : Polya süreci.

Polyacrylamide gel electrophoresis : Proteinlerin ve nükleik asitlerin, poliakrilamid destek tabakası üzerinde elektriksel bir akım etkisiyle moleküler ağırlıklarına göre göç ettirilmeleri ve görüntülenmeleri temeline dayalı biyokimyasal bir yöntem. Poliakrilamid jel elektroforezi. Poliakrilamid jel elektroforez.

 

Poly peptide : Polipeptit. Proteinlerin birincil yapısını oluşturan peptit bağlarıyla bağlanmış çok fazla sayıda amino asidin oluşturduğu bir polimer.

Polyamide : Poliamid. Poliamit. Ham maddesi poliamit 6.6 naylon ve poliamit 6.6 perlon olan sentetik madde.

Polyacid : Çok asitli. Poliasit.

İngilizce Polyuric Türkçe anlamı, Polyuric eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polyuric ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diabetes : Şeker hastalığı. Diyabetes mellitus ve diyabetes insipidus’ta olduğu üzere aşırı idrar çıkışı ve aşırı su tüketimiyle belirgin bozukluklara atfedilen genel bir terim. diyabetes mellitus. Diabet. Diyabet. Şeker. Şeker sayrılığı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanda şeker seviyesinin çok artması ile ortaya çıkan hastalık. diyabet.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Nephrosis : Nefrotik sendrom. Yangısal veya damarsal olmayan patolojik böbrek değişimlerinin genel adı. tubulus ve glomerulusların dejeneratif değişimlerin ve maddelerin birikmesi sonucu oluşan değişimleri içerir. Böbrek bozukluğu. Nefroz. Dejeneratif böbrek hastalığı (patoloji). Nefrozis.

 

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Abdomen. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karın (böcek gövdesinde).

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Polyuric synonyms : renal disorder, kidney disease, nephropathy, a band, a c syndrom, abamectin, a dna, abdominal palpation, abattoir, abaxial, abdominal pain.